• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
GİZEMLİ ÖĞRETİ
GİZEMLİ ÖĞRETİ

Profesyonel Rehberlik güçlü idealleri olan eşsiz bir teşkilattır. İş felsefemizi saygın kılan köklü meslek geçmişimiz övünç ve mutluluk kaynağımızdır. Yılllar boyunca İlkelerimizi bir yaşama tarzına dönüştürerek kalitemizi farkedilir kıldık. 

Meslek prensiplerimizi tam 12 yıldır  sadık kalarak yaptığımız her işimize uygulamaktan mutluluk duyuyoruz.. 

Her büyük marka gibi bizlerde ahlaklı davranmayı ve sözümüzü sonuna kadar tutmayı kriter edindik.Başkalarıyla yarışmak gibi bir amacımız hiç olmadı ;çünkü  hep yarışları başlatan biz olduk.Diğer oluşumlardan farklı olarak bizler  kendi realitemizden yola çıkarak önce iç dinamiklerimizi geliştirmeyi hedefledik daha sonra ise sahip olduğumuz kıymetleri sosyal çevremize aktarmaya çalıştık.

Bu davranışıyla teşkilatımız gerçek anlamda "Toplumcudur".Sonuç olarak, kaliteli bir standart oluştururken diğer taraftan da başkaların da sahip olmak isteyeceği yüksek bir değer ortaya çıkardık. Kısacası Profesyonel Rehberlik  geçmişten bugüne kalıplar içine sıkışan düşünsel sınırları genişletmeye çalışır ve sürekli yaşam koşullarının iyileştirilmesi için mücadele eder.

   Profesyonel Rehberlik, yalnızca bir marka olarak değil bir tür yaşama biçimi olarak da ayrıcalıklı ve elit bir standartı simgelmektedir;

Aslında markalara karşıdır; Fakat kendisi eşsiz bir markadır. Bu yüzden  seçimleriyle kendini özgün bir şekilde tamamlayarak, bulunduğu ortamlarda fark yaratır.

Gereksiz ayrıntı ve polemiklere saplanıp kalmaz, moda olarak kabuledilegelen klişeleri tabu olarak niteler ve kişioğlunu kurtarmak için sosyal giyitlerinden vazgeçilmesini teklif eder.Böylece insanoğlu özbiçimsel varoluşu içindeki çıplaklığından  ve yalınlığından utanmamayı öğrencektir, aksini idda etmenin düpedüz sayrılık olduğunu idda etmektedir.

Bu yönüyle hem bencil hem de toplumseverdir.Karşıduruş davranışlarıyla sergilediği Dikbaşlı tutumunun altında insancıl bir özadanış gizlidir.Algılayışın ve sezgilerin gücüne inanmak bu fikrin en temel kriterlerini oluşturmaktadır. Bu ve buna benzer kriterler kişioğlunun ruhsal evrimine ve tinsel sağaltımıyla geldiği noktaya yükselişe bir atıftır.

İnsanlar ancak böylesi bir özadanışla türünü yaşatabilecek ve gerçek anlamda birinci sınıf bir hayat sürmeyi başaracaktır; Ancak  bunları yapmanın tek  yolu  kesinlikle mücadele etmektir...Onu soyut bir kavram olarak değil de daha çok bir insan olarak ele aldığımızda bu teşkilatımızın huyunu  daha iyi anlarsınız:

"Kesinlikle tanımlanmaktan hoşlanmaz, onun yaşam tarzı özgürce olmalıdır". Basmakalıp insansı dogmaları dinlemez, çünkü tanımlar basit kavrayışlıların ve dar dünya görüşlülerin formatıdır, oysa o sürekli bir devinim ve gelişim içinde  yetişmektedir.

   O yenidengelişi sever bu yüzden içinde gizlediği korkuları yoktur, bilirki başı çekmek sadece cesurlara göredir.Bu yüzden sürünün de öncüsüdür tıpkı toplumun öncüsü olduğu gibi.Ama onun bütün işi yol göstermek değildir.Söylevlerinde iddalıdır ve geri adım atmak nedir bilmez.Bilirki geriye dönmek artık onun için intihar demektir.

   Yalnızca klişe ve basmakalıba değil kısırdöngüsel önyargısal varsayımlarında kritiğinde tenkitçi duruşunu farkederiz , söylemleri çelişkisel totolojileri, önermelerin ana teması haline getiren yozlaşmış tabulara karşı çıkar ve yeni bir mantıksal fonksiyon ikilemi kurarak  bilinmezleri sıradan bir  klişe olmaktan kurtarak onu çoktan seçmeli biçem ve imgelemlere dönüştürerek insanlara özgürleşmenin yeni yöntemlerini gösterir..

