• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
YEDİVEREN GÜZELİ (YEDİGÖLLER)

Bolu Genel Bilgiler:
Yüzölçümü - Toplam          8.276 km2 -Rakım   726 m
Nüfus (2014)-Şehir    144,864
 
Coğrafya
Türkiye yüzölçümünün %1,015'lik bölümünü kaplayan Bolu İli, 8,276 km² (827,600 ha) yüzölçümü ile Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. İl arazisinin yaklaşık %18’ini tarım alanları oluşturmaktadır. Orman alanları ise %64’lük bir oran ile Türkiye ormanları içinde %2,55’lik paya sahiptir. Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık %15’tir. Geriye kalan %8 dolayında alan ise tarım dışı alanlardır.
Ortalama rakım 1000 m, merkez ilçe rakımı ise 725 m civarındadır. Matematiksel konum açısından 30 derece 32 dakika - 32 derece 36 dakika Doğu boylamları ile 40 derece 06 dakika - 41 derece 01 dakika Kuzey enlemleri arasındadır.
Bolu :İl Merkezine göre; Dörtdivan, Yeniçağa ve Gerede İlçeleri doğuda, Mengen kuzeydoğuda, Göynük ve Mudurnu İlçeleri güneybatıda, Seben ve Kıbrıscık İlçeleri ise güneyde yer almaktadır. Bolu’nun, batısında Düzce ve Sakarya, güneybatısında Bilecik ve Eskişehir, güneyinde Ankara, doğusunda Çankırı, kuzeyinde Zonguldak ve kuzey doğusunda Karabük İlleri yer alır.
Düzce’nin 584 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile (09.12.1999 tarih ve 23901 sayılı R.G.) il olarak ayrılmasıyla, Bolu'nun denizle bağlantısı kalmamıştır.
Tarihçe
Roma döneminde  Bithynium olarak anılan kente İmparator Claudius’un hüküm sürdüğü yıllarda Claudiopolis adı verildi. M.S. 12. yüzyıl başlarında İmparator Hadrianus’un sevgilisi Antinoos’un doğum yeri olması nedeniyle önem kazanan kent daha sonra Hadrionapolis olarak adlandırılmaya başlandı. Bir piskoposluk merkezi olan ve Bizans döneminde Polis denen kenti, 11. yüzyılda yöreye gelmeye başlayan Türkmenler Bolu olarak adlandırdılar.
 
YEDİGÖLLER
Bolu: Yüzölçümü :8.276 km2 -Rakım      726 m Nüfus (2013) - Toplam 174,687
Yedigöller Millî Parkı(  1965)/2.019 hektar
Ulaşım:Yedigöller Milli Parkı, Batı Karadeniz bölgesinde Bolu ilinin kuzeyinde Zonguldak ilinin güneyinde Düzce ilinin doğusunda yer alan Milli Parka Bolu İli Mengen ilçesinden ulaşım mümkündür. Ayrıca Ankara-İstanbul karayolunun 152 inci km'sinden Yeniçağa ve 190 km'sindeki Bolu ilinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu-Yedigöller güzergahı karla kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa-Mengen-Yazıcık üzerinden yapılır. Her iki yolun da yaklaşık 30 km'lik bölümü stabilizedir.
 
Yedigöller, Ankara'dan üç saat uzaklıkta yemyeşil bir bölge. Ama bu doğa harikasına varmak için bu sürenin yaklaşık 1,5 saatini çok bozuk bir orman yolunda geçirmeyi göze almanız gerekiyor. Yedigöller Milli Parkı, Batı Karadeniz bölgesinde Bolu ilinin kuzeyinde Zonguldak ilinin güneyinde Düzce ilinin doğusunda yer alan Milli Parka Bolu İli Mengen ilçesinden ulaşım mümkündür. Ayrıca Ankara-İstanbul karayolunun 152inci km'sinden Yeniçağa ve 190 km'sindeki Bolu ilinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu-Yedigöller güzergahı karla kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa-Mengen-Yazıcık üzerinden yapılır. Her iki yolun da yaklaşık 30 km'lik bölümü stabilizedir.. Ayrıca Ankara-İstanbul karayolunun 152inci km'sinden Yeniçağa ve 190 km'sindeki Bolu ilinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu-Yedigöller güzergahı karla kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa-Mengen-Yazıcık üzerinden yapılır. Her iki yolun da yaklaşık 30 km'lik bölümü stabilizedir.Batı Karadeniz Bölgesinin oldukça engebeli bir yöresinde bulunan Milli Parkta heyelanın oluşturduğu göller "Orman Denizi" ni andıran zengin bitki örtüsü göllerde yaşayan alabalıklar ve bu değerlerin yarattığı rekreasyon kullanım potansiyeli ana kaynakları oluştururlar.Genellikle yer yapısı serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşan sahada zaman zaman göçük yer hareketleri sürüklenmeye hazır arazi yapısı, göllerin meydana gelmesini hazırlayan başlıca faktörlerdir Ankara'dan gelenlerin ise otoyoldan Yeniçağa sapağından girip, Mengen üzerinden gitmeleri daha kolay. Biz giderken Mengen yolunu tercih ediyoruz. Yeşilin her tonunun içinde yolculuk ederken, yol kenarında bir birinden güzel bolu yayla evlerine rastlıyoruz.. Genellikle yer yapısı serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşan sahada zaman zaman göçük yer hareketleri sürüklenmeye hazır arazi yapısı, göllerin meydana gelmesini hazırlayan başlıca faktörlerdir. Göller, kayan kitlelerin, vadilerin önlerini kapaması sonucu arkada suların biriktiği set gölleridir. Bunlardan bazıları dip kaçakları ile birbirine bağlantılıdır. Milli Parkta hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, göknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik tür ağaçlar da görülmektedir. Etkili koruma ile Parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, yabani domuz, kurt, tilki ve sincap türleri bulunmaktadır. Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında bu Milli Parkta kurulmuştur. Dolayısıyla rekreasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur. Balıkçıların Abant'tan getirdikleri Alabalık türü, yedigöllerin doğal alabalık çeşitlerinin yumurtalarını yiyerek yok olma noktasına getirmiştir. Ayrıca kampçılık, günübirlik piknik, tabiat içerisinde yürüyüş, fotografçılık ziyaretçilerin uğraşlarıdır. Yedigöler Milli Parkı içerisindeki Kapankaya manzara seyir yerine çıkıldığında gölleri ve eşsiz peyzaj güzellikleri görmek mümkün olduğu gibi, bu güzergah üzerinde anıt ağaç levhasını da görmek mümkündür. Yol kenarındaki levhanın bulunduğu yerden patika takip edildiğinde anıt ağaç görülebilir. Geyik üretim alanı ziyaret edilebilir. Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Park içinde kampçılık, günübirlik piknik, yürüyüş, fotoğraf çekimi gibi rekreaktif faaliyetler yapılırken konaklama ve yiyecek ihtiyaçları da tesis edilen dinlenme evleri, kır gazinosu ve kantinden karşılanılabilir. Milli Parkta çadırla ve karavanla konaklanabildiği gibi, misafirhane ve bungalovlardan da faydalanılabilir. Yedigöller Milli Parkı, 550 hektarlık bir alan. Vadiler arasındaki Büyükgöl, Seringöl ve Nazlıgöl gibi 7 tane göl, çeşit çeşit ağaçlarla çevrili. Yedigöller 1965 yılından beri milli park olarak koruma altında, çünkü yaklaşık 200'ün üzerinde bitki ve onlarca hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Yedigöller'in çevresindeki 47 bin hektarlık alan yaban hayatı koruma sahası. Geyik, karaca ve kurt gibi hayvanlar için özel alanlar tahsis edilmiş. Bu bölge ayrıca Türkiye'nin en güzel karışık doğal ormanlarından biri. Milli parkta piknikçiler için ayrılmış ahşap masalar ve barbekü bölmeleri var. Ancak yiyecek ve içeceklerinizi mutlaka yanınızda getirmeniz gerekiyor. Yedigöller'de bazı belirlenen alanlarda kamp yapma imkanı bulunuyor. Ayrıca konaklamak isteyenler de bungalow tipi evleri tercih edebiliyor. Kampçılar buraya çadırları ve oltalarıyla geliyor. Deringöl ve Büyükgöl'de balık tutmak serbest. Ancak bu balıklar gölün doğal ortamında yetişmiyor. Yedigöller Alabalık Tesisleri'nde üretilip, oltacılık yapmak isteyenler için göle bırakılıyor. Eğer tüm erzağı yanınızda getirirseniz, Yedigöller'in içindeki bungalowlarda doğayla başbaşa bir haftasonu geçirebilirsiniz. Bunun için Orman Bölge Müdürlüğü'nden yer ayırtmanız gerekiyor. Gecelik ödemeniz gereken ücret ise 50 YTL. Ancak bölgenin hemen hiçbir yerinde cep telefonlarının çekmediğini de hatırlatalım. Yedigöller'den dönüşte Bolu şehir merkezinden geçen yolu tercih ediyoruz. Mengen yoludan daha kısa olsa da keskin virajlar ve kötü orman yolu biraz insanın tadını kaçırıyor. İstanbul'a doğru yola çıkıyoruz ama Yedigöller pek öyle günübirlik gelinebilecek bir yer değil. Bu yüzden Bolu'da bir gece konaklamak iyi bir fikir olabilir. Biz de yol üzerinde Yurdaer Otel'de bir mola veriyoruz. Yurdaer Otel bildiğiniz otel ya da restoran konseptlerinden çok farklı, son derece özgün bir yer. Zaten burası bir mutfak sanatları merkezi. Aynı zamanda ressam ve gurme olan Yurdaer Bey'in resimleri otelin her yanında görülebiliyor. Zaten buraya da sanatseverler ve Türk mutfağını tanımak isteyenler geliyor. Amaç unutulmuş Türk mutfağını yaşatmak. Ticari bir kaygıları yok. Yurdaer Otel 53 odasıyla konaklamak isteyenlere de hizmet veriyor. Ama daha da önemlisi burada, unutulmuş ve yaşayan binlerce Türk yemeğini gerçek tadı ile tatma imkanınız var. Biz de misk-i amberli demirhindi şerbeti ile başlayan ve kahkuleli kahve ile biten nefis yemekleri tatıktan sonra bu leziz yiyeceklerin tadı damağımızda yola koyuluyoruz. Bilgi için; Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 0312 212 56 04
 
 
 
 
 
 
 
Yukarda bahsettiğimiz gibi Milli Parkta hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, köknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik tür ağaçlar da görülmektedir.Etkili koruma ile Parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, yabani domuz, kurt, tilki ve sincap türleri bulunmaktadır.Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında bu Milli Parkta kurulmuştur. Dolayısıyla rekreasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur. Balıkçıların Abant'tan getirdikleri Alabalık türü, yedigöllerin doğal alabalık çeşitlerinin yumurtalarını yiyerek yok olma noktasına getirmiştir. Ayrıca kampçılık, günübirlik piknik, tabiat içerisinde yürüyüş, fotografçılık ziyaretçilerin uğraşlarıdır.
Yedigöler Milli Parkı içerisindeki Kapankaya manzara seyir yerine çıkıldığında gölleri ve eşsiz peyzaj güzellikleri görmek mümkün olduğu gibi, bu güzergah üzerinde anıt ağaç levhasını da görmek mümkündür. Yol kenarındaki levhanın bulunduğu yerden patika takip edildiğinde anıt ağaç görülebilir. Geyik üretim alanı ziyaret edilebilir.Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Milli Park içinde kampçılık, günübirlik piknik, yürüyüş, fotoğraf çekimi gibi rekreaktif faaliyetler yapılırken konaklama ve yiyecek ihtiyaçları da tesis edilen dinlenme evleri, kır gazinosu ve kantinden karşılanılabilir.
Milli Parkta çadırla ve karavanla konaklanabildiği gibi, misafirhane ve bungalovlardan da faydalanılabilir.
 
TARİH
Bolu yöresine ilk yerleşenlerin Bebrikler olduğu sanılmaktadır. Bebrikya adıyla anıldığı sanılan bu
yöreye İ.Ö. 8.yy sonra batıdan gelen Bithynialılar yerleşti. Daha sonra Bithynia olarak adlandırılan
bu topraklardaki başlıca yerleşme yerleri Kienos (daha sonra Prusias, bugün Konuralp) ile Bithynion (bu günkü Bolu)’du. İskender’in ölümünü izleyen dönemde Bolu yöresinde bağımsız
Bithynia Krallığı kuruldu.Roma döneminde önemi artan Bithynia, Bizans yönetimi altındayken elverişli doğal konumu sayesinde 7. ve 9. yüzyıllardaki Arap akınlarından etkilenmedi. 11.yy’dan sonra Bizanslılar ile Anadolu Selçuklular arasında el değiştiren yöre 13. yüzyılda Anadolu Selçuklularının, daha sonra İlhanlıların eline geçti. Osman Gazi döneminde (1299-1324) Konur Alp tarafından Osmanlı topraklarına katıldı ve sancak merkezi yapıldı. 1324-1692 dönemine Bolu'yu yöneten sancak beyler iarasında Konur Alp, Gündüz Alp, I. Süleyman (Kanuni) ve Zor Mustafa Paşa dikkat çeker.Bu dönemde, bir ara İsfendiyaroğulları’nın istila ettiği Bolu, 1692'de sancak beyleri yerine atananVoyvodalarca yönetildi. 1811'de II. Mahmud voyvodalığı kaldırınca, Bolu Viranşehir adıyla yeniden sancak oldu. 1864 Vilayet Nizamnamesi ile Bolu Sancağı Kastamon
u Vilayetine bağlandı.II. Meşrutiyet ilan edildiğinde Bolu Kastamonu’ya bağlı olduğundan, ilk Bolu MebuslarıKastamonu mebusları arasında yer almıştır.II. Meşrutiyetten (1908) Cumhuriyet dönemine kadar bağımsız sancak olarak yönetilen Bolu,1923’te Vilayet haline getirildi. Bolu’nun son Mutasarrıfı Ahmet Fahrettin Bey, Bolu’nun ilk valisioldu.Roma döneminde Bithynium olarak anılan kente İmparator Cladius’un hüküm sürdüğü yıllarda Cladiopolis adı verildi. İ.S.12 yy. başlarında İmparator Hadrianus’un sevgilisi Antinoos’un doğumyeri olması nedeniyle önem kazanan kent daha sonra Hadrionapolis olarak adlandırılmaya başlandı. Bir piskoposluk merkezi olan ve Bizans döneminde Polis denen kenti, 11.yy’da yöreye gelmeye başlayan Türkmenler Bolu olarak adlandırdılar.
Bolu’da Atatürkün İzleri::Atatürk Bolu’ya17 Temmuz 1934 tarihinde gelmiş Halkevinin hatıra defterine şunları yazmıştır; “Bolu Halkevinde bir gece kaldım. Bolu’nun güzelliğinden, halkın coşkun sevinçlerinden çok mütehassis oldum.”.
Coğrafi Konum: Türkiye yüzölçümünün % 1,015'lik bölümünü kaplayan Bolu İli, 8.276 km² (827.600 Ha.)yüzölçümü ile Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. Ortalama rakım 1000 m.,
merkez ilçe rakımı ise 725 m. civarındadır.Bolu İl Merkezine göre Dörtdivan, Yeniçağa ve Gerede İlçeleri doğuda, Mengen kuzeydoğuda,
Göynük ve Mudurnu İlçeleri güneybatıda,Seben ve Kıbrıscık İlçeleri ise güneyde yer almaktadır.
Bolu’nun, batısında Düzce ve Sakarya, güneybatısında Bilecik ve Eskişehir, güneyinde Ankara,
doğusunda Çankırı, kuzeyinde Zonguldak ve kuzey doğusunda Karabük İlleri yer alır. İl sınır
uzunluğu 621.4km.dir
 
Dağlar:
Doğu -Batı doğrultusunda uzanan dağlar ve bunların arasında yer alan tarıma elverişli ovalar, vadiler ve akarsu tabanları Bolu İli’nin genel görünümünü oluşturur.
Düzce İli sınırları içinde kalan Karadeniz kıyı dağları en kuzeyde ve kıyıda uzanan sırada Kaplandede ve Orhan Dağları adını alır. Genel yükseltisi 1000 m. civarındadır. Daha yüksek olan ve daha içerideki sırayı Göl, Sünnice, Bolu, Elmacık ve Keremali Dağları oluşturur. En yüksek noktaları 2.000m.ye yakındır. Daha güneyden geçen ve Bolu İli’nin önemli bir kesimini oluşturan
en yüksek sırayı ise Köroğlu, Seben ve Beylik Dağları oluşturur. Bu sıranın en yüksek noktası (Köroğlu Tepesi) 2.499 metredir. Köroğlu Dağları volkanik yapılı dağlardır.1.2.3. Ovalar ve Platolar Ovalar Bolu İli’nde genellikle doğu-batı doğrultusunda sıralanan ovalar, dağ eşikleriyle birbirinden ayrılmıştır. Bunlar; Bolu, Gerede, Himmetoğlu ve Mudurnu Ovalarıdır.
Platolar
Küçük akarsu vadilerinin yararak parçaladığı yüksek düzlükler ve dağ ortakları olarak yer alan  platoları iki grupta toplamak mümkündür.
1-Karadeniz kıyı dağları arasında kalan ve ikinci depresyon alanını oluşturan alçak platolardır.
2-Dağ sıralarının güneyinde kalan ve üçüncü depresyon alanını çeviren yüksek platolar.
Bolu coğrafyasında platoların (Yaylaların) ayrı bir önemi vardır. Türkiye’de hemen her bölümde rastlanan yaylalar içinde pek azı hariç, Bolu Yaylaları kadar yeşil, havadar, serin ve verimli olanına
rastlamak olanaksızdır.Bolu Yaylaları ormanlarla kaplı, dağlar üzerinde yemyeşil ve akarsular geçen verimli düzlüklerdir. Başlıcaları şunlardır; Aladağ, At, Kızık, Gerede, Kıbrıscık, Mengen, Göynük ve Seben Yaylaları.
 
Sıcak Su Kaynakları ve Maden Suları
Jeolojik bakımdan yurdumuzun en önemli fay tabakası üzerinde kurul muş bulunan ilimiz, jeotermal su kaynaklarına da sahiptir. Termal kaynak lar iç turizm bakımından büyük önem taşımaktadır.
Karacasu, Mudurnu -Babas ve Sarot, Seben –Pavlu, Göynük -Çatak Kaplıcaları. İlimizdeki başlıca kaplıcalardır.
Bolu’da, Bolu Ovasını çevreleyen dağlar ormanca zengin olup, yağışların toprağa kolayca sızmasını
sağlayarak yer altı su kaynağının zenginleşmesini sağlarlar. Bu sulardan bir kısmı diplere kaymadan
yamaçlar boyunca yüzeye çıkarak çeşitli tatlı su kaynakları ve pınarları oluşturur. Buna karşın sular
Akarsular ve Göller
İl sınırları içindeki topraklardan kaynaklanan suların tümü Karadeniz’e ulaşır. Başlangıç kolu Abant Gölünün gideğeni olan Bolu Suyu (Büyüksu) ile kaynaklarını Çağa Gölünden alan, Mengen Çayı birleştikten sonra il sınırları dışında Devrek Çayı adıyla, Filyos Çayına katılır. Filyos Çayının başlangıç kolu sayılan Gerede Çayı, Köroğlu Dağlarındaki Aladağ’ın kuzey ve doğu yamaçlarından
doğar. Güney, güneybatı ve batı kesimden çıkan Kirmir, Aladağ, Çatak, Göynük, ve Mudurnu Çayları, il sınırları dışında Sakarya Irmağına katılır.Bolu İlinde, özellikle orman içersinde oluşan irili ufaklı göller ülke çapında üne sahiptir. Tabii göllerin başlıcaları Bolu'nun 32 km. güneybatısında bulunan ve denizden yüksekliği 1.325 m. ve kapladığı alan 125 Ha. olan Abant Gölü, Yeniçağa İlçesi’nde denizden yüksekliği 989 m. olan tektonik oluşumlu Yeniçağa Gölü, Göynük İlçesi'nin 11 km. kadar kuzeyinde heyelan sonucunda meydana gelen ve 15 Ha. kaplayan Çubuk Gölü, yine aynı ilçenin 27 km. doğusunda denizden yüksekliği 820 m. olan ve 18 Ha. kaplayan Sünnet Gölü, Kıbrısçık-Beypazarı yolu üzerinde 1 Ha. kaplayan Karagöl, Mudurnu-Akyazı yolu üzerinde Karamurat Gölü ve Milli Park alanı ilan edilen Bolu'nun 42 km. kuzeyinde Yedigöller (Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl, Sazlıgöl) dir.Bolu merkezine 8 km. uzaklıktaki Bolu Ovası’nı sulama amaçlı Gölköy Baraj Gölünün su toplama hacmi 24.000.000 m3, en derin yeri 20 m. kadardır. Su seviyesi yüksek iken barajın alanı 185 Ha. bulmaktadır. Bolu-Seben Karayolu üzerinde 13 km.derekreasyon amaçlı Gölcük Göleti,Bolu’ya 30 km. uzaklıkta Aladağ mevkii üzerinde Aladağ Göleti ile Seben Göletiönemli yapay
göllerimizdendir.1.2.6. İklim İlimiz iklim bakımından ağırlıklı olarak Karadeniz Bölgesi’nin etkisi altında bulunmakla birlikte,
coğrafi konumu nedeni ile başka komşu bölgelerin özelliklerinden de etkilenmektedir. Bolu; Karadeniz, Marmara ve Orta Anadolu ikliminden etkilenmekte, bu durum tarımsal yapıyı çeşitlendiren farklılıklara yol açmaktadır. Yüzey biçimlerinin farklılığı, denizden uzaklık ve yüksekliklerin etkileriyle il bütününde değişik iklim türlerine ve mikro-klima alanlarına rastlamak mümkündür.
Mudurnu İlçesi’nin batısı ile Göynük İlçesi’nin büyük bir bölümü İç Anadolu iklim bölgesi içindedir. Yine Seben ve Kıbrısçık ilçel erinin güney bölümleri, İç Anadolu iklim bölgesine yakınlıkları nedeni ile farklılık gösterirler. Bolu’da genellikle Karadeniz kıyısında görülen ılıman iklimin, güneye doğru yükseltiler nedeni ile karasallaştığı görülmektedir. Bu geçiş özelliği, yörenin kıyı kesiminde serin yazlara, ılık kışlara ve mevsimlere oldukça eşit dağılan yağışlara yol açar. Güneye inildikçe yükselti artar ve yağışların dağılımı değişir. Yazlar kuraklaşır, daha sert iklim özellikleri belirir. İlimizin güneyinde yağışlar, kuzeye göre daha azdır. Yağışların Bolu’da % 60’ı, Mudurnu’da % 70’i, Seben’de % 56’sı, Göynük’te % 68’ i ilkbahar ve kış aylarında görülür. Kış aylarında yağışlar, Bolu, Mudurnu ve Göynük’te kar olarak, Seben’de yağmur olarak düşer. Gerede İlçesinde yağışlar genellikle yaz mevsiminin ilk ayında en yüksek değerine ulaşır. Kış aylarında ise yağış kar olarak düşer ve uzun süre kalır.
Bolu ve çevresinde hakim rüzgar lodos dur. Seben’de ise, kuzeyindeki dağların kuzey rüzgarlarını tutması sonucunda, daha çok güney-güneybatı rüzgarlarının etkisi görülür. Denizlerden karaya doğru gelen hava kitlelerinin getirdiği bol nem ve sıcaklığın ılımlı oluşu nem açısından zenginliğe neden olmaktadır.
 
 
Türkiye Deprem Bölgeleri
Haritası’na göre, I. derece tehlikeli bölge içindedir.
Gerede : Yerleşme ve çevresinde zemin yapı temeli pek zayıf değilse de, faal bir fay hattı kasabanın tam ortasından geçmektedir. 1944 depreminde yerleşimdeki binaların % 78’den fazlası
yıkılmış ya da çok ağır hasar görmüştür. Ayrıca az hasarlı ya da hasarsız pek çok depremin olduğu
bilinmektedir. Dik yamaçlarda yer yer ve batıda kasab
adan çıkan yolla Devlet Yolu’nun kesiştiği
yer ve çevresinde heyelan mıntıkaları vardır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, I. derece tehlikeli deprem bölgesindedir.
Göynük : Yerleşme ile gelişme alanları flişlerden yapılıdır. Bolu ve Abant deprem
üs merkezleri etkisindedir. Dik yamaçlarda kaya düşmeleri olabilir. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli bölge içindedir.
Kıbrıscık: Volkanik yapı temel zemini iyi niteliktedir. Sele maruz kalabilecek yerler vardır. Bolu ve Düzce deprem üst merkezleri etkisi altındadır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli bölgededir.
Mengen: Yerleşmenin yüksek bölümleri, kil, marn, kumtaşı gibi kayaçlardan, alçak bölümleri sel birikintilerinden oluşmuştur. Bolu ve Gerede, deprem
üst merkezlerinde olan depremlerin etkisi
altındadır. Yerleşme ve çevresinde, taşkınların etkisinde kalabilecek yerler vardır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre 2. Derece tehlikeli deprem bölgesindedir.
Mudurnu: Yerleşme ve yerleşmenin gelişme alanları, genellikle, flişlerden oluşmuştur. Yer yer, volkanik kayaçlara da rastlanır. Dik yamaçlarda, düşebilecek durumda kayalar vardır. Mudurnu Çayı taşkın yapabilir. Bolu ve Abant deprem üs merkezlerinin etkisindedir. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda2. Derece tehlikeli deprem bölgesindedir.
Seben: Deprem yönünden yapı temeli sağlamdır. Seben Deresi taşkın yapar. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli bölgededir.
Yeniçağa:İlçe Türkiye Deprem Bölgeleri haritasında 1. Derece tehlikeli
bölgede yer alır.
Dörtdivan:İlçe Türkiye Deprem Bölgeleri haritasında 1. Derece tehlikeli bölgede yer alır.
 
 
NÜFUS YAPISI
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre ilin genel nüfusu 281.080 olup, kentsel nüfus 181.613, kırsal nüfus 99.467’dir. İlimizde şehirde yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranı % 65 iken, kırsalda yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranı % 35’tir.
Bolu Şehir Merkezi Nüfusu 131.264’tür.
Ulaşım: Batı Karadeniz Bölgesinde, Bolu'nun 42 km. kuzeyinde yer alan Milli Parka Ankara-İstanbul karayolunun 152. km.'sindeki Yeniçağa ve 190. km.sindeki Bolu'dan kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu-Yedigöller yolu karla kapalı olduğundan  ulaşım  sadece Yeniçağa Mengen  Yazıcık üzerinden yapılır.
Özellikleri:  1636 Ha. büyüklüğündeki Yedigöller havzası, 1965 yılında   "MİLLİ PARK"  olarak korunmaya alınmıştır. Havza kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yer altı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 m. mesafede sıralanmış 7 gölden oluşmuştur. Milli Park içindeki Köyyeri mevkiinde  yeni Bizans dönemine ait bulunan kalıntılardan, eski dönemlerde bölgenin bir  yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Yedigöller ve çevresinin jeolojik oluşumlar ve buna bağlı olarak jeoturizm açısından da önemli bir bölge olduğu uzmanlarca tespit edilmiştir.
Milli Park içindeki göller; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl'dür. Bu göller aralarında 100 m. yükselti farkı bulunan iki plato üzerindedir. Ortalama 780 m. yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü Büyükgöl'dür. Alanı 24895 m², en derin yeri ise 15m.'dir. Büyükgöl'ün güneydoğusundaki Deringöl (15063 m²), 20 m. uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl'e bağlıdır.
Büyükgöl'ün kuzeyinde ise Seringöl (1758 m²) bulunmaktadır. Diğer platodan 100 m. yükseklikteki platonun en geniş gölü Nazlıgöl'dür (15780 m²). Dibinden sızdırdığı bol miktardaki su, gölün kuzeydoğusunda yüzeye çıkarak bir şelalenin oluşmasına sebep olduğundan "Şelale Gölü" adı da verilir. Aynı platoda Sazlıgöl (5950 m²), İncegöl (1036 m²) ve Küçükgöl (2170 m²)  bulunur.
Kuzeyden güneye doğru alçalma gösteren bölgede, en yüksek yer 1488 m. ile Eğrikiriş Tepesi, en alçak yer ise 465 m. ile Kirazçatı?dır.Yedigöller Milli Parkı bilimsel inceleme ve araştırmalar için de kuvvetli bir altyapıya sahiptir. Başta zambak, sıklamen, çiğdem ve orkide olmak üzere toplam 236 adet bitki türünü içeren Milli Park, yurdumuzun en güzel karışık doğal ormanlarına da sahiptir. Başlıca ağaç türleri olan  kayın, gürgen, meşe, kızılağaç, akçaağaç, karaağaç, titrek kavak, sarı ve kara çam, köknar, fındık, yapraklı üvez, keçi söğüdü, yabani kiraz, porsuk, ıhlamur ve dişbudak  ağaçları görülebilmektedir. Yaklaşık 40 yıldır Milli Park olarak koruma altında olan Yedigöller Bölgesi, barındırdığı ölü ağaçlar ile biyolojik çeşitliliğin devamını sağlamaktadır.
Kuzeyden güneye doğru alçalma gösteren bölgede, en yüksek yer 1488 m. ile Eğrikiriş Tepesi, en alçak yer ise 465 m. ile Kirazçatı'dır.
Yaban hayvanlarından ayı, yaban domuzu, kurt, tilki, dağ kedisi, vaşak, porsuk, sansar, sincap, geyik, karaca ve tavşan vardır. Milli Park sahasında yabani ördek, yabani güvercin, ağaçkakan, üveyik, bıldırcın, çulluk, sığırcık, alakarga ve keklik gibi 100'ün üzerinde kuş türü tespit edilmiştir.  Bu özellikleriyle Yedigöller Milli Parkı, tam bir doğa cenneti durumundadır. Her yıl Mayıs - Eylül dönemlerinde Büyükgöl ve Deringöl'de ücret karşılığı sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir. Göllerde göl alası ve gökkuşağı alabalığı vardır.
Görülebilecek  Yerler :  Yedigöller Milli Parkı?nın güneyinde bulunan 1380 m. yükseltideki Kapankaya Tepesi Manzara Seyir Yerine çıkılarak gölleri ve vadideki eşsiz peyzaj güzelliklerini görmek mümkündür. Bu güzergah üzerinde anıt ağaç ve pisagor ağacı bulunmaktadır. Ayrıca Milli Park içindeki gülen kayalar, şelaleler, dilek çeşmesi ve geyik üretme istasyonu görülebilir.
Mevcut Hizmetler ve Konaklama :  Sessiz ve sakin bünyesi, güzel manzarası, değişik arazi şekilleri, yürüyüş yolları, şelaleleri, çeşitli cinste bitki ve ağaçlarla süslü yamaçlarıyla Yedigöller Milli Parkında piknik, dinlenme, fotoğraf çekme, spor yapma ve kamp kurma gibi rekreatif faaliyetler yapılabilmektedir. Ayrıca 1 hektarlık alanda  çadırla veya karavanla konaklama da yapılabilir.Bungalovlar  tadilat nedeniyle rezervasyona kapatılmıştır. Göller arasında bulunan yolun bir bölümü ulaşımı kolaylaştırmak ve alt yapı hizmetlerini tamamlamak amacıyla doğal küp ile döşenmekteedir. Parkın ziyarete en uygun zamanı Nisan-Kasım ayları arasındadır. Fotoğraf safarisi için en uygun zaman Kasım başından sonuna kadardır.
Tur hakkında detaylı bilgi ve  Ankaradan yedigöller turu için rehberlik hizmeti almaka için irtibat Rehber Cengiz ÖZTÜRK :0507 977 85 54 detaylı bilgi için tıklayınız bkz. http://www.profesyonelrehberlik.com/?Syf=26&Syz=409476&/Turist-Rehberi-Cengiz-%C3%96zt%C3%BCrk
Milli Parklar Şube Müdürlüğü Tel : 0374. 2155281 - 2153613 - 2153630 Fax:

 

 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      1218 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın