• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
Anlat Anlat Bitmez Prag
Prag Gezisi
 
Bu yazımda sizlere Orta Avrupa'nın incisi Prag'tan bahsetmek istiyorum. Öylesine çok anlatacak şey var ki Prag'ta  önceleri konuyu toparlamakta bayağı zorlandım doğrusu.Fakat okuyanları sıkmayacak bir aroma oluşturmaya  da elimden geldiğince gayret ettim.
Yararlı,basit ve pratik bir kompozisyon oluşturduğumu düşünüyorum.Umarım okurken sizin de hoşunuza gider.Öncelikle yazımın içeriğinin nerelerden oluştuğundan şöyle bir bahsedelim.
Gezilecek yer çok ama  olmazsa olmaz diyebileceğimiz başlıca duraklarımız :
Hradcany Kalesi, Aziz Vitus Katedrali, Kampa Adası, Aşıklar Köprüsü, John Lennon duvarı (Mala Strana Mahallesi), Prag'ın simgesi olan Karlov Köprüsü, Astronomik Saat, Eski Belediye Binası ve Tyn Kilise'sini göreceğiz. Ve tabiki Parizska Caddesi'ndeki Avrupa’nın en eski Yahudi Mahallesi de dahil  yarım günlük bir programla açılış yapabiliriz.
 
Ancak hedefimiz 1 gece konaklama olduğuna göre toplam 2 gün için herkese adım adım Prag yürüyüş turunun tavsiye ediyorum.İşte hemen aşşağıda bunu nasıl yapabileceğinize ilişkin ip uçları bulunuyor.Eğer uygulayabilirseniz Pragta tekbaşınıza çok rahat gezebileceğinizi belirtmek istiyorum.
 
PRAG'TA NELER YAPABİLİRSİNİZ:
 
Kenti gezmenin bir çok yolu var isterseniz  lokal bir acentanın turuna katılın , isterseniz, hop on hop off otobüslerine binin isterseniz de toplu ulaşım araçlarıyla gezin.ancak benim tercihim yürüyüş yapmaktan yana.
 
Prag 'da şehir turu yürüyerek çok kolay, tüm tarihi yerleri yürüyerek görebiliyorsunuz. İsterseniz Prag kart alarak toplu taşıma araçlarından da ücretsiz yararlanabilirsiniz.Dilerseniz de bisiklet kiralayabilirsiniz.Ne yaparsanız yapın tarihi mimari dokusu ile Pragın gerçekten çok etkileyici olduğunu hayretler içinde göreceksiniz. Mesela normal bir tempoyla birkaç saat içinde Ünlü astronomi saati, Charles köprüsü, Prag kalesi,Vaclav meydanı, Ulusal Galeriyi rahatça görmeniz mümkün.Bu yürüyüş rotanızın en ilginç  parçalarından birisini olan Vltava nehri üzerinde kurulu ünlü Karl(Karel, Charles diye de biliniyor)köprüsünün uzaktan görüntüsünü bile izlemeye doyamayacaksınız.Köprünün üzerindeki 30 heykel  gerçekten güzeldir.Her bir heykelle resim çektirmek isteyebilir köprü üzerindeki sokak müzisyenlerini dinlemek isteyebilir, yolunuz üzerinde önüne şapkasını koyup dilenmeden dilenenlere bir 10'luk ckz (Çek Fiyorint) atabilirsiniz. 
 
 Ya da daha kapsamlı bir programla ilk gün için Hradcany Kale  Bölgesi, Loretta  Kilisesi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve yapımının 600 yıl sürdüğü  söylenen neo-gotik Rönesans & Barok özellikleri bünyesinde barınan St.Vitüs  Katedrali, Simyacılar sokağı, Franz Kafka’nın evi, Altınyol, 13. yüzyılda Baş Mimar Peter Parler tarafından yaptırılan üzerinde 31 Aziz Heykelinin bulunduğu  Charles Köprüsü, eski şehir meydanı, 15. yüzyılda inşa edilen üzerinde 12 Havari bulunan tarihi Astronomik  saat kulesi ve TYN Kilisesi ilk günümüz için iyi bir seçim olabilir.
Biz de bu kurguyu özellikle  işlemeye çalıcağız fakat isterseniz önce Şehir hakkında biraz konuşalım.
Öncelikle güzel bir kent olmasının yanında  Prag Çek Cumhuriyeti'nin başkenti ve en büyük şehri. Geçmişte ise  Çekoslovakya'nın da başkentiydi. Orta Bohemya'da Vltava Nehri'nin üzerinde yer alıyor ve 1.2 milyondan fazla nüfusu var. Prag, geniş bir kitle tarafından dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak gösterilir. Altın Şehir ismiyle de  anılıyor.Şimdi de isterseniz şehri genel hatlarıyla önce bir tanıyalım ardından da kenti daha kolay anlayabilmek için bazı pratik teknikler uygulayacağız.
 
GENEL OLARAK PRAG ŞEHRİ:
 
5 ADIMDA PRAG GEZİSİ :
 
Kenti beş katogariye (7 bölge) ayırırsak Prag'ı  anlamamız kolaylaşacaktır.Prag için Vltava Nehri sizin için önemli bir rehber olacağını belirteyim.Öyleyse hadi  kenti tanımaya başlayalım.
 
1. Prag, düz ve dikey olarak akan Vltava Nehri ile fiziksel olarak ortadan ikiye ayrılmıştır. Şehir Merkezi’nde Yahudi Meydanı’nın hemen kuzeyinde nehrin keskin bir dönüş yaptığı bir nokta bulunmaktadır.Bu alan bacpack bireysel yürüyüş için oldukça elverişli ve dolu bir rota olabilir.burada kaybolmak bile hoşunuza gidebilir.
 
2. Yukarıda kenti bölgelere ayırmıştık.Ancak tarihsel özelliklerini öne çıkararak değerlendirdiğimizde Şehir  aslında beş bağımsız kentten oluşmaktadır.Bunlar :

Nové Město (Yeni Şehir) ve Josefov (Yahudi Meydanı) Malá Strana (Lesser Town), Hradčany (Kale Bölgesi), Staré Město (Eski Şehir)

ve  gariptir ki bu tarihsel bölgelendirme tarzı bugün bile  hala geçerli olan bir durum. Bunlardan her birisinin birbirine göre konumlarını ve nehrin ne tarafında yer aldığını öğrenirseniz şehir sizin için dolaşılması çok daha kolay bir yer haline gelir(Örneğin ben kente alışana kadar hep nehir kenarını takip etmiştim:)
 
3. Bu saydıklarımızın hemen hepsi  güzel seyahat istasyonları

Fakat benim gözümden dikkate değer ilk bölge, nehrin batı tarafındaki Hradčany bölgesi.



Yüzyıllardır kraliyet ailesine ev sahipliği yapmakta olan bölgenin merkezi, (şehre tepeden bakan bir tepenin üzerinde bulunduğundan) nehrin her iki tarafından da birçok yerden görülebilen Prag Kalesidir. Hradčany bölgesinin hemen altında, özellikle 17. ve 18. yüzyılda soylular tarafından inşa edilmiş olan Rönesans ve Barok stilde abartılı konakların yoğunlukla yer aldığı Malá Strana bulunmaktadır.Dilerseniz Malá Strana hakkında alttaki maddede konuşalım.

Mala Strana

 
Manes Köprüsü




4. Nehrin hemen doğusunda Mala Strana ile Manes Köprüsü (ünlü Charles Köprüsünün bir üstünde)  ile doğrudan bağlantılı olan Yahudi Meydanından bahsetmeden Pragtan bahsetmiş olmazssınız, Öyesine sevecen bir atmosfer vardır ki hertarafından tarihlr kuşatılmıştır. Öyle  ki hemen yanında da Pařížská sokağı uzanır. Bunun hemen güneyinde iç kısımda Eski Şehir bulunur. Doğuda Revoluční, güeydoğuda Na Příkopě ve güneyde Národní Třída olmak üzere üç ticari sokaktan oluşan şehir merkezi Staroměstské náměstí (Eski Şehir Meydanı), güzel, pastel renkli Barok evlerle süslü bir orta çağ pazarı ve Avrupa’daki en güzel şehir merkezlerinden birisidir.Eğer siz de benim kadar buralardan hoşlandıysanız burdan sırf bir değişiklik olsun diye Yeni Şehri gitmenizi önerirrim.İşte yeni Şehir hakkındaki maddemizde aşşağıda:

Václavské náměstí
 
Karlovo náměstí (Charles meydanı)



5. Eski Şehir’in orta çağdan kalma duvarlarını doğuya veya güneye doğru geçtiğinizde Yeni Şehir’e varırsınız. Aslında, ‘yeni’ demek pek doğru sayılmaz. Çünkü  Prag’ın bu bölümü 14. Yüzyılda kurulmuştur ve sadece Eski Şehir ile kıyaslandığında yenidir; ancak bu bölge Václavské náměstí (Wenceslas Meydanı) ve Karlovo náměstí (Charles meydanı) gibi şehrin en çok ziyaret edilen yerlerine ev sahipliği yapmaktadır.Buraya kadar şehrin öz yapısı anlaşıldıysa geriye detayları incelemek kalıyor.Buyrun bakalım kenti özü yapan mahelleleri hep birlikte tanıyalım.
 
Hadi o zaman şimdi  bu mahallelere bir  göz atalım
 
1800’lere kadar Prag, her biri korunaklı duvarlarla ayrılmış, dört ayrı meydanı olan, dört ayrı mahalleden oluşuyordu. Bu nedenle her bir mahalle, burada yaşayan insanların kişisel özelliklerinden kaynaklanan kendine özgü niteliklere sahipti. Bugün, Prag’ın muhteşem ihtişamı, tüm bu mahallelerin oluşturduğu eşsiz ruh içinde kendisini göstermeye devam etmektedir.
 
 
 En Güzel Mahalle! Hradèany (Kale Mahallesi) : Bence Prag için yapılabilecek en iyi başlangıçlardan birisi de burası sayılır.Çünkü tarih boyunca Egemen sınıflar, Vltava Nehri’nin en dar yerindeki buruna ilk kalenin inşa edildiği 9 yüzyıldan bu yana Kale Tepesi’ni işgal etmiştir. Çeklerin Hıristiyanlıkla tanışmasından sonra bu tepe , doğu-batı ekseni boyunca uzanan ideal bir ibadet yeri ve sonrasında da bir katedral (geleneklere göre mihrabın doğuya doğru inşa edilmesi gerektiğinden) olarak hizmet vermiştir. Son olarak da soylular kiliseyle rekabet içinde olan kral üzerinde nüfuz kazanabilmek için kaleye yakın olan yerlerde kendilerine özel saraylar inşa ettirmişlerdir. Bugün bile, burayı ziyaret edenler özenle hazırlanmış atlar tarafından çekilen bir arabayla bu mahallede gezinmeye can atıyorlar. Kale Mahallesi — Cumhurbaşkanlığı ve dış temsilciliklere de ev sahipliği yapar—görkemli binaları, yüksek sanat eserleri, birkaç birahanesi ve ticaret merkezleri ile karakterizedir.
 
 
Buraya kadar kale mahellesini sizlere tanıtmaya çalıştım.Bundan sonraki yazımda kenti kendisi yapan  tarihi bölgeleri tanıtmaya çalışacağım.Buyrun önce Eski Şehirle işe başlıyoruz.
 
Staré Město

 
 

Staré Město (Eski Şehir)
Prag'ın turizm merkezi ve en çok ziyaret alan bölgesidir; 13. yüzyıldan kalma birçok tarihi binalar burada bulunur : Charles Köprüsü (Karlov Most), Eski Şehir Meydanı örnek olarak gösterilebilir. Hazır konu açılmışken Eski Şehir, Charles Köprüsü’yle Küçük Mahalle’ye bağlı bir açık hava müzesi benim için. Uzun yıllardır çok hareketli bir ticaret merkezi olan bu bölge,esnaf, tüccar ve Jan Hus (Bu isime dikkat) destekçileriyle dolu onuncu yüzyıldan itibaren çok hızlı bir şekilde gelişmiştir. Kenti kitaptan okuyorsanız biraz önce bahsettiğim ismi çok sık duyacaksınız demektir.Jan Hus!!Siz sormadan biz kim olduğundan bir cümleyle bahsedelim:) Çek’lere özgü bir Katoliklik oluşturmak için çalışmalar yapan bir kilise reformcusuydu.
 
Neyse kaldığımız yerden devam edelim.Şehir surları modern yol haritasından takip edilebilir (halkalarla güçlendirilen duvarın sisteminin kalıntılarından bir parçası Barut Kulesi’dir ve bunun diğer yarısı nehir tarafındadır). Kıvrıma yakın olan bataklık alan daha az ilgi çekici ve Yahudi yerleşim alanına dönüştürülmüştür (bugün Yahudi Mahallesi ya da Josefov olarak bilinmektedir

Nové Mesto

 
 
Nové Mesto(Yeni Şehir/Vysehrad/Prag 2/Bölge 2 ) :
 
Eski Şehir, Yeni Şehir’le çevrelenmiş bir nehrin kıyısından diğerine doğru oluşan sınırla ve Prag’ın sınırları içinde yer almaktadır. On dördüncü yüzyıl boyunca Kral, bu şehri genişletmiş ve Prag’ın bulunduğu alanın üç katına ulaştırmıştır.Wenceslas Meydanı, kalabalık işçi gruplarının bulunduğu bir at pazarı olarak kullanılmıştır. Bugün, Eski Şehir, Yeni Şehir’den bir “hendek” (Na Příkopě diye bilinen bir sokağı ifade eder) ile ayrılır. Oldukça kalabalık bir yer olan Na Příkopě’daki hediyelik eşya ve cam eşya dükkânlarını geride bıraktıktan sonra kendinizi şık dükkânlar ve alışveriş merkezlerinin olduğu bir inci!Eğer sizerde benim gibi alışveriş seviyorsanız pek çok alana yürüme mesafesinde olan Wenceslas Meydanı görmenizi kesinlikle tavsiye ederim ; Restoranların ,alışveriş mağazalarının bulunduğu bu yer ayni zamanda Hlavni Nadrazi 'ye (Prag Ana Tren İstasyonu) ev sahipliği yapar. Bölgenin büyük bir bahçe alanı olan Vysehrad park olarak Vlatava nehir kıyısında, yüksek rakımda dinlenme alanıdır. Park Prag'ın 2 ve 4 bölgeleri arasında geçişi sağlar..Park alanında kendi adıyla özdeş bir kale vardır.Şehir merkezine kolay bir erişim sağlamasa da iyi bir gezi ve dinlenme alanıdır.
 
Buraya kadar klasik parkuru tanımaya çalıştık ancak vakti bol olanlar için hele altında arabası olanlara iyi haberlerim var. Zizkov ve Letna  Pragın iki gözbebeği sayılabilecek gezi durakları! İlgisini çekenler için burası adıan iki paragraflı  bilgi giriyorum.Buyurun bakalım önce Zizkov ile başlıyoruz.Ardından Letnaya geçeceğiz.Sonrada Klasik parkura kaldığımız yerden devam edeceğiz.
 
 
Žižkov


 
Žižkov(Prag 3)  :
 
Zizkov 3.ncü Bölge veya Prag 3 olarak da biliniyor.
Araştırdığım kadarıyla bölge adını  Hussite ordusunun lideri Jan Žižka’nın almış.. Olay tarihteki (14 Haziran 1420)  Vitkov Hill Battle’a kadar dayanıyor.Bölge de bu muharebenin  meydana geldiği Žižkov Tepesi’nin Güney kısmında yer aldığı için bu ad ile onurlandırılmış. Bu savaşta Žižka’nın köylü ordusu Holy Roman imparatoru Sigismund’un ordusunu yenmiştir.
Duyduğum  burası kadarıyla öğrenci ve göçmenlerin ikamet alanları burda çokmuş. Mahlerovy sady (Mahler Gardens) park alanı buradadır..Bölgede ( Jiřího z Poděbrad Square ) bulunan Tv kulesi de bulunuyor.( 360 derece kent panaromasını sağlar).Bu kule 1985 -1992 yapımlıymış  kulenin toplam yüksekliği 216 m. dir. 90 m.lik terastan kentin -Central Bohemia bölümünü izleyebilirsiniz..Deneyin tavsiye ederim.

Letna


 
Letna (Prag 7):
Letna 7.ci bölgesi ya da Prag 7 olarak da biliyor.  Popüler bir alanıdır. Barındırdığı Letna Park (Letenske Sady ) ,Prag'ın büyük parklarındandır.Eşsiz bir manzara ve iyi bir yürüyüş imkanını verir.Tepede var olan restoranlarında karınlarınız doyarken manzarada sizi büyüleyecekitr..Prag'ın futbol stadyumunu barındırır , merkeze olan rahat ulaşımı ile vazgeçilmez yerlerdendir. Holesovice - Letna bitişiğinde ve şehir merkezinin yakınında çalışma ( endüstriel ) ofislerinin yer aldığı bölgedir. Holesovice Nadrazi ; kentin 2. büyük uluslar arası tren terminali ve kent hayvanat bahçeside bölge 7 de bulunur..
 
 Malá Strana


Malá Strana (Küçük Mahalle) :

Prag'da farklı ne yapabilirim diye düşünüyorsanız;  Prag ta farklı bir bölge olan Mala  Strana bölgesine bir uğrayın derim.Burası kentin tarihi bölgesidir. Konumu itibariyle kentin yan kıyı , küçük şehri olarak da adlandırılmaktadır.Charles köprüsü aracılığı ile bölge daha canlı eski şehire komşudur.
 Sevimli sokakları, kiliseleri ve parklarıyla görülmeye değer hoş bir atmosfer. Mala  Strana bölgesinde çok güzel barok tarzı bahçe ve sarayların bulunduğu bir mahalle, 1540’lı yıllarda tüccarların oturduğu yerlerin yanmasından sonra kurulmuştur. Buraya taşınan Avrupalı ve Çek soylular, bahçelerinin muhteşem tasarımları ile çok gurur duyuyorlardı. 1990’lı yıllara kadar ihmal edilen bu bahçeler daha sonra özenli bir şekilde restore edilmiştir. Bu bahçeler, sadece bazı eski asilzadelerin yakınlarına Almanya, Polonya ve Amerikan Büyükelçiliği ve Çek Parlamentosu’nun ve turistlere açıktır.

Kampa adası

 
Burada yapabileceğiniz çok şey var.Mesela gelmişken Kampa Adasına uğrayabilirsiniz.

Kampa adası güzel manzarası ile keyif çıkarılacak alanıdır.Elçiliklere ev sahipliği yapan bu alan sessiz ve kentin en seçkin bölgelerindendir.Turistik cafe restoranlar burada da vardır. Kente hakim olan Petrin Tower burada bulunur.Füniküler ile bu tepeye çıkmak farklı bir deneyim 1891 yılından bu yana faaliyet gösterdiği söylenen bu fünikülerden güzel manzaralar görebilirsiniz. Petrin tepesinden Prag manzarası görülmeye değer gerçekten. Prag panoraması buradan mutlaka ve de mutlaka görülmeli. Pragda böyle bir yer böyle bir manzara hakikaten şaşırtıcı. Tepedeki tek restaurant Nebozizek ,uğramakta fayda var hem ambiansı güzel hem de harika bir manzara var.Petrin Tepesindeki gözlem kulesi .İlk görüşte Paristeki Eiffel kulesini çağrıştırıyor. Şansınız varsa asansör çalışıyor olur.Hazır konu açılmışken biraz Petrin hakkında biraz konuşalım.
 

Petrin

Petrin'e nasıl gidilir ?
 
Kentin neresinde olursanız olun bu allana ulaşmak son derece kolay ve kısa sürede olacaktır.Petrin'e çıkmak için öncelikle kentin batı yakasında olan " Újezd " sokağında ayni isimle anılan istasyon noktasına tramvay ile ulaşmak olacaktır.
Tramvaydan ( Ujezd ) indikten sonra durak karşısında , Ujezd sokağı üzerinde büyük bir park alanının başladığı alanda , merdivenlere yerleştirilmiş 7 adet bronz heykelleri göreceksiniz ( The Memorial to the victims of Communism - Czech: Pomník obětem komunismu )
Anıt aslında 1948-1989 arasındaki komünist dönemin kurbanları anısına yapılmış heykel dizisidir. Çek heykeltıraş Olbram Zoubek ve mimar Jan Kerel ve Zdeněk HÖLZEL'e ait çalışmadır . Arkaya doğru gittikçe kaybolan bu insan figürleri, komünist baskıyı anlatmaktadır Bu alandan , yönlü levhalar sizi kısa sürede Ujezd funikuler istasyonuna çıkarır
 
Prag Funiküleri :

Eğer fenikülere toplu taşıma aracıyla ulaşacaksanız.Funiküler hattı  : 3 kısa mesafeli istasyondan ibaret olduğunu belirtelim.
 
Raylı sistem yaklaşık 520 m. civarı uzunlukta olup yolculuk yaklaşık 3-4 dk. sürecektir. Fiyatı 40CZK. Diğer toplu taşıma bilet ve günlük kartlar burada geçerlidir
Tepeye ulaşımda başka seçenek olarak bu alandan ; taxi yada 20 dk.lık dik tepeyi yürümeyi deneyebilirsiniz.. yürürken güzel bahçeler ve meyve ( elma ) ağaçlarına oldukça sık rastlayacaksınız..Artık Petrin tepesinde kentin zirvesindesiniz.
 
Gelin şimdi de bu alanı bir tanıyalım :
 
Ruzovy Sad ( Rose garden ) :




Binlerce gül içeren bahçeler topluluğu Petrin tepesinde yer alır.. 6 hektarlık bu bahçeler topluluğu hem dinlenme , hemde 320 m. tepeden Prag'ı panaromik olarak görme alanıdır..
 ve gözlem kulesinden kent yakınlarını gözlemyleyebilirsiniz.
Bu alanda görebilecekleriniz labirent gözlem evi ve labirent aynalarla keyifli bir gezinti yapabilir.

 Kostel sv. Vavřince / Church of Lawrence :



Yapımı 12. yy a kadar uzanan barok yapıda kiliseyi , Petrin gözlem kulesinin hemen dibinde görebiliriz
.
 Zrcadlove Bludiste / Mirror Maze / Mirror Labyrinth / Aynalı labirent  :


Kilisenin karşısında yer alan bu ilginç , minyatür kale biçimindeki yapıda " kahkaha salonu" adı verilen labirent şeklindeki aynalardan ibarettir.. Çocuklar için eğlenceli olabilir.. Tam : 70 , indirmli : 30 CZK

Stefanikova Hvezdarna / Gözlem evi - Rasathane :



Hafta sonları tam gün ,diğer günler öğleden sonra astronamik konularda ilginiz varsa ziyaret edebilirsiniz..
Park alanı çok geniştir istediğiniz kadar zaman ayırıp , cafeterya'dan faydalanabilir , park alanında oturabilirsiniz.

 Petrin Gözlem Kulesi ( Petrin Lookout Tower , Petřínská rozhledna)


 
Petrin Tepesi’nde bulunan ve yapı olarak Paris’teki Eyfel Kulesi’nin benzeri olan bir gözlem kulesidir. 60 metre yüksekliğe sahip çelik kule ; 1891 yılında yapılmış , ilk yapıldığı zamanlarda gözlem kulesi ve yayın kulesi olarak kullanılmışsa da günümüzde turistik amaca hizmet etmektedir. 299 adet dar alanlı merdivenleri tırmanarak zirveye ulaşırsınız..Bulutsuz bir hava koşullarında kule , Prag manzarasını mükemmel olarak 360 dereceden sizlere sunacaktır. Uygun zamanda 10 km. lik mesafeler dahi seçilebilmektedir.. kentten 150 km. uzaklıkta yer alan Snezka dağı rahatlıkla seçilebilir... Yüksek rakımda bulunan kule ; su - deniz seviyesinden yaklaşık 320 m. yüksekliktedir.
Kısacası Petrin kulesine çıkın , Prag'ı panaromik olarak görün.. Bolca fotoğraf çekin...kule dibinde yer alan satıcılardan hediyelik eşya alabilirisiniz.. Atıştırma ve karın doyurabilirsiniz..İsterseniz biraz önce bahsettiğimiz  parklarda oturun veya  dinlenin .. yada isterseniz gezin...
 
 MEYDANLAR & KULELER - PARK & BAHÇELER
 
 Kentte eski tarihe dayalı başlıca  5 adet ünlü meydan bulunmaktadır. Bunlar sıralayacak olursak isimleri şöyle:
 
Old Town Square (Staromestské nám.) , Jan Palach Square (Námestí Jana Palacha )Wenceslas Square ( Václavské nám.) , Charles Square
( Karlovo nám.) , Lesser Town Square ( Malostranske nam. )
 
Meşhur Beş Büyük Meydanı Tanıyalım:


 
 1 - Küçük Meydan/Mala Strana Lesser Town Square / Malostranske Namesti :
 
Başlangıçta Prag’ın yeni şehri olarak adlandırılırken, daha sonra Prag’ın Küçük Şehri olarak adlandırıılarak Prag şehir merkezinde yer alır.Meydan merkezinde St Nicholas Kilisesi bulunur.Barok yapıda eski binalarda ; restoran ve barlar, elçilikler sıralanır.Meydan Old Town Hall ile komşudur.
 1257 yılında kral 2. Přemysl Otakar tarafından kurulmuştur. Ancak 8. Yüzyılda burada bir Pazar bulunuyordu. Şehrin kuruluşundan sonra, ilk yerleşimcilerin yerini genellikle yabancı milletlerden koloniciler almıştır. 4. Charles Prag’ın Küçük şehrini genişletti
 
Hradcany ve Kale :



Prag’In üçüncü şehri olan Hradčany Dube’li Kont Berka tarafından 14. Yüzyılın başlangıcınd kurulmuştur. Ancak, o zamanlar sadece Hradčany ve Prag için değil, tüm Bohemya için önemli bir tarihi, politik ve kültürel varlık olan ve yüzyıllarca Orta Avrupa’yı etkileyen, kuruluşu MS 880’lere dayanan ve eskiden Kraliyet Kalesi olarak bilinen Prag Kalesi zaten vardı.
 
 2 - Old Town Square / Staromestské námesti :


 
Kentin en ünlü meydanıdır. renkli yaşamı ile barlar cafe ve restoranlar yer alır. Meydan ortasında Jan Hus heykelini barındırır.
 
Eski Şehir : İki – üç yüzyıl boyunca Roma kökenli tüccarların, Almanların ve Yahudilerin yerleştiği, Prag pazarını çevreleyen Eski Şehirin (Staré Město) yapımına yerleşim merkezinin etrafına surların inşa edilmesi ile 1230 yılında başlanmıştır. Bütün bu çabaların sonucunda 13. Yüzyılda Büyük Şehir olarak adlandırılan ve Avrupa’da o zamanlar büyüklük ve ekonomik gelişmişlik olarak en büyük şehirlerden birisi olan şehrin yapımı tamamlanmıştır.
 
Jozefov ( Yahudi Mahallesi ) :

 
Daha önceleri Yahudi Şehri olarak tanınan Josefov, Ulusal Tiyatro’nun şu anda tam karşısında, Vltava’nın orijinal nehir yatağındaki Kaprova Sokağı’nın uzanımında bulunan Slovanský ostrov (Slavic Island) adasının kuzey ucundaki Vltava Nehrinin üzerinde bulunan bir nehir geçidinin yanındaki Yahudi tüccarlar ve sarrafların yerleşimi sonucu ortaya çıkmıştır.
 
Nové Město ( Yeni şehir ) :
 
Yeni Şehir (Nové Město) imprator 4. Charles tarafından 1348 yılında kurulmuştur. Şehir Prag’taki en kapsamlı kentleşme hamlesi olup, dünyada bunun eşi benzeri yoktu. Bu kapsamda 4. Charles Těšnov’dan Vyšehrad’a kadar uzanan ve sıkıntı veren Roma stili yerel yerleşimleri birleştirdi ve günümüze kadar hiçbir değişiklik olmadan gelen yeni bir gelişim planının temellerini attı, Charles Meydanı’nın halka açık ana meydan olması tasarlanmıştı.
 
3 - Wenceslas Square / Václavské námesti :

 
Kentin tarihi eski meydanlarındandır. eskiden at pazarı olarak hizmet sunan alandır.Meydan bir köşesi ile Ulusal müzeye ( national muzeum ) ev sahipliği yapar.Meydan içindeki Trolleys streamed ( bulvarı ) restoran kafe-bar otel ve mağazalara ev sahipliği yapan 1 km.lik alanı ile ünlüdür.
 
 4 - Charles Square ( Karlovo námesti ) :
 
1348 de 4. Charles tarafından yapılmıştır.Eski tarihinde hayvan pazarı idi. Doğusunda New Town'un Town Hall (Novomestská Radnice) bulunur.Park ve dükkanlarıyla , tramvay hatlarının kesiştiği bir yerdir.

5 - Jan Palach Square ( Námestí Jana Palacha ) :

 
Eski Kızılordu meydanı olarak da bilinir.1968 de Komünist rejimini protesto eden ve kendini yakan gencin adıyla anılır.Alan Rudolfinum'a ev sahipliği yapar.
 
Vaktiniz Varsa Şöyle Bir Uğrayın Derim:
 
 Vysehrad :


 
Vinohrady’nin ingilizcedeki sözlük anlamı üzüm bağları demekmiş. Bu isme sahip olması 14. yy’da bölgenin üzüm bağlarına sahip olması nedeniyledir. İmparator IV. Charles ilk üzümlerin ekilmesini emretti. Bölge çiftçilere devredilmeden önce bu üzüm bağları yaklaşık 400 yıl ayakta kaldı. Sonunda bu bölge şehrin lüks evleri için sit alanı olarak kullanılmaya başlandı. Bu üzüm bahçelerinin küçük bir kısmı, açık hava Viniční Altán şarap bahçeleri yakınındadır ve günümüze kadar hayatta kalmayı başarmıştır.
Vinohrady, şehir merkezine oldukça yakın olan Prag 2 belediye bölgesinde yer almaktadır. Prag’ın tarihi önemli tren istasyonu bölgesi, Vinohrady’nin varoşlarında yeralır. Vinohrady’nin ingilizcedeki sözlük anlamı üzüm bağlarıdır. Bu bölgenin bu isme sahip olması 14. yy’da bölgenin üzüm bağlarına sahip olması nedeniyledir. İmparator IV. Charles ilk üzümlerin ekilmesini emretti.
 
Vysehrad 10. Yüzyılda, Prag Kalesinin (Prazsky hrad) kuruluşundan daha sonra kurulmuştur ve yüzyıllar boyunca Prak Kalesinin bir alt kuruluşu olarak kalmıştır. Vysehrad’ın başlangıçta bir prens olan, daha sonra ise Çek Kralı olan ve kaleyi taştan yeninden yapıp buraya bir kilise bölümü ekleyen 2. Vratislav’ın burada kaldığı 1061-1092 yılları arasındaki zaman dilimi hariç olmak üzere bu doğrudur.
 
Günümüzde Vinohrady esas olarak yerleşim yeridir ve turistler tarafından ziyaret edilmemektedir. Tur yapmaya değecek tek ilginç yanı Poděbrady Meydanındaki Sacred Heart Kilisesidir. Ana batı Vinohrady Meydanı Barış Meydanı (Náměstí Míru) olarak adlandırılmaktadır. Bu alanda Gothic Revival St Ludmila Kilisesi ve Vinohrady Tiyatrosu bulunuyor.
Vinohrady’de birçok park bulunuyor. Vinohrady'deki bence en güzel park Rieger’s Orchards (Riegrovy sady) olduğunu sanıyorum.. Bu park 19 yy’da klasik ingiliz bahçeleri örnek alınarak yapıldığı söylenir. Evet Prag Kalesi’nin fotoğraflarını çekebilmek için iyi bir fırsat sunuyor Ancak Baharda bu parktaki açık hava bahçeleri ziyaret edilecek güzel yerlerdendir.
 
 
Smíchov ve Anděl semtleri :

Bence vaktiniz bolsa gidin derim.Ancak bir rehber gözüyle bana çok doyurucu bir rota gibi gelmedi açıkcası.Çünkü endüstriyel bir üretim alanı (turistik bir gezi rotasından ziyade)  alışveriş merkezleri, bira fabrikası, endüstriyel tasarımı, sinemaları, şık restoranları, barları ve gece hayatıyla ünlü olan Prag’ın yoğun ikamet edilen endüstriyel bölgelerinden birisi olarak bilinegeliyor.Vltava Nehri’nin batı şeridinde kuruludur. Ayrıca burada Staropramen  Fabrikası (Bira fabrikası) bulunur ve bira severlerin turları esnasında buraya uğrarlarmış.
 
Anděl Prag’ın Smíchov ilçesinin bir semtidir ve oldukça yoğun bir kesişim noktasında bulunmaktadır. Bu isim, Çekçede melek anlamına gelmektedir ve 19. Yüzyıla ait U zlatého anděla (Altın Melek) adlı ve adını önündeki melek heykelinden alan pubdan kaynaklanmaktadır. Pubın güneşliğinde bulunan melek resmi pubın kapanmasından sonra da korunmuştur ve şu anda sergilenmektedir.
 
 
 
 RESTORANLAR :
 
 
Aslında Prag restorantlarından bahsetmeden önce şöyle bir avrupa mutfak kültürürn bir harmanından bahsetmek yerinde olabilir.
Çek mutfağı Almanya, Macaristan, Avusturya ve Polonya mutfaklarından bir karışıma benziyor. Çek mutfağında yöresel olarak bir çok menü karşınıza çıkabilir.Ben de menülerden bazılarını sizlere tanıtmaya çalışacağım.
 
Çek mutfağı deyince ilk aklıma gelenler:
 
 česnečka – sarımsak çorbası , knedlíky” denen kabuksuz Çek ekmeği,
“pečené vepřové koleno” yada  kısaca Koleno (fırınlanmış domuz bacağı) ,Svíčková na smetaně ve knedlíky (Sığır bonfileden ve Yapımında havuç, kereviz gibi sebzelerden de yararlanılan bu yemek de tabi ki knedlíky adı verilen ekmekle ile servis ediliyor)
smažený sýr (kızarmış peynir) , vepřo-knedlo-zelo (domuz eti, lahana, hamur) kuřecí (tavuk) ile  vepřоvý (domuz eti) ile yapılmış olan řízek (Şnitzel)  (galeta ununa bulanmış ve kızartılır ve limon, patates ve domuz rostosu, hamur ve gulaş ile servis edilir) domuz etinden  rostosu yapılan koleno (knuckle),
Ve aperatif olarak bilinen Utopenci (birahane ve publarda da bulabileceğiniz bira atıştırmalığı.Özellikle pub’larda biranın yanında tüketilir. Karabiber ve soğanlı, soğuk servis edilen domuz sosisidir)
Son olarak da yerel içkisi, şurup tadındaki Becherovka( Zencefil ve tarçın aromalı bu içecek genelde yemek sonrası içiliyor ve sindirime yardımcı oluduğu söyleniyor, tatlı ve baharatlı bir likör olmasına rağmen, bağımlılık yaratabiliyor.)
 
  Bu saydıklarım Prag mutfağında en çok karşınıza çıkacaklardan sadece  bazıları.
Şimdide isterseniz gelin biraz da tatlıladan bahsedelim.
 
 
Tredelnik (hamur tatlısı), Ştrudel , Palacinky (marmelat sürülmüş kreplerin rulo haline getirilip üzerine de pudra şekeri serpilmesiyle yapılıyor).Ovocné knedlíky”(yuvarlanmış hamurların içine çilek, erik, kayısı gibi meyvelerin gömülmesi ile elde edilen bir tatlı)
 
 
Eveet buraya kadar genel geçer bir şekilde tüm menüyü ele aldık ki restoranta gittiğinizde zorlk yaşamadan rahatça sipariş verebilesiniz diye.Şimdi ise biraz detaya inmek niyetindeyim.Yukarda da değindiğim gibi yemeklerin ana malzemelerini genellikle; (vepřo-knedlo-zelo) domuz eti, lahana ve hamur işi oluşturuyor. Yüksek kolesterollü et ile yüksek kalorili hamur yiyeceklerden oluşur ve tabii ki yanında bira ile sunulur. Ülkede av hayvanlarının etlerinden balıklara, tütsülenmiş etten kır mantarlarına kadar her şeyin en kalitelisini bulabilirsiniz .Bununla birlikte, halkın açık ara favorisi olan yiyecek etsiz smažený sýr (kızarmış peynir) adlı yiyecektir ve bu şnitzele benzeyen görüntüsüyle ekmeğin üzerinde servis edilir. Ayrıca genellikle yanında patates cipsi ve mayonez de bulunur.
 
Yerel olarak oldukça beğenilen yemekler arasında yukarıda da değindiğim  kuřecí (tavuk) ile bazen de vepřоvý (domuz eti) ile yapılmış olan řízek (Şnitzel) bulunur. Bunları her ikisi de galeta ununa bulanmış ve kızartılmıştır ve limon, patates ve domuz rostosu, hamur ve gulaş ile servis edilir. Daha önce belirttiğimiz gibi, domuz eti her yerde mevcuttur ve kıtır kıtır deri ile birlikte kemikten kolaylıkla ayrılan yumuşak et parçaları ile koleno (knuckle) mutfakta basitliğin zaferidir. Tütsülenmiş knuckle daha da doyumsuz bir tada sahiptir ve genellikle küçük turşular ve salata ile servis edilir. Knuckle, deriye tatlı bir tat vermek için genellikle koyu bira ile hazırlanır. Tabii ki bu durumda tercihe soğuk bira çok daha iyi olur.
 
Bütün bunların dışında diğer ve pratik bir seçenek ise sokaklarda satılan dilim pizza ve domuz sosisleri Prag aperatifleri arasında ayrı bir yere sahip.Mahalle sakinlerinin sevebileceği sokak lezzetleri olarakbiliniyor.
 
Buarada beklentiniz çok yüksek değilse Prag da yemek için(özellikle Pizza) Pizzeria Rugantıno hem keyifli hem de hesaplı bir tercih diyorum .Veya sizin seçebileceğiniz bir başka yerde Somonlu sandviç ve Urgeall Pilsenner veya Gambrinus Menüsü  iyi bir seçenek olabilir.Tercihiniz tatlıdan yana olacaksa Prag'ın ballı keki  hoşunuza gidebilir. Yemekten sonra bir kafeye gitmek isterseniz; Pragda benim en sevdiğim kafe ,kafe Slavia Vltava nehri kıyısında ,harika iç mekanı, Nazım Hikmet ile olan anısı, bu anının resmedildiği tablo.  Nazım Hikmetin sık sık buraya uğradığı en güzel şiirlerini kaleme aldığı ve onun hayallerle dolu iç dünyasının Praglı bir resssam tarafından resmedildiği harika bir mekan. Tüm bu yaşanmışlıklar nefis manzara ile birleşince zamanın içinde bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyorsunuz. Eğer alkollü içeceklerden yöresel bir tercih peşindeyseniz  absınthe denilen, sanırım alkol oranı %70 civarında, az bir miktarının bile içeni halüsinasyonlara sürüklediği söylenilen içeceği kendinize güveniyorsanız tadın.
 
Çorbalar : Çek mutfağında çorbalar Türk mutfağı kadar olmasa da  önemli bir yer tutuyor.Aslen Macar mutfağına ait olan Gulaş Çorbası da popüler seçeneklerden biri olarak Prag restoranlarındaki yerini almış. Özellikle çorbalar ve soslu yemekler “knedlíky” denen kabuksuz Çek ekmeğiyle servis ediliyor ( buğday ve patatesten yapılan, haşlandıktan sonra dilimlenerek servis edilen “knedliky” adlı nişastalı yiyecek ).( česnečka – sarımsak çorbası )
 
Tatlılar : Çek tatlıları ise genelde hamur işi ve meyve birlikteliğinden oluşuyor.Bunların başında gelen ilk tatlı Trdelník  ile başlayalım isterseniz.
 
 
 Trdelník  : Geleneksel Macar kek ve tatlı & pasta çeşididi ,ayrıca Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Avusturya mutfak kültüründe de bilinir. Son yıllarda turistlerin ilgi odağı olan bu tatlı ; Çelik - demir sopa üzerine sarılmış , şeker & ceviz karışımlı hazırlanmış hamurun ızgara edilip ,sıcak olarak halka ( spiral ) şeklinde servis edilmesiyle bilinir.
  Ştrudel adlı tatlıyı hariç tutarsanız, en popüler tatlılardan biri Alman ve Avusturya mutfaklarından etkilenerek yapılmış “Palacinky” ismindeki tatlıdır derim. Bu tatlı, marmelat sürülmüş kreplerin rulo haline getirilip üzerine de pudra şekeri serpilmesiyle yapılıyor. İyi bilinen diğer bir tatlı ise; yuvarlanmış hamurların içine çilek, erik, kayısı gibi meyvelerin gömülmesi ile elde edilen “ovocné knedlíky”.
 
Alman mutfağında da bir benzerine rastlayabileceğiniz “pečené vepřové koleno”, kısaca Koleno. Bu yemeği fırınlanmış domuz bacağı olarak tanımlayabiliriz. Derisi çıtır çıtır, içi yumuşak olan bu et yemeği turşu ve sosla servis ediliyor. Et genellikle dark birayla marine ediliyor. Porsiyonun biraz büyük olduğunu söylemekte yarar var. İçecek olarak yanında yine bira önerilir.Prag’da vejetaryenlerin de tercih edebileceği yemeklerden birisi Bramboráky. Prag’da vejetaryenlerin de yiyebileceği nadir şeylerden: Kızarmış patates krepleri. Orijini Çek mutfağı olmasa da burada bolca tüketilen, birçok restoranda rastlayabileceğiniz bir seçenek.
Utopenci, birahane ve publarda da bulabileceğiniz bira atıştırmalığı.Özellikle pub’larda biranın yanında tüketilir. Karabiber ve soğanlı, soğuk servis edilen domuz sosisidir.
Özgün Çek Mutfağından Svíčková na smetaně ve knedlíky - Sığır bonfileden yapılan bu yemek, Prag’da rastlayacağınız diğer birçok yemeğin aksine özgün Çek mutfağındandır. Yapımında havuç, kereviz gibi sebzelerden de yararlanılan bu yemek de tabi ki knedlíky adı verilen ekmekle ile servis ediliyor.
 
Manzaralı bir restoran arıyorsanız Vltava Nehri kenarında yer alan, Prag Kalesini ve şehrin büyük bir bölümünü tam karşıdan gören Grossetto Marina’ya mutlaka gitmelisiniz. Genelde pizza ve makarna gibi klasik İtalyan yemekleri sunan bu restorana sırf muhteşem manzarası için bile gidilebilir.
 
İçecekler :

Prag’da yemekten çok içecekler ünlü. Bahar ve yazları açık havada oturabilir ve kendi üretimleri olan biradan yudumlayabilirsiniz. Pek çok yerde şehrin sakinleri ile birlikte oturup içebileceğiniz bira bahçeleri mevcut. Çek Cumhuriyeti’nde üretilen 30 çeşit biranın tamamını görmek ve tatlarına bakmak için Prag Beer Museum’a uğramanızı tavsiye ederiz.
 
Çek Cumhuriyeti’ne özgü en ünlü içecek kuşkusuz yerel içkisi, şurup tadındaki Becherovka. Zencefil ve tarçın aromalı bu içecek genelde yemek sonrası içiliyor ve sindirime yardımcı oluyor. Oldukça tatlı ve baharatlı bir likör olmasına rağmen, bağımlılık yaratabiliyor. Yemek sonrası bir shot Becherovka’nızı içmeyi unutmayın.
 
Tatlı içecekten hoşlanmıyorsanız, Becherovka’ya alternatif olarak daha koyu renkli ve acı olan Fernet’i deneyebilirsiniz. Fernet soğutulmuş olarak veya buzla içiliyor.
 
Prag 'a gidip Çeklerin dünyaca meşhur biralarını içmeden dönmek olmaz. Şimdi size öğleden sonra başlayıp gece yarısına kadar devam edebileceğiniz  harika tatlar ve mekanlar göreceğiniz farklı bir tur, unutamayacağınız bir bira turu yapmanızı öneriyorum. Bunun için ilk durak Nusle semtindeki  Zly Casy  turistik bir yer değil bilen gidiyor.Bardaklara 48 musluktan birden fıçı birası dolduruluyor.  Adeta bira müzesi kestaneli - ballı birası mutlaka tadılmalı. üç çeşit bira bulunuyor,high, light, Chiristmas her biri çok güzel. Burada ayrıca bira üretimini ve bira müzesini   görebilirsiniz. 3. durak Prvni Pivni Tramway hem çok keyifli hem de farklı bir mekan eski bir tramvayı düzenlemişler müşteriler kapıdan  tramvay düdüğü çalarak uğurlanıyorlar. Buralarda belirli markaların dışında birahanelerin kendi özel imalatları olan pek çok Çek birası deneme şansı var. Belirttiğim mekanlara tramvay kullanarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bir başka seçenek şehrin yeni meydanından yürüyerek 10 dakikada ulaşılabilen Novomestsky Pivovar,tipik eski bir çek birahanesi.(Ancak şahsi fikrimi sorarsanız Bira deyince akla Zly Casy gelir derim)
 
Ayrıca Prag’ın hemen dışında küçük de olsa bir şarap bağı var. Buranın içinde yer alan küçük caféde yerli şarap Grebovka’yı deneyebilirsiniz.Ayrıca ; Absinth yada bildik adı ile Absent, çeşitli bitkilerin damıtılarak fermante edilmesiyle elde edilen, alkol oranı yüksek (hacmen %45 ila %75) bir içkidir. Rakıya benzer şekilde bir miktar absente iki ila beş miktar su ilave edilip içilir. Ana bileşenleri alkol, pelin ve yeşil anasondur. Bunun yanı sıra üretildigi bölgenin geleneklerine göre çeşitli bitkiler karışıma eklenir.Fransız yada İsviçre çıkışlı bir içki.1990 sonrası Çek Cumhuriyetinde yeniden canlanmış bir içki..
Birayla tüketilen bu atıştırmalıkların malzemelerini ise genelde; sosis, peynir, patates ve baharatlar oluşturuyor. Bu atıştırmalıkları birçok birahane veya pub’da bulabilirsiniz.Çek Cumhuriyeti, Pilsen biraya isim veren “Plzeň” ve Budweis’a ismini veren “České Budějovice” gibi iki şehre sahip bir bira cenneti. Aslında yeterli vakti olan ziyaretçiler Prag’ın 90 km kadar güneybatısında yer alan Plzeň şehrini ve buradaki bira fabrikalarını ziyaret edebilirler.
Bu içeceğin önemi sadece Çeklerin birayı çok sevmesinden değil, aynı zamanda fiyatından kaynaklanmaktadır, yarım litrelik bira , bir şişe sodadan veya bir fincan kahveden daha ucuzdur. Krusovice Dark Beer : Önerilir..Mide de dolgunluk ya da  şişme yapmaz..En tanınan markalar Plzensky Prazdroj (Pilsner Urquell) ve Budejovicky Budvar (Budweiser) adlı markalardır, ancak Gambrinus, Krusovice, Radegast, Velkopopovický kozel veya Staropramen , Bernard , Starobrno ,Velkopopovický Kozel, Svijany'de en az bunlar kadar iyidir. Genellikle, cerne pivo (koyu renk bira) tatlıyken, svetle pivo (açık, altın renkli bira) daha acıdır..Çek biraları dünyaca ünlüdür ( pivo ).Ünlü üreticiler Prag’dadır.Mümkünse fıçı bira tercih edilmelidir.Şarap üretimi de iyidir. Ayrıca aklıma gelmişken söyleyeyeim Mattoni ve Dobra maden sularıyla ünlü iki büyük devdir:) bir araştırın isterseniz.
 
 
 
CAFE RESTORANTLAR
 
Tabiki En Meşhurları:
 
Prag’daki kafe kültürü on dokuzuncu yüzyılda zirveye çıkmış ve 1930’lı yıllarda kafe barlar yazarların, aktivistlerin, muhalefet üyelerinin, gazetecilerin ve sanatçıların buluştuğu bir yer haline gelmişti. Bu kafelerin birçoğu İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortadan kalkmıştı, ancak yaklaşık altı tanesi hala faaliyette devam ediyor veya tekrar restore edilerek açıldı.Büyük meydanlarda yürümek ve keşfetmek sizi bazen o kadar yorabilirki bazen kendinize zaman ayırıp küçük molalar vermek isteyebilirsiniz.
İşte size mola için tercih edilebilecek birkaç ünlü adres:
 
Café Imperial  Örendiğim kadarıyla bu kafe 1914 yılında açılmış ve 2007 yılında tamamen restore edilmiş.İçeri girince mimari beni büyüledi. Tavan ve duvarları benzersiz mozaikler, fayanslar, kabartma rölyefler ve kabartma paneller ve bunları çevreleyen bronz süslemeler ve koridor lambalarıyla yeni sanat akımının muhteşem bir örnekleri sanki.. Ben buranın bir de kahvesini çok beğendim.duyduğum kadarıyla akşam kokteylleri veriliyormuş bir de komik gelicek belki ama menüde günün her anı Amerikan ve İngiliz kahvaltısı ile birlikte çılbır bulunuyormuş.
 
Şimdi gel gelelim ikinci adrese
 
Café Savoy pırıl pırıl mis gibi bir mekan  1893 yılında yapılmış kafe ışıl ışıl şamdanlarla donatılı süslü parlak tavanı ve her birisi bu estetiğe uygun kırmızı kravat ve yelekler giyinmiş personeli ile parıl parıl göz almaktadır. Kafede lezzetli kahve ve sıcak çikolata ile birlikte, geniş bir şarap seçeneği sunulmaktadır
Buralar biraz tuzlu gelebilir isterseniz yine köklü ama daha az cep yakan başkabir adrese yönlendireyim sizi:
 
Kavárna Slavia( Ünlüler Mekanı Franz Kafka ve Rainer Maria Rilke müdavimiydi )  Bu kafe Prag’ın eski kafeleri arasında en çok bilinenidir .İç mimarideki renk ahengi şahane, akik ve kiraz kestanesi rengi ile birlikte, kireç taşı kaplı parlak masaları ve nehre bakan büyük pencereleri ile art deco ihtişamına sahipt. Bu kafe yirminci yüzyılın başından bu yana edebiyat ile ilgilenenlerin toplantı yeri olarak kullanılması ile ün salmıştır .Öğrendiğim kadarıyla Franz Kafka ve Rainer Maria Rilke burada çok zaman geçirmiş ve 1970 ve 1980’lerde Václav Havel ve diğer muhalifler tarafından sıklıkla ziyaret edildiği anlatılıyor.
baktınız ki hiçbiri olmuyor orta direk hesabı temiz başka bir adres sorarsanız buyrun yeniönerim:
 
Malostranské náměstí    .Hem restorant hem kafe! (alt - giriş katı bulunur) Manzarası da iyi !Cadde ve meydana bakmakta..Fiatlar da uygun.. Dana eti , kuvör , içecek ,salata ile 1 kişi servis ücreti dahil 700 Czk dolayında (bahşiş dahil) hesap ödemiştim. ..değerlendirmem ( ben buraya 10 üzerinden 5 veririyorum )..
 
Restorantları da anlattığımıza göre artık haçbir eksiğiniz kalmadı.Yani Prag'ı tekbaşınıza yabancı dil biliyorsanız çok rahat gezebilirsiniz artık.Madem iyi kötü tanıdık kentimizi öyleyse bana o zaman müsade.Ne de olsa keyifli bir gezinin püf noktası karşınızdakini fazla sıkmamaktır.
 
Eh o zaman  artık yazıya burda  son verelim isterseniz.Söylenecek o kadar çok şey var ki bir seferde herşey paylaşmak çok zor.Bu yüzden  en güzeli atlayıp gitmek diyorum kesinlikle! Mümkünse mevsim ne çok sıcak ne de çok soğuk olsun derim
Belli mi olur bir bakarsınız  bir gün bu gezide yollarımız kesişivermiş, kimbilir! En güzel dileklerimle şimdilik yazımı burda sonlandırıyorum.
Bir sonraki gezide buluşmak üzere esen kalın.
 

 

                                                                                    Cengiz ÖZTÜRK

                                                                             Profesyonel Turist Rehberi

 

 

 

 

 

 

Bumerang - Yazarkafe
Paylaş |                       Arşiv      536 kez okundu