Bu yüksek ruh kalitesi Teşkilatımızda görev yapanların nerdeyse tamamının bugün hala sektörde ve yollarda olmasını sağlayan sonsuz gayret ve mücadelemizin bir ödülüdür.

Başarılarımızı bir  Doktirin olarak ele alırsanız temelinde bir çok sözü geçer turizimci ustalar tarafından dizayn edildiğini anlayacaksınız. 
Bu konsept ve yorumla düşündüğünüzde kurgumuzu herhangi bir logo sınıfına sokmak zordur;

Çünkü " Profesyonel Rehberlik özgün ve evrensel  tasarımıyla kendi türünü yaratır.”

LOGO VE MİTOS:

 Bunca yıl bizden, Profesyonel Rehberliğin gerçekten kaliteli bir marka olduğunu gösteren etkileyici bir tasarım oluşturmamız isteniyordu. Biz de meslek yaşantımız boyunca,  bize dikte edilen fikirlere ve klişeleşmiş normlara karşıduruşu simgeleyen yeni bir kurgu geliştirdik.

Öyle ki insanların birazcık durup da kendilerine alışageldikleri yaşama tarzlarını birkez olsun  sorgulamaları gerektiğine vurgu yapan, felsefi ve idealist yapısıyla sıradışı olarak nitelenebilir .

   Ancak böylelikle bize dikte edilenlere karşı kendi doğal normlarımızı seçmek ve oluşturmak özgürlüğüne sahip olabileceğimiz düşüncesinden yola çıktık ve bu amaçla eliptik biçimlemelerle hayatın normlarının getirdiği kısır döngü, kıvrımlı kuyruk kullanılarak açıklanmaya çalışılırken, hayatla ilgili aldığımız kararlar ve hayatın akışına gönderme yaptık.
   Logomuzda örgütümüzün karakterini anlatmaya yarayan  birçok simge kullanılmıştır.Bunların hemen hemen tümü kalıplaşmış klişelere başkaldırıyı ve zorla dayatılmak istenen otoritelere karşı duruşu simgelemektedir.popülist söylemlere fırsat vermeyerek, ezberlenmiş ve tekrar edegelen döngüleri kınar.

   Tıpkı Sisyphos gibi gözleri zirvededir bu nedenle sırtındaki yükü çekmekten yüksünmez. Bu yüzde biz de Logomuzun altındaki olimpik dairelerle; kuşkusuz yeni yaşam oluşumlarını simgeleyen tinsel helezonlar şeklinde dışbükeyleri ön plana çıkartarak sonsuzluğa atıfta bulunmak istedik.Bu sonsuz çizgiler ironik olarak bitişin başlangıçtaki kişioğlunun ilk halini, kişinin kendisine dönüşümünü ve sonunda da benliğini keşfetmesiyle açıklanacaktır.İronik olarak kişioğlu bu serüveninde aslında içsel bir yolculuğa çıkmıştır, ve kendisini bulmadan da rahat etmeyecektir.

   Art imgede yer alan dikey ve düşey çizgilerse korkuları yenmişliğin utkusunu vurgular, yeni çözümlemelerle  insanı fikirsel ülküleriyle tanıştırarak kişiye kendi özüne dönmenin ilhamını vermektedir, insana verilmiş yaşama dinamiklerinin köklerini keşfetmeye çağırır, bu üst insanla insansıların kesin ayırtlarında gizli kalabilen bir derinlik algısı oluşturur.Tam anlamıyla içselbir diyalektiğin şifreleriyle hazırlanan bu sembolik tasarımın yazılımı oluşturulurken yetenek ve dehanın sıradışı pekini bu teoremi zamanlabir başyapıta dönüştürmeyi  başarabilmiştir.

İnsanın uyanışını dile getiren pek çok diyalektik çağrı ve uzamlar dışbükey yaylarla ifade edilmiştir; bu  aynı zamanda kişioğlunun uyanışını da anlatmaya yarar. Zaman-Uzay fikriyle sembolik figürler, fikri ülkülermişcesine adeta içselleşir ve kişioğlunu efendilerine direnmeye davet eder,  bu yönüyle kurgulanmış dikey ve düşey uzamlar profilin devrimci özelliğini vurgulamaktadır.

   Kişi olarak tasarım eril bir karakteri simgelemektedir fakat diğerkamlık sözkonusu olduğunda anaç bir tutum da gözümüzden kaçmaz.Hayata karşı duruşu metin ve vakurdur, düşünceleri net ve kendinden emindir.Her ne kadar erkek sezgileri olsa bile kadın ruhunu kavrayabilir.Sonsuzluktan içbükey döngülerle kişioğlunun libidosundan bilinçaltı eksenine kayan duyusal çakralara akan yaşam enerjisi eskilogo ile bir çok teknik kullanılarak bu seyahat markasının güçlü bir kimliğe dönüşmesini hedefliyoruz.
 
   Logomuzdaki Oval formların keskin, kıvrak ve yumuşak dokusuyla ortaya çıkan canlı renkler, sıcak dinamiklerle birleşiminden farklı düşünme tarzlarını çağrıştırması planlanmıştır.

   OVO adını, Latincede terimsel olarak yumurta manasına gelirken; “Yeni Yaşam Oluşumları”  düşüncesine atıfta bulunur; Ancak bu oval oluşum genital bir formdan çok kozmik bir derinlik çemberi çizerek aslında tinsel bir koza yapılanışını önplana çıkartır, bu koza örüldükçe kişioğlu da aslında gerçek kimliğine ve varoluşuna  yaklaşacaktır; fakat özdeksel oluşum realitesi mutlaka sufice bir yanışla perdeyi kapatmalıdır; çünkü başka bir şekilde iz sürüldüğünde ayakizlerinin takip ettiği küller kavranılmaz olacaktır.

   Tasarımımızın felsefik dokusunu hazırlarken birçok öğretiden ilham aldık ancak bunlardan bizi ençok etkileyen ON AKIL Teoremiydi.Evrensel bir uzlaşı diyalektiği olan bu felsefi öğretide birçok söylemin özgürce kaynaştığını görürüz; İslamiyetten ,Kofiçyüsime , Budizm ve  Hristiyanlıktan, Museviliğe kadar inanların buluştuğu ve kaynaştığı ortak bir alaşımıdır.


   Bu ruhsal karışımın kalbinde yine insan vardır; ancak her şeyden önce  insanın cevaplaması gereken bazı sorular vardır karşısında! Ve bir şekilde  türü içindeki sınıfı, işi, eşi ve yaşama tarzıyla tanıştırılır; ancak toplumun kişioğlu için tasarladığı bu sınıf bazen herkesi tam olarak memmun etmez.Buyüzden kişioğlu içinde kalan bir çok yarım kalmış şeylerin düşünü kurmaya başlar, Bu durum  birgün cesaretini toplayarak yola çıkmaya karar verinceye kadar sürecektir.Kişi ne yaparsa yapsın önce kendinden başlamalıdır.Yolda sahte benlerle tanışarak bazen cesaretini kaybederek  onlarla kalmaya ikna olacak, bazen de sonuna kadar gitmeye karar verecektir. Kişioğlunun önünde yaşamı boyunca çeşitli fırsatlar olacaktır:

      Ancak her seçim bir vazgeçiş gibidir.Bu yüzden kişioğlunun kafası soru işaretleriyle dolu olacaktır.Ve hemen bir karar vermek ise çılgınca bir maceranın başlamasına  sebep olabilir.

Ama diğer türlü de birşey yapmadan beklemek ve hergün benzer şeyleri yaşamak da inasan usantı vermektedir.Ya sıradanlığı seçip  rutine boyun eğecek,  yada oyunu yanlızca toplumun kurallarına göre oynayarak şansını deneyecektir.Çünkü üyesi olacağı toplumun kuralları dışında bir seçenek iyi bir fikir olmayabilir, böyle söyler kanun yazıcılar. 

Ya kuralların getirdiği mutluluğu  kabulenecek ve yolun karşı tarafını unutacaktır. ya da yolun diğer tarafını düşünecektir.Ama yolun diğer tarafı gizemlidir, kışkırtıcı ve süprizlerle dolu..ama karanlıktır.

Yola çıkmışlara  kahinler ve kanunyazıcılar çoktan geri dönmesini söylemişlerdir bile.Bir gün canına tak eder ! zirve ve koyaklardan seğirterek yola çıkma  kararı alır, o esnada biliciler ona bu yolculuğun anlamını sorarlar, anlamsız bir mücadele olduğunu ve yenilgiyi kabul edip geri dönmesini  isterler, kişioğlu ya bu çağrıya uyarak geridönecektir yada devam edip uçuruma kadar yürümeyi başaracaktır.

İşte gerçek ironi uçuruma kadar gelebilen insanın şimdi ne olacağını merak etmesiyle başlar, çünkü geriye dönmek de en az aşağı atlamak kadar intihardır demektir.Ya kendisini bu kısırdöngüden  çıkarabilecek bir kurtuluş yolu bulacak ya da Kişioğlu hayatın yaşamaya değip değmediğini  anlamak için bu savaşı birşekilde  kazanmak zorundadır, yoksa misyon çökecektir..

Çünkü bu sürünün de misyonudur ve gerisinde zinciri kopmuş bir insan enkazı bırakacaktır.Bunun adı kısaca İnsanlığın Düşüşüdür…”
 
 
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
1302 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın