• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
CUMALIKIZIK

COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ VE KONUMU
Bursa Yıldırım İlçesinde yer alan Cumalıkızık Köyü; Karapınar ve Değirmenönü mahalleleri arasında kalmakta, batıda Hamamlıkızık Köyü ve kuzeyde Değirmenönü Mahallesi, güneyde de Uludağ yamaçları ile sınırlı bulunmaktadır.Cumalıkızık, Bursa-Ankara karayolunun 10. kilometresinden güneye ayrılan il yolunun 3. kilometresindedir. Denizden yüksekliği ortalama 340 m .dir. Uludağ eteklerinde yer alan Cumalıkızık, yaklaşık 10 hektarlık bir alanda kurulmuştur.  Yapıların işlevi konuttur. Köyün oluşmasında hiçbir zaman belli bir plan göz önünde bulundurulmamıştır. Köyün ana caddesi yoktur. Birbirini gönyeli kesen sokaklara rastlanmaz.
Cumalıkızık’ın Bursa metropoliten kent merkezine çok yakın olmakla birlikte kırsal karakterini ve fiziksel karakterini koruyabilmiş olması, köyü metropolün modernleşme dinamiklerine yenik düşen diğer Kızık köylerinden farklı kılmaktadır. Cumalıkzık; bu süreçte köyden Bursa kent merkezine göç edenlerle nüfus kaybederek küçülmesine rağmen sosyal-ekonomik ve fiziksel boyutlarıyla direnmeye devam etmektedir.

   Cumalıkızık geleneksel Osmanlı mimarisine göre şekillenmiş, özgün sivil mimarlık örnekleri olan konutların organik sokak dokusu ve anıtsal yapılarla bütünleştiği önemli bir kültür mirasıdır. Geleneksel Osmanlı yerleşmelerinde gözlemlenen cami, köy kahvesi ve ulu çınar üçlemesinin oluşturduğu merkez Cumalıkızık’ta da görülmektedir. Bu merkezde yer alan meydan müze fonksiyonuyla beslenmektedir. Topografyaya göre şekillenmiş organik sokak dokusunu oluşturan yapılar bölgenin karakteristik özelliklerine göre tasarlanmıştır. Bu nedenle her sivil mimari yapı örneği diğerinden farklıdır. Bu farklılık da köy dokusunu zenginleştirmiştir.2000’li yıllarda tarihi dokusunu her şeye rağmen korumuş olan Cumalıkızık, doğal değerleri dışında, Osmanlı öncesine ait tarihi kalıntılara da sahiptir.

   Uludağ eteklerindeki “Ihlamurcu” mevkiinde 1969 yılında Bizans devrine ait kilise kalıntıları tespit edildiğinden bahsetmiştik , şimdi  bu kalıntılar Bursa Arkeoloji Müzesi’ne nakledilmiştir.Osmanlı dönemi vakıf köyü olan Cumalıkızık; cami, hamam gibi halkın ortak kullanım binaları, topografyanın biçimlendirdiği organik sokaklar ve bu sokakların kesiştikleri noktalarda organik biçimlerde yer alan toplanma noktaları, kendi içinde sosyal ve fiziksel ekolojik boyut taşıyan kademeli bir sıralanım gösterir. Bu toplanma alanları toplumsal yaşamı içinde barındırma işlevine sahiptir. Zemini taş döşeli sokağın, ortasında yer alan eğimli yüzey, saçaklardan gelen yağmur suyunu evlerin cephesinden uzaklaştırmak yanı sıra, köyün en üst noktasında yer alan kaynaktan, suyun bilinçli bir şekilde dağıtımında da kullanılmaktadır. Bahçe sulamada kullanılan bu su düzeneği, köyün yaz aylarında serinlemesine de yardımcı olmaktadır. İnsan psikolojisi üzerinde rahatlama yaratan su kullanımı, doğal ekolojik dengenin bir yaşam döngüsü olarak kazanımında önemli rol oynar.
 
Bursa yakınlarında kurulan Osmanlı Beyliği kuruluşundan kısa zaman sonra bölgeye hakim olmayı başarmış, 1326 yılında Bursa’yı, 1331 yılında İznik’i fethederek yörede varlığını kesin olarak kabul ettirmiştir. Böylece Osmanlı halkının bu topraklara yerleşerek kentler ve köyler oluşturması sağlanmıştır. Cumalıkızık vakıf köyü olarak kurulmuştur ve bu özelliğini yerleşim dokusu konut mimarisi, yaşam biçimine yansıtmıştır. Uludağ’ın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine bu konumlarından dolayı ”kızık” adı verilmiştir. Köylerin birbirlerinden ayrılması için de dereye yakın olanına Derekızık, Fidye verene Fidyekızık ve Kızık köylerinden topluca gidilerek cuma namazı kılınan köye de Cumalıkızık adları verilmiştir.
İklim:
Kışlar genel olarak çok yağışlı,yazlar ise kuraklığa sebep olmayacak derecede yağışlı geçer.

Ulaşım:

Bursa’nın doğusunda, Ankara karayolunun 10. kilometresinden güneye Uludağ yamaçlarına giden yol 3 km sonra, Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini günümüze kadar, koruyan Cumalıkızık yerleşimine ulaşır. Cumalıkızık’a, Bursa Santral garajdan minibüs ve belediye otobüsleri aracılığıyla yaklaşık yarım saatte ulaşılabilmektedir.Yapımı tamamlanan metro durağı köyün 3 km altında ankara asfaltı üzerindedir. Durağın ismi Cumalıkızık olup turistlere büyük kolaylık sağlanmıştır. Ankara karayolunun 10. kilometresinden güneye Uludağ yamaçlarına giden yol 3 km sonra, Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini günümüze kadar, koruyan Cumalıkızık yerleşimine ulaşır. Cumalıkızık’a, Bursa Santral garajdan minibüs ve belediye otobüsleri aracılığıyla yaklaşık yarım saatte ulaşılabilmektedir.
Hikayesi... 
Tokat dolaylarında yaşamakta olan Oğuz boylarından Kızıklar, Karakeçili aşiretinin bulunduğu bölgeye göç ederek Ertuğrul Gazi’den yerleşmek için yurt isterler. Ancak Karakeçili aşireti, Kızıkların bu istemine karşı çıkar. Bunun üzerine Ertuğrul Gazi, düşmanlıklar doğmaması için Kızıklar’a, Uludağ’ın o zamanki adıyla Keşiş Dağı’nın kuzey eteklerinde yer gösterir.
İki Oğuz boyu arasında sürekli dostluk sağlamak için de, Kızık boyu beyinin 7 oğlunu Karakeçili aşiretinden 7 güzel kızla evlendirir. Kızık beyinin 7 oğlundan Cumali Bey, ailesi ve yakınlarıyla günümüzdeki Cumalıkızık’ta, Fethi Bey Fethiyekızık’ta (Fidyekızık), Hamlı Bey HAmalıkızık’ta, Dal Bey Dallıkızık’ta, Bayındır Bey de Bayındırkızık’ta yurt kurarlar. Derekızık ile Değirmenlikızık’ın kimler tarafından kurulduğu söylencede yer almaz.
DÜNDEN BUGÜNE
Tarihçe
 Bursa’nın doğusunda Ankara yolu üzerinde Bursa’ya 13 km mesafede, Uludağ’ın yamaçlarında beş kızıklı köyden biri olan Cumalıkızık'ın Kuruluşu yaklaşık 1300'lü yıllara denk gelmektedir.   Bir vakıf köyü olarak kurulan köyde, tarihi doku çok iyi korunmuştur ve Osmanlı erken döneminin kırsal kesim sivil mimari örnekleri günümüze ulaşmayı başarmıştır.  Cumalıkızık köyü sahip olduğu değerler açısından aynı zamanda UNESCO dünya tarihi miras listesine de adaydır.  Uludağ etekleri ile vadiler arasında sıkışıp kalan köylere kızık adı verilmiştir. Diğer kızık köylerindeki köylülerin eskiden Cuma namazı için toplandığı yer olduğundan bu köyün Cumalıkızık adıyla anıldığı söylenir. Bir başka söylence de, Osman Bey'in köyün kurulduğu günün cuma günü olması sebebiyle bu köye "Cumalıkızık" adını vermiş olduğudur.
Köy meydanında köy geçmişine ait eşyaların sergilendiği bir de müze (Cumalıkızık Etnografya Müzesi) bulunur. Köyde, Haziran ayında "Ahududu Şenliği" yapılmaktadır. Ünlü "Cumalıkızık evleri" moloz taş, ağaç ve kerpiçten yapılır, genelde üç katlıdır. Üst katlardaki pencereler kafesli veya cumbalıdır. Ana giriş kapılarındaki kulplar ve tokmaklar dövme demirden yapılır. Evler sarı, beyaz, mavi, mor renklere boyalıdır. Evlerin arasında kaldırımsız, taş döşeli, çok dar sokaklar bulunur.   
       Köy meydanında köy geçmişine ait eşyaların sergilendiği bir de müze (Cumalıkızık Etnografya Müzesi) bulunur. Köyde, Haziran ayında "Ahududu Şenliği" yapılmaktadır. Ünlü "Cumalıkızık evleri" moloz taş, ağaç ve kerpiçten yapılır, genelde üç katlıdır. Üst katlardaki pencereler kafesli veya cumbalıdır. Ana giriş kapılarındaki kulplar ve tokmaklar dövme demirden yapılır. Evler sarı, beyaz, mavi, mor renklere boyalıdır. Evlerin arasında kaldırımsız, taş döşeli, çok dar sokaklar bulunur. 
         Köyün camisi, caminin yanındaki Zekiye Hatun Çeşmesi ve tek kubbeli hamamı Osmanlı devrinden kalmadır. Köyde, Bizans devrinden kalma bir kilise kalıntısı da bulunur. Köyde narenciye, ceviz, kestane yetişir.
        Diğer Kızık köylerinin tarihi dokularını kaybetmelerine rağmen, sadece Cumalıkızk köyünün tarihi yapısını korumasının nedeni; Kurtuluş savaşı döneminde Cumalıkızık Köylülerinin  Yunan Ordusuna karşı direnmesidir.  Tarihi dokusu nedeniyle sık sık dizi ve film çekimlerine sahne olur. Örnek olarak Kurtuluş Savaşı'nı anlatan Kurtuluş dizisi, Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlatan Kuruluş dizisi ve başrolünü Emrah İpek'in oynadığı Kınalı Kar dizisi burada çekilen önemli sinema ve dizilerden bazılarıdır.
 Cumalı Kızık:
Cumalıkızık, Türkiye'nin Bursa ilinin Yıldırım ilçesine bağlı bir mahalle. Uludağ'ın kuzey eteklerinde kurulmuş beş Kızık köyünden biridir. Cumalıkızık Etnografya Müzesi burada bulunmaktadır. 2014'te Bursa ile birlikte UNESCO Dünya Mirasları arasına girdi.
Neredeyse bütün Türkiye tarafından tanınan çok eski bir Osmanlı köyüdür. 150-200 yıllık tarihi evlere sahiptir. Tarihi bir sit alanıdır. Köyde uzun yıllardır araştırma ve restorasyon çalışmaları yapılmaktadır. Bursa’nın en ünlü köylerinden biridir. Önceleri Aksu bucağına bağlı iken, 1987 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alınarak mahalle haline gelmiştir. Yıldırım ilçesine bağlıdır.
Cumalıkızık Kültür Turizmini geliştirme projesi AB tarafından desteklenmektedir.
Tarihi camisi, hamamı, çeşmesi ve evleri koruma altına alınmıştır.
Bu tarihi eserlerin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı belli değildir.
II. Osmanlı padişahı Orhan Bey’in vakıf köylerinden biridir. Uludağ’dan gelen Büyükbalıklı deresinin aktığı vadide bulunmaktadır. Tarihsel ve doğal yönleri ile öne çıkan bir köydür.
Kurtuluş Savaşı yıllarında tahribata uğramıştır.
Tarihi ve dizi film çekimlerinde doğal plato olarak kullanılmıştır. 250’yi aşkın ev, taş döşeli dar sokaklar koruma altına alınmıştır. Köyün içinde dolaşırken kendinizi adeta Osmanlı döneminde zannedersiniz.Kestanesi, ahududusu ve böğürtleni de ünlüdür. Her yıl “Ahududu Şenlikleri” düzenlenir.
1908 yıllığında köyde 158 hanenin bulunduğu yazılıdır. 1927 yılı nüfus sayımına göre; burada 803 kişi yaşamaktaydı. Burada dağ köylerinin kullandığı eşyalarla ilgili bir “etnografya müzesi” bulunuyor.
SOSYAL VE EKONOMİK YAPI
   Köyü sosyo-ekonomik boyutta düne taşıyan ipekböceği, kestane, üzüm olmuştur. bugüne taşıyan ürünler ise; başta ahududu, aşılı böğürtlen olmak üzere diğer tarım ürünleri olan kiraz,çilek v.b.sebze ve meyvelerdir.Evlerin avlularda bulunan üzüm ezmek için kullanılan kestane ağacından oyulmuş ve bir tanesi köyün müzesinde sergilenen şaraphana lar, çatılarda tozlar içinde bulunan ipek böceği yetiştirmek için kullanılan aralarına teller gerili olan büyük çerçeveler olan “kerevet”ler, bağcılığı ve ipek böcekçiliğini bir anlamda en büyük ekonomik girdiyi sağlayan, köyün en büyük geçim kaynağının görsel kanıtlarıdır.Cumalıkızık Yerleşkesi için kestane ormanları ayrı bir önem taşımaktadır.

   Cumalıkızık halkı kestane ağacını hem geleneksel yapım sisteminin tüm elemanlarında kullanmış, hem de söz konusu ağacın meyvesi sayesinde 1950' li yıllara kadar büyük gelir elde etmiştir. Önceleri Bursa’nın kestane üretim merkezi durumunda olan Cumalıkızık, 1950' lerde yayılan ve halk arasında “kestane kanseri” olarak bilinen “mürekkep hastalığı” nedeniyle bu özelliğini yitirmiş; en önemli gelir kaynağının yanısıra en değerli yapı malzemesini de kaybetmiştir. Bu da köydeki genç nüfusun Bursa kent merkezine göç ederek yeni geçim kaynakları aramasına neden olmuştur. Böylece köyde yaşlı nüfus kalmıştır.
Günümüzde Cumalıkızık halkı, geçimini bahçecilik ve kadınların yaptığı ev gıdaları ve el işlerini ( köyün geleneksel ürünlerini) satarak aile ekonomisine katkı sağlamaktadır.

Tarihçe:
Osmanlıların Bursa’da ilk yerleştikleri bölgelerden olan Cumalıkızık, 180′i halen kullanılan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 ev ile Osmanlı dönemi konut dokusunu günümüze taşımaktadır.

Cumalıkızık yerleşiminin güneydoğusunda Uludağ eteklerindeki Ihlamurcu mevkiinde Bizans devrine ait bir kilise kalıntısı 1969 yılında tespit edilmiştir, Kilise kalıntısının yüzeyde rastlanan bazı mimari parçaları Bursa Arkeoloji Müzesi’nde saklanmaktadır. Bursa yakınlarında kurulan Osmanlı Beyliği kuruluşundan kısa zaman sonra bölgeye hakim olmayı başarmış, 1326 yılında Bursa’yı, 1331 yılında İznik’i fethederek yörede varlığını kesin olarak kabul ettirmiştir. Böylece Osmanlı halkının bu topraklara yerleşerek kentler ve köyler oluşturması sağlanmıştır. Cumalıkızık vakıf köyü olarak kurulmuştur ve bu özelliğini yerleşim dokusu konut mimarisi, yaşam biçimine yansıtmıştır.Uludağ’ın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine bu konumlarından dolayı ”kızık” adı verildiğinden bahsetmiştik. Köylerin birbirlerinden ayrılması için de dereye yakın olanına Derekızık, Fidye verene Fidyekızık ve Kızık köylerinden topluca gidilerek cuma namazı kılınan köye de Cumalıkızık adları verilmiştir.
Bursa’nın doğusunda, Uludağ yamaçlarında bilinen “kızık” köylerinden olan Cumalıkızık 1300 yıllarında Oğuz Boylarından “Kızık” Boyu tarafından kurulmuştur.Kızık köylerinden yalnızca Cumalıkızık, Hamamlıkızık, Derekızık, Değirmenlikızık ve Fidyekızık bugüne kadar gelebilmiştir. Ancak Cumalıkızık dışındakiler özgün dokularını koruyamamışlardır. Cumalıkızık 1920-1922 yılları arasında Yunan İşgali sırasında yanmaktan kurtulmuştur. Osmanlı Dönemi kırsal mimarisinin önemli bir örneği olan yerleşim geleneksel yaşam biçimini korumaktadır.Cumalıkızık, muhtarlıktaki 1685 tarihli Vakfiye Belgesi’ne göre, Orhangazi Vakfiyesine bağlı bir vakıf köyüdür.
Cumalıkızık’ın güney-doğusunda Uludağ eteklerindeki “Ihlamurcu” mevkiinde 1969 yılında tespit edilen Bizans devrine ait kilise kalıntısı köyün tarihinin daha da eski olduğuna işarettir. Bulunan kilise kalıntıları Bursa Arkeoloji Müzesi’ne nakledilmiştir.Cumalıkızık’ta köyün geçmişine ışık tutan, köyde yaşayan halk tarafından bağışlanan XVIII.,XIX. ve XX. yüzyıla ait çeşitli eşyaların sergilendiği Etnografya Müzesi bulunmaktadır. 1992 yılında açılan müzede, Osmanlı Devleti'nin 2. padişahı Orhan Bey'in köye verdiği bir berat bulunmaktadır. Bahçesinde at arabaları, dibek taşı, yalak, üzüm çiğneme teknesi gibi nesneler, müzenin içinde ev eşyaları, mutfak eşyaları, aydınlatma ve ısınma araçları, av malzemeleri, Uludağ’da bir zamanlar sürüler halinde yaşayan geyiklerden kalma dev geyik boynuzu, semerler sergilenir.
Cumalıkızık halkının, başlıca geçim kaynağı olan tarımsal üretim ile ilgili en eski veriler 1500’lere tekabül eden Osmanlı tahrir kayıtlarıdır. Kayıtlarda Köyde gelir getiren en önemli ürünler, kestane ve kirazdır, ayrıca sekiz tane değirmenden söz edilmektedir. 1960’lara kadar kestane ve kiraz ana ürünler olarak devam etmektedir. 1960’larda kestanelerde mürekkep hastalığının başlaması buradan elde edilen geliri düşürmüştür. Günümüzde kiraz, ahududu ve yine kestane en önemli ürünlerdir. Cumalıkızık’ta yetiştirilen ve gıda sanayisinin çeşitli alanlarında kullanılan hoş kokulu bir bitki olan Ahududu köyün simgesi haline gelmiştir.
Köyde kadınlar özellikle sosyo-ekonomik yaşam içinde önemli bir yere sahiptir. Evlerin önlerinde kurulan standlarda kadınlar kendi yaptıkları el işlemelerini ve ev gıdalarını satışa sunmaktadır.Cumalıkızık’ta yetişen geleneksel ve tarımsal ürünler de kurulan standlarda satışa sunulmaktadır. Ayrıca geleneksel evlerin iç avlularında köy kahvaltısı yapılabilmekte, kadınların yaptığı gözlemelerin yanı sıra ev baklavası, erişte, tarhana, reçel gibi ev ürünleri satılmaktadır. Köye özgün köy ekmeği ve cevizli ekmek de geleneksel ürünler arasındadır.Örfler, adetler, gelenekler, bağlamında Cumalıkızık’ta evlenmelerde görücü usulü yaygın ve evlenme süreci şu şekilde işlemektedir; “Önce kız isteniyor, ardından söz kesiliyor ve bunu belgelemek için erkek tarafına mendil veriliyor. Sonra nişan yapılıyor ve nişan evresinin uzunluğu-kısalığı ailenin maddi durumuna göre değişiyor. Düğün tarihinin belirlenmesinin ardından Perşembe günü çeyiz asılıyor, Cuma günü gelin hamamı yapılarak, aynı akşam el kınası yakılıyor. Cumartesi günü has kına denilen bir kına daha yapılıyor ve bu gece gelin adayı, kırmızı veya pembe bir elbise giyiyor, yine aynı gece lokum dökülerek eğlence yapılıyor. Pazar günü gelin alma gerçekleştiriliyor, gelin ata bindirilip üstüne cibinlik tutuluyor, dört bir yanından birer kişi cibinliği tutarken bir kişi de atı tutuyor, düğün günü gelin beyaz elbise giyip, beyaz duvak takıyor” Genç kızların çeyiz sandıklarında bulunan eşyalardaki süslemelerde en çok işlenen motif küpe çiçeği motifi, bunun yanında karanfil, gül gibi çiçek motifleri var.
Köy’de Dede ve Yatır kültürü mevcut. Köyün güneyinde Sal Dede isimli bir yatır bulunmaktadır ve her yıl Dede yapılarak, pilav dökülür, mevlit okunur ve adak adanılır. Sal Dede’nin Köy’ün koruyucusu olduğuna inanılmaktadır Birde Köy mezarlığının altında Ali Dede var, Köy sakinleri, onun mezarına mum dikerek yine adakta bulunmaktadır.Cumalıkızık’a özgü yemekler ise kestaneli tarhana çorbası ve mafiş tatlısıdır. Mafiş tatlısının yapımı şu şekildedir. Odunun yakılması ile elde edilen kül eritilip duru suyu alınır. Un ve diğer malzeme bu su ile yoğrularak, açılır. Sonra bu hamur şekil verilip, kesilir, yağda kızartır, en son ravağa atılır. Özel günlerde Cumalıkızıklıların bir araya gelerek hazırladıkları yemekler herkese ikram edilmekte bu şekilde yapılan ortak çalışmalar köydeki toplumsal birlikteliği güçlendirmektedir. Köyde yaşayanların hepsinin katılımıyla gerçekleştirilen geleneklerden bir başkası ise engare (imece) yöntemidir.
ULAŞIM
Bursa ilinin Yıldırım İlçesi’ne bağlı olan Cumalıkızık Mahallesi, Bursa’nın doğusunda, Bursa-Ankara karayolunun 10. kilometresinde güneye dönen yolda yer almaktadır. Cumalıkızık’a otobüs ve minibüslerle ulaşılabilmektedir. Köy içinde ulaşımı sağlayan organik sokaklar oldukça dikkat çekicidir. Bunlar yaya ve binek hayvanları ile at ve öküz arabalarının geçebileceği genişlikte yapılmıştır.Yassı taş döşemeli dar sokakların orta kısımları, yağışlı günlerde suyun akıp gitmesi için hafif çukur bir kanal haline sokulmuştur. Bu özellik köyün özgün yapısının bir parçasıdır. Köyde iki kişinin yan yana yürümesinin mümkün olamayacağı darlıkta sokaklara da rastlanır.
Cin Aralığı "Dünyanın en dar sokağı"Sokaklar belli bir plan göstermez. Yapılışları, eğimli köy arazisine uygun olup, bazı sokaklar bu nedenle çıkmaz niteliktedir.
CUMALIKIZIK’IN SAHİP OLDUĞU KAYNAKLAR
 köy meydanında tescili yapılmış iki anıtsal çınar ve caminin doğusunda çeşme vardır. Cumalıkızık’ta köyün geçmişine ışık tutan, köyde yaşayan halk tarafından bağışlanan XVIII.,XIX. ve XX. yüzyıla ait çeşitli eşyaların sergilendiği, 1992 yılında açılan Etnografya Müzesi bulunmaktadır. Köyün tarihsel dokusu ve yapıları, 1980’de Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12730 sayılı kararı ile koruma altına alınarak her türlü yapılaşma izne bağlanmıştır. Ertesi yıl “Kentsel ve Doğal Sit Alanı” olarak belirlenmiştir.

Cumalıkızık Evleri
Cumalıkızık evleri genelde üç katlıdır; birbirine akraba olan ailelerin birlikte, tam bir işbirliği ve uyum içinde yaşamlarını sürdürdüğü bilinmektedir. Cumalıkızık, 270 evden oluşmakta, ancak günümüzde 180 ev
kullanılmaktadır.

Evler yapılırken aile mahremiyetine son derece özen gösterilmiştir. Evlerin dış kısımlarında zemin ve birinci katlar ile avlular, sokak döşemesine uygun moloz taş ve ahşap hatıllı
duvarlarla örülmüştür. Üst kat ahşap taşıyıcı hımış dolgu, üstü alaturka kiremitli kırma çatılıdır. Sokaktan ev içinin görülmesi mümkün değildir. Pencereler üst katlarda kafesli veya cumbalıdır. Cumalıkızık evlerinde genelde iki türlü plan uygulanmıştır. Bunlardan birincisi etrafı moloz taşlarla yüksek şekilde örülmüş bir duvarla çevrili dış avludur. Buradan eve giriş kapısına ve hayat kısmına geçilir.

Evin girişi, böylece sokakla doğrudan ilişkili değildir, ikinci tip evlerde ise dış avlu yoktur. Sokaktan kapı yardımı ile doğrudan hayat kısmına girilir. Dış kapı üzerinde dikey konulan ağaç hatıllarla ızgaralanmış, camsız bir aydınlatma ve havalandırma boşluğu yer alır. Hayat bölümünden iç avluya, ahıra, depolara ve merdivenlere geçilir. Evlerin ana giriş kapıları çift kanatlıdır. Genellikle ceviz ağacından yapılan bu kanatlar dövme demir kuşaklar ve iri başlı çivilerle bağlanmıştır. Kapı kulpları ve tokmak da dövme demirdendir
. Kapıların çift kanatlı yapılışı elde edilen ürünün ve tarım araçlarının kolaylıkla içeriye taşınmasını sağlamaya yöneliktir.

Gerek dış avludan ve gerekse doğrudan sokaktan girilen hayat kısmı, üst katı taşıyan sağlam ahşap direklerle çevirilidir. Zemini yassı ve geniş taşlarla döşelidir. Hayat bölümü Cumalıkızık evlerinde en çok kullanılan mekandır. Elde edilen ürünler burada geçici olarak depolanır, ayrılır, bakımı yapılır. Kestaneler dikenli kılıflarından burada ayıklanır. Düğün dernekler burada yapılır. Kış aylarında ısıtmayı sağlayacak malzeme de burada kendisine ayrılan bölümde usta ellerce düzenli şekilde istiflenir. Hayat bölümünün yüksekliği fazla ise bir asma kat yapılarak, burada uzun süre korunacak malzeme depolanır.

Hayattan geçilen
iç avludaki fırınlarda ekmekler, börekler ve çörekler pişirilir. Şaraphane denilen ahşap teknelerde üzümler sıkılır, kazanlarda pekmezler kaynatılır. Çamaşırlar burada yıkanır ve kurutulur. Küçük baş hayvanların kümesi buradadır. Birçok işlerin yapıldığı zemin kısmında, depolar, mutfak, tuvalet, ahır, kümes, ocak ve fırın yer alır. Kat yüksekliği az olan birinci kat, kışlık bölümdür. Burada yatak odaları, oturma odaları, banyo ve ocak yer alır.

İkinci kat yazlık kısımdır. Burada da değişik tip sofalara sıralanmış odalar, eyvan, seki ve sedirler yer alır. Üst katta sokağa uzanan en özenli yer baş odadır. Bu odalar ile hayat arasında eyvanlar yer alır. Birinci ve ikinci katlardan hayata doğru yapılan çıkmaların üzerine oturtulan köşk odalar ayrı özellik taşır. Ev döşemeleri kirişler ve bunların üzerine çakılmış kaplama tahtaları ile sağlanmıştır
.

Evlerin ısınması ocaklarla sağlanmıştır. Bu ocakların son derece güzel işlenmiş olanları vardır.

Çatının üzeri
alaturka kiremitlerle kaplıdır. Çatılar genellikle dört meyilli, bazen iki meyillidir. Saçaklar oldukça dışa çıkıktır.

Cumalıkızık evlerinde kullanılan
yapı malzemesi başta moloz taş olmak üzere, ağaç ve kerpıçtir. Duvarlarda bağdadi arasında kerpıç ve çamur sıva görülür. Evler sarı, beyaz, mor ve mavi renklerle badana edilmiştir. Genellikle ahşap bölümler boyasız bırakılmıştır. Köyün kuzeyinde Deliçay kıyısında bu gün defin yapılmayan Koca Mezarlıkta köyün geçmişini vurgulayan bir çok Osmanlı devri mezar taşı görülmektedir. Köydeki ahşap revaklı cami uzaktan dikkati çeker. Burada görülen ahşap direkler, başlıklar, kemerler ve kalem işleri son derece mükemmeldir.

Camiler
Cumalıkızık Cami:
Kitabesi bulunmadığından yapılış tarihi, yapanı ve yaptıranı hakkında bilgi bulunmamaktadır. Caminin üç yüz yıl önce yapıldığı anlatılmakla birlikte günümüzdeki izlere bakılarak H.1335 M.1916 tarihinde ciddi bir onarım geçirmiştir. 1950-1955 yıllarında günümüzdeki gibi doğu batı uzantısında genişletilmiştir. Ahşap tavanı değiştirilmiş, orijinal mihrabı güneybatıda bulunmasına rağmen kapatılarak bugünkü mihrap yapılmıştır.

Hamam ve Çeşmeler
Cumalıkızık Hamamı:
Hamamın güney doğusundaki kapıdan soyunma bölümüne girilir. Buradaki diğer kapıdan külhan (ateşlik) kısmına geçilir. Burası kuzey güney uzantılı, dikdörtgen planlı, beşik tonozlu su deposuna bağlanmaktadır. Ateşlik kısmında tuğla örgülü bir niş yer almaktadır.

Hamamın ılıklık, sıcaklık, su deposu ve traşlık bölümleri orijinal olup, soyunma, külhan ve tuvalet kısımları sonradan yapılmıştır.

Zekiye Hatun Çeşmesi:

Caminin doğu cephesindeki çift merdivenin altındaki 2,10 metre genişliğinde, 1,60 metre derinliğinde ve 1,85 metre yüksekliğindeki beşik tonozlu nişin içindedir.

Beyaz mermerden yapılmış 1,10 metre genişliği, 0,53 metre yüksekliği ve 0,12 metre kalınlığındaki ayna taşının yanları plasterli, üstü silmelidir. Köşeler yarım kemerli ve bir satırlık Osmanlıca kitabesinde “Sahhibül hayrat vel hasenat Zekiye Hatun vakfıdır. Sene 1316 (1917) “ yazılıdır.

Diğer Gezilecek Yerler

Anıt Çınarlar:

Köyün girişinde Eğrek mahallesindeki meydanda iki tane çınar karşılar. Bunlardan daha genç olanın gövde çevresi 4 metredir
. Gövdede çarpmalardan oluşan yumrular yoğundur. Bilhassa kamyon kasalarının sürttüğü yerlerde derin izler kalmıştır.

Gövde iki ana dala ayrılmakta, bunlardan dokuz kol ayrılmaktadır. Rüzgar, kar bazı dallarının kıvrılmasına neden olmuştur.Genç görünüşü, gür dal ve yapraklarıyla Cumalıkızık’ın bol suyuyla beslenmektedir.

Diğer çınarın gövde çevresi 6 metredir
. Gövde üzerinde oluşan urlar ve dikili hatlar dikkat çekmektedir.Gövdesi iki ana kola ayrıldıktan sonra on iki dalla genişleyip yükselmektedir. Bazı dalları yağan yoğun karın ağırlığını taşıyamayıp kırılmıştır. Bir genç dalı kalın dala dayanıp, yapışarak gelişmiştir.

Bu çınarda genç, gür ve bol suyla beslenmekte olduğunu belgeleyen koyu yeşil iri yapraklıdır.

Ağaçların gövde çevreleri açılarak beyaz çayır taşlarıyla sınırlanmıştır.

Müzeler

Cumalıkızık Etnoğrafya Müzesi Ve Sanat Evi:
Köyün geçmişine ait çeşitli eşyalar halk tarafından bağışlanarak XVIII.,XIX. Ve XX. Yüzyıla ait güzel bir koleksiyon oluşturulmuştur.

Salondaki eserler girişin solundan başlayarak merdiven kısmına kadar duvarlara dayalı cemakanlı vitrinler ile bir orta vitrinde sergilenmektedir.

Müzenin bahçesinde, sundurma ile örtülü kısımda at arabaları, şaraphane ”üzüm çiğneme teknesi”, dibek taşı, yalak, sütun başlığı
bulunmaktadır. Ostotek teknesi ve başlığın köyün 2 km. güneyindeki ”Karancak” mevkiinden getirildiği öğrenilmiştir.

Müzede ev eşyaları, aydınlatma ve ısıtma araçları, mutfak eşyaları, tarım aletleri, silahlar, teknik araçlar, av malzemeleri, binek ve taşıma araçları bulunmaktadır.
Dünyanın en dar sokakları
7 Mahalleden oluşan ve sokakların birbirini kesmediği köyde evler eğimli olan köy arazisine uyacak şekilde rastgele oturtulmuş. Sokakları yaya ve binek hayvanları ile at ve öküz arabalarının ancak geçebileceği genişlikte yapılmış. Sokakları o kadar dar ki “cinci çıkmazı” adı verilen geçit için dünyanın en dar sokağı diyenler var. O kadar dar ki, dışarıdan bakıldığında, sokağı dönen kişi sanki duvarın içine geçip yok oluyormuş gibi görünüyor. Tam bir Osmanlı açık hava müzesi burası. Bu yüzden filmlerin, TV dizilerinin de çekim alanı olarak kullanılıyor. Cumalıkızık’ta fotoğraf makinenizi elinize alarak dar sokaklarda ilerleyin ve köy sizi nereye çıkarırsa orayı takip edin.
 
Ekşi mayalı köy ekmeği ve silor
Cumalıkızık’ta nerdeyse her köşe başında, ya da avlulu evlerin önünde ufak bir tezgâhta yöresel tatlar satışa sunuluyor. Köyün ünlü lezzetleri arasında bulunan ekşi maya ile yapılan odun ateşinde pişirilen ekmeğinden mutlaka tadın. Köye gelen yerli ve yabancı turistlerin şaşmaz iki tercihi ise silor (mantının içsiz bir çeşidi) ve gözleme. Bunların yanında paketlerde ısırganlı köy tarhanası ve kavanozlarda patlıcanlı, cevizli salçalardan satın alabilirsiniz. Köye günübirlik gelmediyseniz konaklama için pansiyon olarak kullanılan iki köy evi de mevcut.

Anahtar Kelimeler:

 1300'lü yıllar,vakıf köyü ,Oğuz boyu Kızıklar,kızık (sıkışıp kalan yöre ), cuma namazı kılınan köye Cumalıkızık ,Ahududu Şenliği" evler moloz taş, ağaç ve kerpiçten 3 katlı, narenciye, ceviz, kestane

- orjinal olma nedeni   Yunan Ordusuna karşı direnmesidir. 

“şaraphanakerevet”-Kuruluş Kınalı Kar dizisi -Cumalıkızık, 270 evden -180 kullanılır

150-200 yıllık tarihi evlere -kestanelerde mürekkep hastalığının

2. padişahı Orhan Bey'in köye verdiği bir berat

Ahududu köyün simgesi

has kına- lokum dökme-gelin ata bindirilip üstüne cibinlik tutuluyor, Sal Dede kestaneli tarhana çorbası ve mafiş tatlısıdır.

II. Osmanlı padişahı Orhan Bey’in vakıf köylerinden biridir. Uludağ’dan gelen Büyükbalıklı deresinin aktığı vadide bulunmaktadır

silor (mantının içsiz bir çeşidi) ve gözleme.-ısırganlı köy tarhanası -patlıcanlı, cevizli salça

-Denizden yüksekliği ortalama 340 m .dir. Uludağ eteklerinde yer alan Cumalıkızık, yaklaşık 10 hektarlık bir alanda kurulmuştur.

Kent Mimarisi:(Anahtar Kelimeler)

**moloz taş ve ahşap hatıllı duvarlarla örülmüştür. Üst kat ahşap taşıyıcı hımış dolgu, üstü alaturka kiremitli kırma çatılıdır.  Pencereler üst katlarda kafesli veya cumbalıdır. birinci tip evler:moloz taşlarla yüksek şekilde örülmüş bir duvarla çevrili dış avludan eve giriş kapısına ve hayat kısmına geçilir.

*Evin girişi, böylece sokakla doğrudan ilişkili değildir,

ikinci tip evlerde  dış avlu yoktur. Sokaktan kapı yardımı ile doğrudan hayat kısmına girilir. Dış kapı üzerinde dikey konulan ağaç hatıllarla ızgaralanmış, camsız bir aydınlatma ve havalandırma boşluğu yer alır. Hayat bölümünden iç avluya, ahıra, depolara ve merdivenlere geçilir. Evlerin ana giriş kapıları çift kanatlıdır. Genellikle ceviz ağacından yapılan bu kanatlar dövme demir kuşaklar ve iri başlı çivilerle bağlanmıştır. Kapı kulpları ve tokmak da dövme demirdendir.

 -iç avludaki fırınlarda ekmekler, börekler ve çörekler pişirilir.

Şaraphane : ahşap teknelerde üzümler sıkılır, kazanlarda pekmezler kaynatılır. Çamaşırlar burada yıkanır ve kurutulur. Küçük baş hayvanların kümesi buradadır.

zemin :depolar, mutfak, tuvalet, ahır, kümes, ocak ve fırın yer alır.

 birinci kat:  kışlık bölümdür. Burada yatak odaları, oturma odaları, banyo ve ocak yer alır.

-İkinci kat yazlık kısım odalar, eyvan, seki ve sedirler yer alır.

Üst katta sokağa uzanan en özenli yer baş odadır. Bu odalar ile hayat arasında eyvanlar yer alır.

-Evlerin ısınması ocaklarla sağlanmıştır.

-Çatının üzeri
alaturka kiremitlerle kaplıdır. Çatılar genellikle dört meyilli, bazen iki meyillidir. Saçaklar oldukça dışa çıkıktır.

-yapı malzemesi başta moloz taş olmak üzere, ağaç ve kerpıçtir. Duvarlarda bağdadi arasında kerpıç ve çamur sıva görülür.


Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
3214 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın