• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
    • SADECE EN İYİLER!
    • Nothing Only Hits! Since 2003
    • SADECE YOL GÖSTERMEZ...
    • "Önce Kendini Keşfetmelisin! "
    • REHBERİNİZ KARGA OLMASIN!
    • Her zaman En İyilerle Yola Çıkın, Yolda Kalmayın..
Dilimin Ucunda
Gastronomi ve Gurme Sanatının İnceliklerine Dair Aradığın Herşey burda!
Gezmek Gibisi Yok
Yeni Bir Rota Çiz Kendine; Bırak Değişsin Hayatın..
Dünya Niğmetleri
Yöresel Lezzetler,Sıradışı Tarifler, En İyi Mutfaklar ve Eşsiz Menüler!

ANASAYFA

PRI shall be a non-profit making professional organization dedicated to the promotion of high standards of training and ethics within the profession. The official language used by the Organisation shall be English. Legal documents shall be drawn up in the language of the country of the Secretariat. The Federation shall not engage in political, religious or racial activities.Membership shall be open worldwide to any non-profit making independent Association or group of Associations of Tourist Guides from any one country (for example, a national Association or a group comprising a number of regional or other Associations) whose members are registered as official Tourist Guides by the appropriate licensing authority in conformity with the respective and relevant national laws. A group consisting of Associations from more than one country is not eligible for membership.
Turistlerin markamızdan beklediği yüksek kaliteyi ve güvenilirliği sağlamak için meslektaşlarımızla çoğu uzun vadeli olan - yakın çalışma ilişkileri oluşturuyoruz. Bu yaklaşımı desteklemek üzere İş İlkelerimiz ile aynı doğrultuda olan Seyahat İlkeleri'ni oluşturduk. Bu ilkeler rehberlerimizden uymalarını beklediğimiz standartlara açıklık getirmektedir. İşteki dürüstlük ve çalışanlar, turistler ve çevreye karşı sorumluluklarımız konularını kapsayan birçok ilkeden oluşmaktadır.Profesyonel Rehberlik Standartlarında çalışma yaklaşımını sürdürme çerçevesinde birçok işletme ile birlikte çalışıyoruz. Önce onların standartlarının bizim standartlarımıza ne kadar uyduğunu belirliyoruz, ardından eğer gerekiyorsa istenilen performans düzeyine ulaşmak için alınacak önlemleri ve zaman skalalarını kararlaştırıyoruz.Yıllar boyu süregelen özverili çalışmalarımız sonucunda, bir çok işletmeye ilham verebilecek yüksek standartlar geliştirdik.
Son dönemde isminden sıkça söz ettiren Alaçatı, tatilcilerin gözde yerlerinden birine dönüştü. Ege’nin bu lavanta kokan şirin kasabası, artık ülkemizin en popüler tatil yerleri arasında yer alıyor. Alaçatı’da yapılacak şeyler ile ilgili belki de yüzlerce maddelik bir liste oluşturulabilir. Rengârenk pencere ve kapıların süslediği cumbalı taş evleri, begonvillerin ve sardunyaların sarmaladığı Arnavut kaldırımlı sokakları, lavanta kokulu hediyelik eşya dükkanları, mavi tahta sandalyeli ve yöreye özgü motiflerle işlenmiş masa örtülerinin süslediği kafe ve restoranlarıyla pek keyifli bir atmosfere sahip.
Foça’da gezilecek yerler nereleri diye merak edenlerin hayalinde beyaz duvarları olan çivit mavisi pencere pervazları ile göz kırpan evlerin önünde ışıltılı bir deniz manzarası olabilir mi…Foça gezisi planlıyorsanız, bu şirin Ege kasabasında gerçekten güzel, dolu bir tatil geçirebilirsiniz. Ama öyle her şey dahil yan gel yat, bir yemek saatinden diğerine koştur tatili değil..Foça’nın plajları temiz, berrak ve keşfedilesidir. Snorkeli takıp akvaryuma bakarken yüzmek isteyenlerin tatilidir Foça tatili. Akşama küçük bir balıkçı kasabasında balık keyfi ya da mangal ziyafeti ve bolca Ege mezesi..Foça’da ne yenir, Foça’da gezilecek neler var ve Foça hakkında diğer her şey…
Son yıllarda ülkemizin birçok sevilen tatil merkezini geride bırakıp en popüler olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen Çeşme tatil adına aklınıza gelen her şeyi hem de fazlasıyla sunan bir destinasyon olarak bu hızlı yükselişi sonuna kadar hak ediyor. Çeşme her ne kadar ünlülerin akın ettiği bir tatil beldesi olarak tanınsa da aslında bundan çok daha fazlasını barındırıyor. İzmir’in her köşesi gibi zengin bir tarihi geçmişe ve tabi ki muhteşem bir doğaya sahip olan Çeşme öyle görülüyor ki önümüzdeki yıllarda da yükselişini sürdürmeye devam edecek. Her yıl hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğrayan Çeşme’de yapacak öyle çok şey var ki tatilde sıkılmak istemiyor, her an farklı bir aktiviteyle dolu dolu bir tatil deneyimi yaşamayı hayal ediyorsanız Çeşme kesinlikle tam size göre çünkü İzmir’in bu en güzel ilçesinde özellikle de yaz tatillerinde yapılacak şeylerin deyim yerindeyse sınırı yok.
Kuzey Ege Turu ile yemyeşil bir doğaya, masmavi bir denize, eşsiz bir tarihe, balığın en tazesine, mezelerin en lezzetlisine doğru yolculuğa çıkıyoruz. Bu yaz kendimize Kuzey Ege turu hediye etmek için bahanemiz çok. Özgürlüğün, seyahat etmenin, Türkiye’nin güzelliklerini keşfetmenin ve doğayla iç içe olmanın tadı en güzel Kuzey Ege’de çıkar. Kuzey Ege Turu İle Keşfedilmedik Yer Bırakmıyoruz Kuzey Ege Turu ile Türkiye’nin muhteşem güzelliklerini keşfetmeye doyum olmaz. Ülkenin doğal güzelliklerini bir bir görebileceğimiz Kuzey Ege Turu ile Bozcaada‘da güneşin batışını izleyecek, Ayvalık‘ın arnavut kaldırımlarında dolaşacak, mitolojik efsaneleriyle Kaz Dağları‘nda oksijene doyacak, Foça’da tarihin izlerini sürecek, Çeşme ve Alaçatı‘da keyifli hatıralar yaşayacak, Bergama‘nın ve Assos‘un antik kentleri ile yüzyıllar öncesine gideceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti, yaklaşık 81 milyon nüfusuyla gezilip görülmesi gereken bir cennet ülkesidir. 7 bölge ve 81 şehre sahip ülkemizde görmeniz gereken binlerce tarihi yapı ve doğal güzellik alanı bulunmaktadır. Bu yerlerden en popüler olan 100 yeri seçtik. Umarım beğenirsiniz. Soru ve görüşleriniz için yorum kısmında bizimle paylaşın. İşte Türkiye’de Ölmeden Önce Görülmesi Gereken 100 yer…
Şehirden uzak nefes almak için, yabani kuş sesleri ve yemyeşil tabiat eşliğinde, doğayı ve kültürü aynı anda yaşayabileceğiniz eşsiz bir cennet kösesi, İstanbul'un arka bahçesi... Polonezköy - Adampol ... Bir taşra atmosferinde yemek yemek, trafik kargaşasından uzak bir yürüyüş yapmak istiyorsanız, İstanbul Beykoz ilçesinin bu şirin beldesi Polonezköy'de birkaç saat geçirebilirsiniz. Türkiye'de Polonyalıların yaşadığı bu köy, sosyolojik ve coğrafi açıdan, ilk duyuşta insana biraz çarpıcı geliyor. İşte burası İstanbul'un en güzel sürprizlerinden biridir.
Napoli'nin Capri'si ve Ischia'sı varsa İstanbul'un da Prens Adaları vardır.İstanbul halkı, Marmara Denizi'nin girişine etkileyici siluetlerini düşüren , o istirahat ve zevk bucaklarından dolayı övünmekte, Napoli Körfezini süsleyen inci gibi adalardan dolayı gurur duyan bir İtalyan'dan daha fazla haklıdır.İstanbul'un Adaları sadece güzellikleri ve Marmara Denizinde inci gibi dağılmış cezbedici ihtişamıyla değil, aynı zamanda Bizans döneminde sürgüne gönderilen ve ölümlerine kadar sefil bir hayat yaşamaya mahkum edilen imparatorları, kraliçeleri ve prensesleriyle de ünlüdür.İşte bundan dolayı adalara, Prens Adaları adı verilmiştir. Roman Diogenesten,Eirene , İmparotoriçe Zoe, Anna Dalasanne ve Komenos Aleksios bunlardan yanlızca birkaç tanesidir...
Oda yönetimimiz rehberlerden gelen yoğun talep üzerine 2-7 Temmuz 2018 tarihinde Büyük Gap info ve eğitim gezisi hazırlamıştır. Bu gezi Rehberlere ve Acentelere yönelik olarak hazırlanmıştır. Gezimiz 6 gün 5 gece olup Adana’dan başlayarak sırasıyla Hatay, Adıyaman, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep’i kapsayacak şekildedir. Ekte tur programı detayları içermekte olup konaklamalar 4 yıldızlı otellerde olacaktır .Fiyatlar kişi sayısına göre hazırlanmış olup planlanan kişi sayısı Minimum 15 maksimum 40 kişidir. Rehber ve Acente dışında katılımcılar ise müsaitlik durumuna göre sadece bir rehberin veya Acentenin refakatinde katılabilecektir.Son gün uçak dönüş biletlerinizi geç saatlere göre ayarlamanız tavsiye olunur, ayrıca Gaziantep’te bir gün fazla konaklamak isterseniz ekstra ödeyerek kalabilirsiniz.Katılımcılara Büyük GAP turu katılımcı belgesi verilecektir.
Prag büyülü bir kent, gidip de beğenmeyene rastlamadım. Yüzlerce yıl Bohemya’ya başkentlik eden kent zarif köprüleri, katedralleri, altın şapkalı kuleleri ve kilise kubbeleri, kuğulu Vltava Nehri ile ziyaretçilerini büyülüyor. II. Dünya Savaşı’ndan neredeyse hiç zarar görmeden çıkan şanslı kentin Ortaçağ tarzı merkezi, arkasında gün batımıyla doğuya doğru bakan dokuzuncu yüzyıldan kalma kalesinin gölgesindeki kilise çanları, katedralleri, avluları ve Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezen meraklılarıyla her zaman canlı, kalabalık ve romantik. Öte yanda enerji, müzik, kültür, sanat, etkinlik dolu modern bir kent. Çek Cumhuriyeti için Türk vatandaşlarının Schengen vizesi almaları gerekiyor.
Prag, yemekler konusunda tipik bir Avrupa kenti olduğu için yemekler de yine daha çok Avrupa damak tadına hitap ediyor. Yalnız bu durum Prag’a gittiğinizde yemek sıkıntısı yaşayacağınız anlamına gelmiyor. Her düzeye hitap eden çok sayıdaki restoranda, dilediğiniz ülkenin mutfağını bulabilir, Sanki Roma’daymış gibi en iyi pizzayı ve sanki Viyana’daymış gibi en lezzetli şnitzeli yiyebilirsiniz. Özellikle yeni lezzetler keşfetme konusunda kurallarınız yoksa Prag’ın sizin için bir yemek cenneti olduğunu söyleyebiliriz. İşte sizin için yerinde görüp derlediğimiz yöresel Prag yemekleri:
Doğa turizminde de etkili olan yerlerden biri olan Doğu Anadolu Bölgesi'nde; Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van olmak üzere toplamda 14 şehir bulunmaktadır.
“Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz. İstilâ altındaki talihsiz topraklarımızla birlikte bütün vatan, bugün en ücra köşelerine kadar zaferinizi kutluyor. Düşmanın istilâ hırsı, azminizin ve vatanseverliğinizin yalçın kayalarına başını çarparak paramparça oldu.” Mustafa Kemal ATATÜRK * İnönü, Sakarya, Büyük Taarruz, Başkomutanlık Meydan Muharebesi / Kurtuluş Savaşı'nın coğrafyasına özel bir "Savaş Alanları Gezisi" / 1921 ve 1922 yıllarındaki mücadelenin yaşandığı mekânlara bir yolculuk…
Dedemgil kavılcadan haşıl yapardı. Kavlıcayı Kaz pilavında bulgur olarak kullanırdı. Yarma dediğimiz bulgurun bir çeşidi gibi haşılda kullanılınca lezzeti doyumsuz oluyor. Önceden buğday değirmenlerde kırdırır sonrada kadınlar el kalburlarıyla bunları eleyerek temizlerlerdi. Eğer o yıl ürün çok fazlası olsaydı kalanını da yapılırdı Ekmeklik çok güzel unu olurdu. Bunu da hamur işlerinde pişi, lokum, lalanga, erişte, mafiş yapımında kullanırdı. Ama o zamanlar kavılcayı kırmızı buğday ununa katarak ekmek yaparlardı. Yani tamamen kavılca unu tek başına kullanılmaz. Eskiden bizim buralarda beyaz un bulunmazmış. Çünkü kavılcanın yapışkanlık özeliği vardı. Bu çevre köylerin çoğu o dönemlerde bunu ekerlerdi.
İnsan Egosunu Tamamen Dizginleyince Bilgelik Yoluna Girmiş Oluyor. Eskiler Böyle Düşünürdü. Bir Hiç Olduğunu Fark Ettiğinde! Bütün Bilgilere Sahip Olmak, Bilgeleşmek, Bize Ne Kadar da Tuhaf Geliyor değil mi? Zaire’nin Tanganika bölgesinde yaşayan Tabva insanı da böyle düşünür, çıplak sırtlarına V şeklinde çizilen iyinin ve kötünün haritasıyla yaşarlar, ve sadece birini seçerler... Ben her şeyim dediğinde ise aşkı tanımış oluyorsun, yine eskilere göre. Tüm varlıkların toplamısın. Kuşlar, böcekler, yapraklar, rüzgâr, tüm doğa. Böylesi sanki daha anlaşılır.
 1  ...

 

                                              




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret95192
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.54196.5681
Euro7.46357.4934
Hava Durumu
Anlık
Yarın
20° 32° 15°
Saat
Takvim
Site Haritası
ZAMANI BOŞA HARCAMAYIN

GÖREVİNİZİ KÖTÜYE KULLANMAYIN

NATIONAL GUIDING SERVİCE

YENİ BİR ROTA ÇİZ KENDİNE