• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
ADIYAMAN VE NEMRUT
Gap Turuna Katılmak için Lütfen Tıklayınız.

Adıyaman ve Nemrut Gezi Rehberi için Lütfen Tıklayınız.

Gaziantep Gezi Rehberi için Lütfen Tıklayınız.

Diyarbakır Gezi Rehberi için Lütfen Tıklayınız.

Hasankeyf Gezi Rehberi için Lütfen Tıklayınız.

Midyat Gezi Rehberi için Lütfen Tıklayınız

Mardin Gezi Rehberi İçin Lütfen Tıklayınız

Genel Bilgiler


Adıyaman, Güneydoğuanadolu   Bölgesinin Batısında Akdeniz Bölgesiyle birleşen noktada yer   alır. Adıyaman ilinin Kuzeyinde Malatya,  Batısında Kahramanmaraş,   Güneybatısında Gaziantep, Güneydoğusunda Şanlıurfa ve Doğusunda   da Atatürk Barajı göeti ile sonlanır.


  Merkez ilçe dahil 9 ilçesi ile 406 köyü bulunmaktadır. İlçeleri Merkez,   Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kahta, Samsat, Sincik ve Tut ilçeleridir.   Adıyaman ili 370 25' ile 380 11' kuzey enlemi, 370 ve 390 doğu boylamı   arasında yer alır. Adıyaman ilinin yüzölçümü 7 614 km2 , göller ile 7.871 km2   olup, deniz sevyesinden yüksekliği de 669 m dir.
 
  Yüzölçümü :
7614 km2
 
  Nüfus :
810.260
 
  Trafik Kodu :
02
 
  İLÇELER :
 

  Adıyaman Merkez :

  Kuzeyinde Çelikhan, doğusunda Kahta, güneydoğusunda Samsat ve Atatürk   Baraj göleti ile güneyinde Fırat nehri, batısında da Besni İlçesi ile Tut   İlçesi yer alır.
  Yüz ölçümü 1702 Km, deniz sevyesinden yüksekliği ise 669 m.’dir.
 
  Adıyaman daha önceleri sadece kale ( Hısn-ı Mansur Kalesi ) ve   çevresinde konumlanmışken, il merkezi olduğu 1954 yılından itibaren   süratle gelişmiştir.
   
  İlçe merkezinin kuzeyi dağlık, güneyi ise ovalıktır. Ova, güneydeki Fırat   Nehri ve Atatürk Barajı göleti kıyısına kadar devam eder. İlin ve Merkez   İlçenin birkaç kilometre kuzeyinden itibaren kuzeye doğru gittikçe yükselen   dağlık alanlar başlar. Güneydoğu torosların bir bölümü olan bu dağlar doğu –   batı istikametinde uzanır. Yüz ölçümünün üçte birinden fazlasını oluşturan   kuzeyindeki dağlık alanlarda yayla iklimi hüküm sürer.
   

 

Kâhta


Kâhta,   medeniyetlerin doğuş yeri olan Mezopotamya’ya yakınlığı nedeniyle tarih   süreci içerisinde sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış önemli bir yerleşim   merkezidir. M.Ö.VII. yüzyılda Asur, VI.yüzyılda Pers, IV.yüzyılda Makedon ve   Seleukos egemenliğinin hüküm sürdüğü görülmektedir.

M.Ö. I.yüzyılda bölgede   hüküm süren Arsames, günümüze önemli tarihi eserler bırakmıştır.   Kommagenelilerin atası olan Arsames, bugünkü Fırat Arsameia’sı olarak bilinen   Gerger Kalesi ile Nymhois Arkameia’sının kurucusudur. M.Ö.109’da   bağımsızlığına kavuşan, doğu ve batının kültür, sanat ve inançlarının sentezi   olan Kommagene Medeniyeti M.S. 72’de Anadolu’da Romalılar tarafından ortadan   kaldırılarak Suriye Eyaletine bağlanan son krallık olmuştur.
 
  Kahta, Arap, Ermeni, Artuklular, Haçlı Seferlerini müteakiben Selçuklular,   Babiller, Moğollar, Memlükler ve Dulkadiroğuları hakimiyetinde kaldıktan   sonra 1516 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı hakimiyetine girerek   önce Dulkadirli Emaretine, Kanuni zamanında ise sancak merkezi haline   getirilen Samsat’a bağlanarak Zülkadiriye Eyaletine (Maraş) bağlanır.

  Kahta 1531 yılında Malatya’ya, 1349 yılında ise Hısn-ı Mansur’a (Adıyaman)   bağlanır. 1859 yılında Malatya sancak olunca Kâhta’da diğer kazalar gibi   yeniden Malatya’ya bağlanır. Bu durum Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasına   kadar devam eder.
 
  Kahta Cumhuriyet döneminde Malatya’ya bağlı bir ilçe olarak yapılandırılır.   Cumhuriyetin ilk yıllarında yer değiştirerek eski Kâhta’nın 26 k.m.   güneyindeki şimdiki yerine taşınır. İlçemiz 1954 yılında Adıyaman’ın il   olması ile birlikte Adıyaman’a bağlanmıştır.
 
  İlçe Merkezinin yerleşim yeri ova üzerindedir. İlçenin kuzey bölgesi dağlık   olup, bu bölgede köyler tarım arazisi dışına, yamaçlara kurulmuştur. Güney   bölümündeki köyler ise ova içerisindedir.

  Kahta; 38-17 doğu boylamı ile 37-45 kuzey enlemi üzerinde yer alır. Denizden   yüksekliği 750 metredir. Kuzeyde yüksekliği 2000 metreye ulaşan sıra dağlarla   çevrili ilçe 1490 km2’lik yüz ölçüme sahiptir.

Adıyaman ilinin 33 km.   doğusunda yer alır. İlçe yüzölçümünün -Kahta merkez dahil- yaklaşık üçte   ikisi 1. derecede, kalan yaklaşık üçte biri ise 2. derecede deprem bölgesi   içindedir.
  Kahta ilçesi, doğuda Gerger ilçesi, güney ve güneydoğuda Şanlıurfa ili,   güneybatıda Samsat ilçesi, batıda Adıyaman, kuzeyde Sincik ilçesi ve Malatya   ili ile çevrilidir. Şu anda ilçenin doğu ve güneydoğu kesimindeki sınırını   Atatürk Baraj Gölü meydana getirmektedir.
 
  İlçenin kuzey kesimi dağlık alanlardan meydana gelirken, güney kesimi düzlük   alanlardan meydana gelmektedir. Kuzeydeki en yüksek nokta Nemrut Dağıdır   (2.206m.), dağlık alanlardan güneye doğru gidildikçe önce plato alanlarına   sonra geniş ovalara geçilir. Kahta Antitoros Dağlarının güney eteklerinde   başlayıp güneye doğru alçalan ve Harran ovasına doğru uzanan bir arazi   yapısına sahiptir. İlçe merkezi düz bir alanda kurulmuştur.
 
 
 

                                                                                                  
                                
     

Efsaneler

     
     

Adıyaman       mahalli kültürü halk edebiyatı anlatıları açısından oldukça zengindir.  Özellikle Adıyaman adının nereden geldiğine ilişkin efsaneler       anlatılmaktadır. Buna ilişkin anlatılan en önemli efsane, YEDİYAMAN       Efsanesidir.
     
      Yediyaman Efsanesi
      Çok eskilerde bu kentte oturan ve putlara tapan bir babayla yedi oğlu       vardır. Bu yedi kardeş, putlara tapan babalarının dini inancını       benimsemediklerinden, babalarının ava çıktığı bir gün putları kırarlar.
      Baba, av dönüşü putların oğulları tarafından kırıldığını görünce onları       birer birer öldürür,
      Halk, yiğitlikleri ve mertlikleri nedeniyle, kahraman gözüyle baktığı bu       kardeşlere, YEDİYAMAN adını vermiştir.
      Sonradan bütün bölgeye yayılan. YEDİYAMAN adı, zamanla değişerek Adıyaman       şeklini alır.
      Bugün şehrin güneyinde YEDIKARDEŞ diye bilinen ve yedi mezarın bulunduğu       yer, halk arasında halen kutsal sayılmakta ve adaklar adanıp, mum       yakılmaktadır.
     
      Hısn-İ-Mansur Kale Efsanesi
      Efsaneye göre, Adıyaman kalesinin orta yerinde mil üzerinde dönen bir köşk       varmış. Köşkte savaşı seyreden Arap kumandanının kızı, kaleyi       kuşatan Türk kumandanını görür ve ona aşık olur. Kız Türk kumandanına       haber göndererek kendisini almayı kabul ettiği takdirde kale anahtarını       vereceğini söyler.
      Bir gece gizlice Türklerin tarafına kaçan arap kızını, Türk kumandanı       kabul eder ve kendisiyle görüşür. Bu sırada kız, elbiselerinin içinde bir       şeyin kendisini rahatsız ettiğini söyler.
      Elbiseleri çıkarıldığında kuru bir yaprağın vücudunu tahriş ettiği       görülür. Bu duruma çok sinirlenen Türk Kumandanı "Baban seni kuru       bir yapraktan dahi sakınır yetiştirdiği halde kendisine ihanet ettin. Kim       bilir bana ne türlü ihanetler yaparsın", diyerek kızı öldürtür. Kale       ve şehri yaptığı hücumlarla ele geçirir.
     
      Samsat Kalesi Efsanesi

      Kommagene ülkesinin başkenti (Samosata) Samsat'ta oturan bir kral vardır.       Kralın güzel kızına her ülkeden talipliler gelir, hepsi de geniş       topraklar, sonsuz paralar sunar kızın babasına. Kızıyla evlenmelerine       izin versin diye . Kral içme suyu problemi bulunan şehre suyu kim önce       getirirse kızı ona vereceğini söyler.

      Yarışmacılar birbirleriyle çekişerek geceli gündüzlü kızı düşünerek      çalışırlar. Bir gün şehir halkı, yakınlarına kadar uzanan ve her gün      ilerleyen dev su kanalları görür. Arkasından şehre hayat veren sular akmaya       başlar. Arsameia'nın genç prensi bugüne kadar kalan su kanallarıyla şehre       suları akıtır. Genç prensesle evlenerek çalışmalarının karşılığını       SAMOSATA'dan alır.

      Cendere Köprüsü Efsanesi

Romalılar devrinde SEPTİMUS SEVERUS zamanında yaptırılan ve 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Kalıta çayı üzerindeki (Cendere Köprüsünün de halk       arasında bir öyküsü vardır.

Septimus Severus köprünün her ucunda iki adet       olmak üzere dört sütun diktirir. Bu sütunlar kendisini, eşi JULİA DOMNA,yı oğulları CARACALLA ve GETA'yı temsil eder. Ancak savaş sırasında Geta öldürülünce sütunlardan.birini yıktırır. Böylece köprünün bir       tarafında iki, diğer tarafında bir sütun kalır. Bu nedenle köprüde halen       üç sütun bulunmaktadır.

     
   

 

   

Kültür

   
   

Adıyaman İli; tarihi, kültürel ve turistik     değerleriyle, zengin florası ve faunasıyla en eski yerleşim yerlerinden     biridir. Bunun için, İlin 8 km. Kuzeyinde bulunan “Palanlı Kaya Altı     Sığınağı”na ilkel insanlarca 40.000 yıl önce kazı tekniği ile stilize     edilmiş dağ keçisi figürüne bakmak yeterlidir. Doğal güzellikleriyle     Çelikhan havzasındaki “Yüzen Adalar’ı, Gölbaşı’ndaki “Gölbaşı, İnekli ve     Azaplı Gölleri”nin kıyısında yaşayan kuşların oluşturduğu “Kuş Cenneti”ni,     hastalara şifa dağıtan Çelikhan, Besni ve Kotur İçmecelerindeki mucizeyi     görmek gerekir.Yeryüzünde insanlığa yön vermiş Peygamberlerden Hz. Üzeyir     Peygamber ile ülkemizde bulunan iki önemli sahabeden biri olan Hz. Safvan     Bin Muattal ve birçok veli ve ermişe ait türbeler; Emevi, Abbasi, Selçuklu     ve Osmanlı dönemlerinden kalma camiler, St. Petrus ve St. Pavlus Kilisesi     gibi mabetler İlin farklı inanç ve kültürlere saygıda vardığı noktanın açık     bir göstergesidir.

   

Hititler döneminden kalma “Malpınar Hiyeroglif Yazıtı”, bugün halen kurnalarından su     akan, Romalılar döneminden kalma Antik Perre Şehri’ndeki “Roma Çeşmesi”, Kommagene Krallığı döneminden kalma tek kemerli “Cendere Köprüsü”, İslamidönem harikası olan “Altınlı Köprü”, erken dönem Hıristiyanlarının yerleşkesi olan “Zey Mağaraları, Gümüşkaya Mağaraları,  Turuş Kaya Mezarları, Haydaran Kaya Mezarları, Hısn-ı Mansur Kalesi, Yeni Kale, Gerger ve Besni Kaleleri, Derik Kutsal Alanı, Sofraz’daki Kül Şehri Harabeleri,    aynı yerleşim yerindeki Sofraz Tümülüs Mezarları, Eski Besni Harabeleri,

    Besni Sesönk Tümülüsü’ndeki Sütunlar, her katmanı ayrı bir uygarlığın     izlerini taşıyan höyükleri ve bu höyüklerde yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen, Paleolitik dönemden günümüze kadar yaşamış her çağa ait 30.413 eserden oluşan zengin bir koleksiyona sahip müzesiyle Adıyaman,   kuşkusuz ki çok büyük kültür, inanç ve sağlık turizmi potansiyeline sahip  bir İl'dir.Ayrıca; İlde dokunan, kendine has desen ve motifleriyle tanınan “Pişinik ve Alikan” halıları ile değişik el sanatları ürünlerinin teşhir edildiği, halen orijinal yapısını koruyan “Oturakçı Pazarı” da şehirde gezilmesi gereken nadide yerlerden biridir.

Şüphesiz ki sahip olunan bu değerlerden; güneşin en güzel renklerle doğup, sonra kristal bir prizmadan  süzülür gibi ışık huzmesine dönüşerek yedi rengiyle emzirdiği, ismini  bereket tanrıçası Kommagene’den alan hem Helenistik çağın hem de tüm zamanların eşşiz sanat eserlerini barındıran “Tanrıların Göksel Tahtı”  Nemrut Dağı ayrı bir öneme sahiptir.Ülke, bölge ve il turizmi açısından  büyük önem arz eden başta Nemrut Dağı olmak üzere Kommagene Uygarlığına ait  eserlerle ilin diğer tarihi ve kültürel değerlerinin ulusal ve uluslararası     boyutta tanıtılarak ülke ve il turizminin gelişmesine katkı sağlanması ve     gelecekte il turizm potansiyelinin artırılması amacıyla 2206 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı’nda güneşin doğuşunu ve batışını en güzel şekilde ve gizemli bir ortamda izlemek isteyen tüm yerli ve yabancı     turistlerin ilgisinin artırılarak, ülke ve il turizminde canlılığın     yaşanması, İlin en ciddi hedefleri arasında yer almaktadır.

   
   

Adıyaman Mutfağı

   
   

Yemek  çeşitleri bakımından çevre illerle benzerlik göstermekle beraber; gerek   yemeklerin adı ve gerekse de yapılış şekli ve tadı bakımından kendine has     zengin bir yapıya sahiptir.

Yemeklerin temelini et, buğday ürünleri,  bakliyat ve sebze oluşturur. Tat verici olarak bütün yemeklerde soğan,  sarımsak, salça, pul biber, maydanoz, kuru nane ve diğer baharatlar  kullanılmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi mutfak kültürü özellikleri  taşıyan Adıyaman mutfağında yemeklerin yanında değişik salatalar da yenir. Adıyaman yemeklerinin kendine özgü damak tadı vardır. Lezzete önem verilir.    


    Çorbalar

    • Meyir Çorbası
    • Alaca Çorbası
    • Malhute Çorbası
    • Tarhana Çorbası
    • Mercimek Çorbası
    • Yoğurtlu Çorba
    • Un Çorbası
    • Dövme Çorbası
    • Pıtpıtı Çorbası
    Sebze Yemekleri

    • Adıyaman Tavası
    . Besni Tavası
   
 • Parmak Kebap
    • Dolma-Sarma
    • Yeşil Fasulye Sulusu
    • Dövmeç
   
    Pilavlar

    • Karıştırmalı Pilav
    • Kavurmalı Pilav
    • Mercimekli Pilav (Bütün mercimekle yapılmaktadır.)
    • Şahreli (Şehriyeli) Pilav
    • Tavuklu Pilav
    • Meyhane Pilavı
    • Domatesli Pilav
    • Ciğerli Pilav
    . İç Pilavı
   
    Köfteler

    • Kavurmalı Sıcak Köfte
    • Kel Köfte
    • Yarpızlı (Yarpuzlu) Köfte
    • Ekşili Köfte
    . Çiğ Köfte (Etsiz)
    . Mercimekli Köfte
    . Soğuk Köfte
   
   
    Pideler

    • Kavurmalı Hıtap
    • Ot Hitabı ( Körnıen, Nanecük, Hardal v.s)
    • Peynirli Ekmek
    • Tava Kılloru
    • Semsek
    • Besmet (Peksimet)
    • Bazlama
    • Taplama
    • Katmer 
   
       Mancalar (Salatalar)
    • Yarpız (Yarpuz) Mancası)
    • Pirpirim Salatası
    • Patates Salatası
   
    Cacıklar

    • Pirpirim Cacığı
    • Kabak Cacığı
    • Marul Cacığı
    • Yarpız (Yarpuz ) Cacığı
   
    Tatlılar

    • Tene (Tane) Helvası
    • Top Helvası
    • Nişe Bulamacı
    • Şilik ( Şilki )
    • Heside
    • Aşure
    • Kesme
    • Peynirli İrmik Helvası
    • Kaşık Tatlısı
    • Burma Tatlısı

   
   

Giyim - Kuşam

   
   

Adıyaman’da   giyim kuşam şehir merkezinde ve ilçe merkezlerinde geleneksel biçimini yitirmekle beraber, kırsal kesimde geleneği koruyan kıyafetlere rastlamak mümkündür. Kadın ve erkek giyiminde Adıyaman yöresi özelliklerini en iyi  yansıtan, asırlar boyu süre gelmiş, günümüzde ise yok olmaya yüz tutmuş     yöresel kıyafetler bugün sadece kırsal yöredeki halk tarafından tüm   özelliklerini muhafaza eder şekilde kullanılmaktadır.
   
    Şehir merkezinde ise kadın ve erkek kıyafetlerinin geleneksellikten     uzaklaşarak modernleştiği görülmektedir. Adıyaman ilinde gerek erkek     gerekse kadın kıyafetlerinde, özellikle son yıllarda, şehir merkezinde     geleneksel giyimin tamamıyla terk edildiği, ancak kırsal kesimde il     kültürnün özünü yansıtacak önem ve değere sahip kıyafetleri, büyük bir     zevkle giyildiği görülmektedir.
   
    Kadın Kıyafeti

   Kadın kıyafetinde baş süslemesi oldukça ayrıntılıdır. Terlik adı verilen     özel bir başlığın etrafına puşu diye bilinen bir bez sarılır. Puşunun   üzerine gümüş işlemeli ve kenarlarından gümüş paralar sarkan bir taç geçirilir. Gümüş paraların yerine mali duruma bağlı olarak altın  liralar da takılabilir. Baş süslemesinin üzerine dört metre eninde bir   keten örtülür ve bu ketenin iki ucu çene altından geçirildikten sonra başın  arkasında bağlanır. Genç kızlar baş süslemesini aynı biçimde bağlarlar ama  keten örtmezler. Eskiden kadın takıları arasında tercih edilen altın ya da  gümüş kemerleri, “Çelen” adı verilen ve başın iki yanından sarılıp arkada  bağlanan altın başlığı ve 15 ila 20 adet misket şeklinde altın  “hab”  adıyla bilinen gerdanlıklar ve başka yörelerde “gıramuse veya gıramusa” da  denilen “kıramus”  altın liralardan oluşturulan bir başka boyun takısı takılırdı. Günümüzde ise fanteziye yönelik altın çeşitleri     kullanılmaktadır.
   
    Erkek Kıyafeti

    Kadın kıyafetindeki değişiklik sürecini erkek kıyafetlerinde de görmek     mümkündür. Son yıllardaki hızlı değişen giysi kültüründe kalıcı etkiler     bırakmıştır.

    Kırsal kesimlerde yöresel kıyafetlerin örneklerine rastlamak mümkündür. Dağ   köylerinde kıl kumaştan yapılmış şalvar, aba denilen ceket ve yakasız     gömlek giyildi. Aba yakalı ve yakasız şekilleri olan bir çeşit gömlektir.Ayağa çorap ve yemeni giyilir.
   
    Şalvar ve yakalı veya yakasız gömlekle bütünleşen kıyafetin üzerine “fillik     kuşak” denilen ipek, püskül, beyaz renkte bir kuşak     sarılmaktadır. Ayağa ise el örgüsü çorap ve üzerine yemeni giyilir. Erkek kıyafetlerinde kıl kumaştan yapılan şalvarlar ve abalar günümüzde     varlığını yitirmeye başlamıştır.

   
   

Yaşam Biçimi

   
   

Adıyaman     ili değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir çok kültürün     yoğrulup özleştiği; sözü, giyimi, kuşamı, oyunu, düğünü, ve hayatın çeşitli     dönemleriyle (doğum, evlenme, ölüm) ilgili adet ve inançları,  misafirperverliği insan sevgisi hayat felsefesi , dünya görüşü, halısı,  kilimi, cicimi, heybesi ile yaşayan zengin bir  halk kültürüne   sahiptir.

   
   

Müzik

   
   

Adıyaman, bir     çok medeniyete ev sahipliği yapması nedeniyle çok zengin ve geçmişi     çok eskilere dayanan müzik birikimine sahiptir. Arkeolojik kazı     çalışmalarında eski medeniyetlere ait birçok müzik aletine rastlanmıştır.     Çeşitli vurmalı ve üflemeli çalgılar buna örnek verilebilir. Bu bulgular il     müzesinde sergilenmektedir. 
   
    Adıyaman'la Özdeşleşmiş Müzikler

   
 Harfane :


Yöre halkı arasında geçmişten günümüze kadar süregelen  müzikli toplantılara “Harfane” denilmektedir. Harfane, müzikli toplantı  işlevine sahiptir. Osmanlı döneminde kurulmuş olan “Ahilik” teşkilatının üyeleri olan esnafların, hafta sonlarında toplanarak yorgunluk ve stres atmak amacıyla düzenlemiş oldukları toplantılar zamanla halk arasında da  yaygınlaşmıştır.

Bu toplantılarda günün konuları ile ilgili sohbetler yapılmakta, şarkı, türkü, mani ve gazeller söylenmekte ve çeşitli oyunlar  oynanmaktadır. Bunlarla birlikte çeşitli yiyecek ve içecekler de ikram  edilmektedir. Adıyaman’da geçmişte icra edilen tekke ve tasavvuf müziği  günümüzde de görülmektedir. Tekkelerde okunan bu ilahi ve gazellerin eşlik çalgısı çoğunlukla bend (Helile), def ve kudüm olmuştur.Yörede kullanılan  sazlar; cünbüş, tanbur, keman, ud, kanun, kaval,  ney, bağlama, def  ile halay ezgilerinin baş sazları olan davul ve zurnadır.

   
   

Efsaneler

   
   

Adıyaman  mahalli kültürü halk edebiyatı anlatıları açısından oldukça zengindir.  Özellikle Adıyaman adının nereden geldiğine ilişkin efsaneler     anlatılmaktadır. Buna ilişkin anlatılan en önemli efsane, YEDİYAMAN     Efsanesidir.
   
    Yediyaman Efsanesi

    Çok eskilerde bu kentte oturan ve putlara tapan bir babayla yedi oğlu     vardır. Bu yedi kardeş, putlara tapan babalarının dini inancını     benimsemediklerinden, babalarının ava çıktığı bir gün putları kırarlar.
    Baba, av dönüşü putların oğulları tarafından kırıldığını görünce onları     birer birer öldürür,

    Halk, yiğitlikleri ve mertlikleri nedeniyle, kahraman gözüyle baktığı bu     kardeşlere, YEDİYAMAN adını vermiştir.
Sonradan bütün bölgeye yayılan. YEDİYAMAN adı, zamanla değişerek Adıyaman     şeklini alır.

    Bugün şehrin güneyinde YEDIKARDEŞ diye bilinen ve yedi mezarın bulunduğu     yer, halk arasında halen kutsal sayılmakta ve adaklar adanıp, mum     yakılmaktadır.
   
    Hısn-İ-Mansur Kale Efsanesi

    Efsaneye göre, Adıyaman kalesinin orta yerinde mil üzerinde dönen bir köşk   varmış. Köşkte savaşı seyreden Arap kumandanının kızı, kaleyi kuşatan     Türk kumandanını görür ve ona aşık olur. Kız Türk kumandanına haber     göndererek kendisini almayı kabul ettiği takdirde kale anahtarını     vereceğini söyler.

    Bir gece gizlice Türklerin tarafına kaçan arap kızını, Türk kumandanı kabul     eder ve kendisiyle görüşür. Bu sırada kız, elbiselerinin içinde bir şeyin     kendisini rahatsız ettiğini söyler.

    Elbiseleri çıkarıldığında kuru bir yaprağın vücudunu tahriş ettiği görülür.     Bu duruma çok sinirlenen Türk Kumandanı "Baban seni kuru bir yapraktan    dahi sakınır yetiştirdiği halde kendisine ihanet ettin. Kim bilir bana ne     türlü ihanetler yaparsın", diyerek kızı öldürtür. Kale ve şehri     yaptığı hücumlarla ele geçirir.
   
    Samsat Kalesi Efsanesi

    Kommagene ülkesinin başkenti (Samosata) Samsat'ta oturan bir kral vardır. Kralın güzel kızına her ülkeden talipliler gelir, hepsi de geniş topraklar,     sonsuz paralar sunar kızın babasına. Kızıyla evlenmelerine izin versin diye     . Kral içme suyu problemi bulunan şehre suyu kim önce getirirse kızı ona     vereceğini söyler.
   
Yarışmacılar birbirleriyle çekişerek geceli gündüzlü kızı düşünerek  çalışırlar. Bir gün şehir halkı, yakınlarına kadar uzanan ve her gün  ilerleyen dev su kanalları görür. Arkasından şehre hayat veren sular akmaya  başlar. Arsameia'nın genç prensi bugüne kadar kalan su kanallarıyla şehre suları akıtır. Genç prensesle evlenerek çalışmalarının karşılığını SAMOSATA'dan alır.
   
    Cendere Köprüsü Efsanesi

  Romalılar devrinde SEPTİMUS SEVERUS zamanında yaptırılan ve 2 bin yıllık     bir geçmişe sahip olan Kalıta çayı üzerindeki (Cendere Köprüsünün de halk     arasında bir öyküsü vardır.

    Septimus Severus köprünün her ucunda iki adet olmak üzere dört sütun     diktirir. Bu sütunlar kendisini, eşi JULİA DOMNA,yı oğulları CARACALLA ve     GETA'yı temsil eder.

Ancak savaş sırasında Geta öldürülünce     sütunlardan.birini yıktırır. Böylece köprünün bir tarafında iki, diğer tarafında bir sütun kalır. Bu nedenle köprüde halen üç sütun bulunmaktadır.    

   
   

Yörede Yetişen Ressamlar,     Sanatçılar, Şairler

   
   

Ressamlar    

    • Celal Binzet
    • Remzi Taşkıran
   

    Yöre Ressamları :

    Mehmet Yangır,
    Mustafa Erkmen,
    Zeynal Abidin Gül
   
    Ses Sanatçıları

    Adıyaman'lı Ses Sanatçıları
   
    Şairler ve Yazarlar :
      Rıfat Efendi,
    * Luzumi Efendi
    * Lam’i Efendi
    * Çırağı Baba
    * Halis Efendi
    * İbrahim Hakkı Baba
    * Ali Rıza Efendi
    * Sezai Efendi
    * Âsım Efendi
    * Hafız Mahmut Efendi
    * Sayid Hafız
    * Hicri Efendi
    * Akif Hoca
    * Haydar Efendi
    * Haddad
    * Nazif zade Ata Efendi
    * Hamsi Baba
    * Nusret Efendi
    * Sıtkı Efendi
    * Sıtkı Efendi (Besni’li)
    * Sarışehoğlu Ömer Mazhar Efendi
    * Nakipzade Ahmet Faik Üstün
    * Mehmet Soylu (Hocazade)
    * Kemal Atalay
    * Abdurrahman Fehmi Bilgin
    * Mehmet Zeki Adıyaman
    * Abdurrahman Şeref Bilgiç
    * Mehmet Kezik
    * Sabri Garip Nakipler
    * Ali Ağören
    * Mahmut Çetinkaya
    * Fahri Bildik
    * Ahmet Nevfel Özçelik
    * Mehmet Halit Aslan
    * Ebubekir Aytekin
    * Hasan Duymaz
    * Mahmut Recep Karadağ
    * Mustafa Avni Çelik
    * S. Sinan Uyandı
    * Yaşar Akgün
    * Alper Özyol
    * Sefer Akgül
    * Mehmet Özçelik
    * Necati Atar
    * Dr. Osman Kaya
    * Dr. Dara Kılıç
    * Şemsettin Bilgin
    * Abdulkadir İnan
    * Naif Karabatak

   

 

Dağlar :

  * Nemrut Dağı

  Akarsular : İlçenin en önemli akarsuları Kahta Çayı ve Kalburcu   Çayıdır.

  * Kahta Çayı
  * Kalburcu Çay

  Göl ve Göletler:

  * Kahta’da tabi göl yoktur.
  * 100. Yıl Göleti * Dut Göleti
 
  İlçe Adının Kaynağı
  Kahta adının nereden geldiği yolunda kaynaklarda pek bilgi olmamakla beraber,   tarihte, Orta Asya’da Ötüken ve Karakurum yakınında Kahta isimli bir kentin   varlığı göz önüne alınırsa Kahta isminin Orta Asya kökenli bir isim olduğu   sonucu çıkarılabilir. “Kahta” isminin Persçede “Dağın Eteği” anlamına geldiği   ve Komagenelilerden önce bölgede hakim olan Persler tarafından kullanıldığı ,   bu adın da eski yerleşim yerinin konumundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.   Eski ilçe merkezi Eski Kahta’dır ve Nemrut Dağının eteklerinde yer   almaktadır.    İlçenin Tarihi ve Turstik Yerleri :   Kahta İlçesi sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal zenginlikler nedeniyle   önemli bir turizm merkezi konumundadır. Özellikle Kommagene Medeniyetinden   kalan tarihi miras, kültür turizmi için dünyanın en önemli kaynaklarından   birini teşkil etmektedir. İlçenin önemli tarihi, kültürel ve doğal   zenginliklerini arkeolojik kültür varlıkları ve ören yerleri oluşturmaktadır.   2206 metre yükseklikteki Nemrut Dağı tepesinde bulunan Kral Antiochos’un anıt   mezarını ziyarete gelenler, güneşin gizemli doğuşunu ve batışını   seyretmektedirler.    * Nemrut Dağı (Antiochos’un Anıt Mezarı – Dev Heykeller),   * Arsemia (Eski Kale),   * Eski Kahta Kalesi (Yeni Kale),   * Cendere Köprüsü (Roma Köprüsü),   * Karakuş Tümülüsü (Kadınlar Anıt Mezarı)   * Şeytan Köprüsü,   * Kıran Köprüsü (Değirmenbaşı Köprüsü),   * Han Yeri (Burmapınar),   * Yassıkaya ören yeri   İlçenin tarihi yerlerinin başlıcalarıdır.     İklim ve Bitki Örtüsü :  İlçemizin doğal bitki örtüsü step görünümündedir. Engebeli bir arazi yapısına   sahip olup, dağlık kesimde fazla sık olmayan meşe ağaçları, akarsu boylarında   ise söğüt ve kavak ağaçları mevcuttur.   İlçemiz sınırları içerisinde bulunan Atatürk Baraj Gölü nedeniyle, iklim   yapısı önemli ölçüde değişikliğe uğrayarak, karasal olan iklim, Akdeniz   İklimi ile benzerlik göstermeye başlamıştır.  İlçemizde son 10 yılın meteorolojik verilerine göre en düşük sıcaklık – 9.4   0C (1997 yılı Şubat ay’ı) en yüksek sıcaklık 44.4 0C (2000 yılı Temmuz ay’ı)   dir.   İlçemize son 10 yılda yıllık olarak en yüksek yağış miktarı m2’ye toplam   1038.5 kg. ile 1996 yılında, aylık en yüksek yağış miktarı 297.6 kg olarak   1996 yılı Mart ayında kaydedilmiştir.  Son on yıllık sıcaklık ortalaması 17.2’ dir.


Tarihçe:


Adıyaman, tarihin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biridir. Adıyaman Palanlı Mağarasında yapılan incelemelerde kent tarihinin M.ö. 40.000 yıllarına kadar uzandığı anlaşılmıştır.Yine Samsat-Şehremuz Tepe'deki tarihi bulgulardan M.ö. 7.OOO yılına kadar Paleolitik, M.O. 5.000 yıllarına kadar Neolitik, M.Ö. 3.OOO yıllarına kadar Kalkolitik ve M.O. 3.0OO-1.200 yılları arasında da Tunç Çağı dönemlerinin yaşandığı anlaşılmıştır. Bu dönemde bölge Hititlerle Mitannilar arasında el değiştirmiş ve Hitit Devletinin yıkılmasıyla (M.Ö. 1.200) karanlık bir dönem başlamıştır.


M.Ö. 1.2OO'den Frig Devletinin kuruluşu olan M.Ö. 750 yıllan arası dönemle ilgili olarak yazılı kaynağa rastlanmamıştır. Ancak; bu dönemde yöre, Asur etkisine girmeye başladığından, Samsat'ta bulunan Asur etkili mühürler ve Kahta Eskitaş Köyünde bulunan Hitit Hiyeroglifi ile yazılmış kitabeler, Anadolu'daki tarihi silsilenin ilimizde de aynen devam ettiğini, göstermektedir. Bu dönemde Adıyaman ve çevresinde Hitit Devletinin yıkılmasıyla ortaya çıkan Geç Hitit şehir devletlerinden biri olan Kummuh Devleti hüküm sürmüştür.

M.Ü. 9OO-70O yılları arasında yöre Asur etkisinde kalmakla birlikte, Asurlular tam olarak egemen olamazlar. 6. yüzyılın başlarından itibaren yöreye Persler hakim olur ve yöre Satrap'lar (Valiler) eliyle yönetilir. M.O. 334 yılında Makedonya Kralı Büyük iskender'in Anadolu'ya girmesiyle Pers'ler hakimiyetini kaybetmiş ve M.ü. 1. yüzyıla kadar yörede Makedonyalı Seleukos Sülalesi hüküm sürmüştür. Bu sülalenin gücünün zayıfladığı sıralarda, Kral Mithradetes l Kallinikos Kommagene Krallığının bağımsızlığını ilan etmiştir (M.O. 69).

Başkenti Samosota (Samsat] olan Kommagene Krallığı, egemenliğini MS. 72'ye kadar sürdürmüş, bu tarihte yöre Roma imparatorluğunun eline geçmiş ve Adıyaman Roma imparatorluğunun Syria (Suriye) Eyaletine, 6. Lejyon olarak bağlanmıştır. Roma imparatorluğunun 395 yılında Batı ve Doğu Roma olarak ayrılmasıyla, Adıyaman Doğu Roma imparatorluğuna katılmıştır. 643 yılından itibaren bölgeye İslam akınları başlamakla birlikte İslam hakimiyeti ancak 670 yılında Emevi'lerle kurulabilmiştir. 758 yılında ise, II, Abbasi komutanlarından Mansur Ibni Cavene'nin hakimiyetine girer.

926 yılına kadar Abbasi hakimiyetinde kalan şehirde bu tarihte Hamdanilerin egemenliği başlar. 958 yılında yöre yeniden Bizanslıların eline geçer.1114-1181 yıllan arası yöreye Türk akınları olur. 1204-1298 yılları arasında Samsat ve yöresini Anadolu Selçukluları ele geçirir. 1230 ve 1250 yıllarında Moğol saldırılan yaşanır. 1298'de yöre ve bölge Memlüklerin eline geçer. 1393 yılında Adıyaman bu kez de Timurlenk tarafından yağmalanır.

Büyük bir istikrarsızlığın olduğu orta çağ boyunca Adıyaman Bizans, Emevi, Abbasi, Anadolu Selçukluları, Dulkadiroğullan arasında el değiştirmiş ve nihayet Yavuz Sultan Selim'in Iran seferi sırasında 1516 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı topraklarına katılan Adıyaman, başlangıçta merkezi Samsat'ta bulunan bir Sancakla Maraş Beylerbeyliğine bağlıyken, Tanzimat’tan sonra bir kaza olarak Malatya'ya bağlanmıştır.Cumhuriyetin kuruluşundan 1954 yılına kadar eski idari yapısı korunarak Malatya'ya bağlı kaza konumunda olan Adıyaman 1 Aralık 1954 tarihinde 6418 sayılı Kanunla Malatya'dan ayrılarak müstakil il haline gelmiştir.

Adıyaman Kronolojisi

M.Ö. 40000- M.Ö. 7000

Paleolitik

M.Ö. 7000 - M.Ö. 5000

Neolitik

M.Ö. 5000 - M.Ö. 3000

Kalkolitik

M.Ö. 3000 - M.Ö. 1200

Hititler

M.Ö. 1200 - M.Ö. 750

Asurlular

M.Ö. 750 - M.Ö. 600

Frigler

M.Ö. 600-M.Ö. 334

Persler

M.Ö. 334-M.Ö. 69

Makedonlar

M.Ö. 69-M.S. 72

Kommagene Krallığı

72-395

Roma imparatorluğu

395-670

Doğu Roma (Bizans)

670-758

Emeviler

758 - 926

Abbasiler

926- 958

Hamdaniler

958 –1114

Bizanslılar

1114 –1204

Eyyubiler

1204 –1298

Anadolu Selçuklular

1298 –1516

Memluklular

1516 –1923

Osmanlı imparatorluğu

Genel Durum

       Adıyaman ili Orta Fırat bölümü içinde yer alır. Eski coğrafyacı ve tarihçilere göre: Güneyde Arap Yarımadasından, Kuzeyde Toros Sıradağları’na doğru uzanan Arap çöllerinin sona erdiği yerde, Toros sıra dağlarının eteklerinde verimli topraklar yer almaktadır. Arap çöllerini kuzeyden bir ay gibi saran bu topraklara binlerce yıldan beri ‘Bereketli Hilal’ adı verilmiştir. Ortadoğu ülkelerinin merkezinde yer alan ‘Bereketli Hilal’ topraklarında Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarından gelen ana kara yolları birbirlerini kesmektedir.

Tarih boyunca ‘Bereketli Hilal’ Bölgesi ana ticaret yollarının kavşak noktalarında, büyük ticaret ve sanayi şehirleri doğmuş, büyümüş, yıkılmış ve yerlerine yenileri kurulmuştur. ‘Bereketli Hilal’ bölgesinin bir parçası sayılan Orta Fırat Bölümünün illerinde olan Adıyaman şehri, ‘Bereketli Hilal’ bölgesinin en üst sınırını oluşturmaktadır. Adıyaman ili uygun coğrafi özellikleri dolayısıyla tarihinin her döneminde insanların yaşamayı tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olmuştur.

Yeryüzü Şekilleri: Adıyaman 'in Kuzey kesimi torosların uzantısı olan Malatya dağları ile çevrilidir. Çelikhan, Gerger ve Tut İlçelerinin arazilerinin çoğu dağlıktır.İlin belli başlı dağları; Akdağ, Dibek, Ulubaba, Gördük, Nemrut, Bozdağ ve Karadağdır. Güneye inildikçe ova nitelikli araziler başlar. Kahta, Samsat, Keysun ve Pınarbaşı ovaları ilin önemli ovalarıdır.

Bitki Örtüsü: Adıyaman ili Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri arasında köprü vazifesi gören bir şehirdir. Hatta kısmen Akdeniz Bölgesinin özelliklerini de taşır.

Bu nedenle bitki örtüsü de bu üç bölgenin özelliklerini taşımaktadır. Yüksek rakımlı yerler genelde meşe ağaçları ile kaplanmış olmakla birlikte, su ve toprak erozyonu nedeni ile çıplak hale gelmiş araziler de mevcuttur. Yaz mevsiminin uzun ve kurak geçmesi dolayısıyla orman içi bitki örtüsü yok denecek kadar azdır. Tarım yapılmayan alanlar çayır, mera, yabani ağaçlar ve makilerle kaplıdır.Rakım yükseldikçe ağaç türleri değişmekte kimi bölgelerde meşeliklere rastlamak mümkün olmaktadır.Doğan, şahin, baykuş, keklik gibi yabani kuş türleri yanında tavşan, tilki, çakal gibi yaban hayvanları da Adıyaman il sınırları içerisinde yaşama alanlarına sahiptirler.

Akarsular :    Çakal Çayı (37.5 km.), Kalburcu Çayı, Eğriçay (32 km.}, Besni Akdere Çayı (59 km.) Keysun Çayı (45 km..), Birimşe Çayı (35 km.), Şepker Çayı, Çat Deresi, Gürlevik Deresi ve Halya Deresi (41 km.)

Fırat Nehri:  İlin en önemli akarsuyu-dur. Şanlıurfa ve Diyarbakır illeri ile sınırı oluşturur. İl içindeki uzunluğu 180 km. dir. Kâhta, Kalburcu ve Göksu Çayları nehrin başlıca kollarıdır.

Kahta Çayı: Çelikhan yöresindeki Bulam, Abdülharap ve Recep sularını toplayıp Cendere Köprüsünden geçtikten sonra Eski Kahta ve Alut Arazisinde biriken dağ sularını da alarak Fırat Nehri'ne karışır (45.5 km).


Göksu Çayı:  Kahramanmaraş ili sınırlarından çıkar. Erkenek, Tut.ve Akdere civarından geçer. Sofraz suyunu da aldıktan sonra Gümüşkaya'nın batısında Fırat Nehrine karışır.  İI sınırlan içindeki uzunluğu 90 km. 'dir


Sofraz Çayı: Besni ilçesi Toklu Köyü civarından çıkar. Hacıhalil Köyü yakınlarında Keysun Suyu'nu alarak Akdere civarında Göksu Çayı'na karışır. İl sınırları içindeki uzunluğu 51 km.'dir.

Ziyaret Çayı:   Kaynağını Cebel ve Zey Köyleri sularından alarak ipekli Köyü civarında Atatürk Barajı Gölü'ne karışır.
 
 

Ova Adı

Bulunduğu Yer

Yüzölçümü
  (Km2)

 Yüzölçümüne Oranı
  (%)

Yükseklik
  (m)

Kahta Ovası

Kahta

832

11,0

600-700

Keysun Ovası

Besni

306

4,0

600-700

Inekli Ovası

Gölbaşı

45

0,5

550-650

Pınarbaşı Ovası

Çelikhan

13

0,1

1450-1550

 

Dağlar  


Kuzey kesimi, Torosların uzantısı olan Malatya   Dağları ile kaplıdır. Güneye inildikçe yükselti azalır ve tamamıyla ova   nitelikli araziler başlar. Çelikhan, Tut ve Gerger ilçelerinin tamamına   yakını dağlık bölge özelliğini taşır.Merkez, Besni ve Kahta ilçelerinin kuzey   kesimleri dağlık, güney kesimleri ova şeklindedir. Samsat ilçesi ise ilin en   düz arazilerine sahiptir. İlin belli başlı dağlan ve yükseklikleri aşağıya   çıkarılmıştır.

 

                                                                                          
   

Dağlar

   
   

Yükseklik

   
   

Akdağ

   
   

2551 m.

   
   

Dibek

   
   

2549 m.

   
   

Ulubaba

   
   

2533 m.

   
   

Gördük

   
   

2206 m.

   
   

Nemrut

   
   

2150 m.

   
   

Borik

   
   

2110 m

   
   

Bozdağ

   
   

1200 m.

   
   

Karadağ

   
   

1115 m.

   





















































 Adıyaman'ı doğudan batıya doğru bölen Anti Torosların kuzeyinde kalan dağlık bölgenin iklimi ile güneyinde kalan bölgenin iklimi birbirinden farklıdır.

  Güneyi, yazları kurak ve sıcak,kışları ılık ve yağışlı; kuzeyi yazları kurak ve serin, kışları yağışlı ve soğuktur. Doğu Anadolu ile Akdeniz Bölgeleri arasında köprü konumunda olan İlin iklimi, bu özelliği dolayısıyla bölgedeki diğer illerden farklıdır. 

Atatürk Baraj Gölü alanının oluşmasından sonra, İlin ikliminde bir yumuşama ve nem oranında bir artış olmuştur. İlde hakim rüzgarlar kuzey, kuzeydoğu ve kuzeybatı istikametindedir.Adıyaman il merkezi 37°45’ kuzey enlemiyle 38°16’ doğu boylamında yer alır. Adıyaman’ın denizden yüksekliği 672m dir. Adıyaman’da kış aylarında sıcaklıklar sıfırın altına az düşer. Yılın en düşük sıcaklıkları -10°C ile -2°C arasında olup bazı yıllar sıcaklığın sıfırın altına düşmediği de gözlenmiştir. Kış ayı minimum sıcaklık ortalamaları 0°C ile 10°C arasındadır.Bu sıcaklıklar açık hava sıcaklıları olmayıp açık hava sıcaklıkları bu değerlerden 2°C ile 8°C daha düşük olmaktadır.

Yaz aylarında ise sıcaklık ortalamaları 28°C ile 38°C arasında olup maksimum sıcaklıklar 35°C ile 47°C arasındadır. İlimizde günlük en düşük sıcaklık ile en yüksek sıcaklık arasındaki günlük fark 10°C civarındadır. İlimizde rüzgâr ise genellikle hafif ve orta kuvvette olmakta, zaman,  zaman kuvvetli ve yılın 10-15 günü fırtına şeklinde olmaktadır. Hakim rüzgar yönü ise kuzeyli rüzgarlardır.
(Son 10 yılın ortalaması)

 

AYLAR

SICAKLIK

ORT. NİSBİ NEM

ORT. AÇIK GÜN SAYISI

ORT. KAPALI GÜN SAYISI

ORT. YAĞIŞ MİKTARI

ORT. YAĞIŞLI GÜN SAYISI

AYLARA GÖRE HAKİM RÜZGAR YÖNÜ

ORT.

EN YÜKSEK

EN DÜŞÜK

OCAK

3,9

19,9

-14,6

65

5,6

12,3

170,8

12,7

K-KD

ŞUBAT

5,8

21,7

-8,5

63

4,7

10,4

116,3

10,9

K-KD

MART

9,8

24,7

-6

59

5,8

8,8

111,3

10,7

K

NİSAN

14,7

30

-2

54

4,7

4,5

82,9

9,9

K

MAYIS

20,2

36

6

44

8,8

2

51,4

7,9

K

HAZİRAN

26,3

40

10,6

29

18,8

0,1

5,9

1,6

K

TEMMUZ

30,6

44

16,7

25

27,6

1,5

0,4

K

AGUSTOS

30,1

43,5

16,3

26

27,3

0,8

0,2

K

EYLÜL

25,4

40

10,2

31

21,4

0,2

3,8

0,9

K

EKİM

15,8

35

2,2

44

12,8

2,2

30,6

4,6

K

KASIM

11,8

28,2

-3,2

56

10,2

5,3

76,7

7,8

KD

ARALIK

6,2

20,8

-6,4

66

7,6

10,7

146,1

11,3

KD

                                                 
  Yıllık Ortalama Rüzgar Hızı (m/sec) : 2.4 

 

 

Göller
İlde dört doğal, bir de yapay olmak üzere beş adet göl vardır. Bunlar Gölbaşı, İnekli, Azaplı ve Abdulharap doğal gölleri ile Atatürk Barajı suni gölüdür.
Gölbaşı Gölü: 2.19 km2 yüzölçümünde olan bu göl, Gölbaşı ilçesi Belediye sınırları içerisinde yer almaktadır. Çevresinde turistik tesisler bulunan gölde balık üretimi de yapılmaktadır.
İnekli Gölü: Yüzölçümü 1.09 km2 dir. Yağışların fazla olduğu dönemlerde Gölbaşı ve Azaplı Gölleri ile doğal olarak açılan kanallarla birbirine bağlanırlar.
Azaplı Gölü: ilçenin batısında bulunan bu gölün yüzölçümü 2.72 km2 dir. Kışın sularının artması nedeniyle çoğu kez Gölbaşı Gölü ile birleşik bir görünüm arz eder.
Abdülharap Gölü: Çelikhan ilçesinin 3 km. kuzeyinde yer alan gölün yüzölçümü 5 km2 dir. Yüzeyi yoğun olarak saz ve otlarla kaplanmış olan bu göl. Çat Barajı'nın tamamlanması halinde, baraj göl sahası içinde kalacaktır.
Atatürk Barajı Gölü: Güney Doğu Anadolu Projesi'nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla oluşan bir göl olup Adıyaman ve Şanlıurfa illeri arasında geniş bir alanı kaplar. Bölgenin sulama suyu ve balık üretiminin teminİ açısından son derece önemli bir göldür. Rezervuar sahası 81.700 hektardır.
Çamgazi Barajı Gölü: Adıyaman merkez ilçeye bağlı Atatürk Barajı yolu üzerindedir. Baraj gövdesi zonlu toprak dolgu tipinde yapılmakta olup sulama amaçlı inşa edilmektedir. Sulama alanı 6536 hektardır.
Çat Barajı Gölü: Güney Doğu Anadolu Projesi'nin (GAP) uygulamaya konulmasıyla oluşan göl olup Adıyaman-Çelikhan Abdulharap Gölü üzerindedir. Sulama amaçlı kullanılan baraj gölü 14.481 hektarlık alanı kaplar.
Göletler: Adıyaman ili gölet inşası bakımından yeterli su potansiyeline sahiptir. Bu nedenle mevcut göletlerin yanısıra çoğunluğu GAP Projesi çerçevesinde olmak üzere bir çok gölet inşa halindedir. Bazı göletler de planlama aşamasındadır. Bunlara ait özet bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir.


  Gölet

Suladığı Alan (Ha)

Gözebaşı

100

Kınık

183

Hasancık

94

İncesu

188

Dot

267

Mülk

450

Karahöyük

304

 

NEMRUT DAĞI ÖREN YERİ

Adıyaman’a 86 km Kahta ilçesine 51km uzaklıktadır.  
Dünyanın 8. harikası olarak anılan ve UNESCO Kültür Mirası Listesinde yer   alan bu yer Doğu Toros Sıradağlar üzerinde 2150m yüksekliğinde, Fırat nehri  geçitlerine ve ovaya hakim bir tepe üzerindedir.

Kommagene Kralı 1. Anticeos   ‘a ( Antikos) anakaya üzerinde bir anıt mezar yapılmış ve üzerine kırma   taşlar yığılarak büyük bir tepe biçiminde tümlüs oluşturulmuştur. Tümülüsün   Doğu Batı ve Kuzeyindeki kayalıklara 9-10 metre boyutlarında dev kral ve   tanrı, kartal ve aslan heykelleri konulmuştur.

ARSAMEİA KUTSAL ALANI

Adıyaman ili, kahta ilçesi sınırları içerisinde yer   almaktadır.

M.Ö. 3.YY da ( Hellenistik dönem) yaşamış arsemes tarafından   kurulduğu için bu isimle anılmıştır. Prehistorik dönemden sonra Hellenestik,   Roma ve orta çağda da yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Güneydeki tren   yolunda Mitras’ın kabartma stili bulunmaktadır.

PİRİN ÖREN YERİ (PERRE ANTİK KENT)

Adıyaman’a 5km. uzaklıkta Örenli mahallesi sınırları   içerisindedir. Perre şehri, Kommagene ülkesinin 5 büyük şehrinden biridir.   Günümüzde çok az bir kalıntı ulaşmıştır. Antikkentte sur duvarları, halen   halk tarafından kullanılmakta olan çeşme ve 200’e yakın kaya mezarının   bulunduğu Nekropol yer almaktadır.

DERİK KUTSAL ALANI

İlimiz Sincik ilçesi Çatbahçe sınırları   içerisindedir. 125m yükseklikte iki tepe arasındaki düzlük alana kurulmuştur.   Burada bir tapınak ve kutsal   Temenus   ( çevre duvarı) ile simetrik yapıda iki adet “hercon” yer almaktadır.

PALANLI MAĞARASI:

Paleolithik dönem (taş devri) insanın yaşadığı   dönemde kullanılmıştır M.Ö. 40,000 yıllarına kadar uzanan dönemde avcılık ve   toplayıcılıkla uğraşan halkın mağara duvarlarına çizdikleri dağ keçisi ve   geyik gibi hayvan resimleri günümüze kadar tahrip olmadan gelmiştir.

 
 
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1691 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın