• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
BOLU ABANT ÖRENCİK YAYLASI BEYPAZARI TEKNİK PROGRAM
TEKNİK BOLU  TURU BİLGİLENDİRMESİ
İL ALAN KODU: 14
YÜZÖLÇÜM: 1.409 km2 (544 mi2)
İL  TELEFON KODU: 0374RAKIM:726 m
NÜFUS:291.095 


ANKARA-B.PAZARI

1 sa. 10 dk.
 (86,8 km)

ANKARA-BOLU ABANT:

2 sa. 9 dk. (206 km)

ÖRNEK PROGRAM
BLOG YAZISI
ANAHTAR KAVRAMLAR
“Claudio Polis"-BITHINYA-BEBRIKLER-BOLU SUYU-

İnözüVadisi-Boğazkesen KümbetiSelçuklu zamanından kalan iki mezar bulunmaktadır. 

Beypazarı Yaşayan Müze

Osmanlı zamanında yapılmış olan en güzel mimarilerden biri olarak da bilinen bu müze, zamanın ileri gelen tüccarlarından da sayılan Büyük Abbas Ahmet adı verilen kişinin oğlu olan Abbaszade Ahmet Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Suluhan Camii

Nasuh Paşa tarafından ve 17. Yüzyılın ortalarında yapılmış olan bu camii, düz tuğla ve yine dikdörtgene benzeyen kesme taşlar ile birlikte yapılmıştır. 

Beypazarı, İç Anadolu Bölgesi'nde Ankara'ya bağlı bir ilçe. Ankara’'nın 98 km. batısında, denizden ortalama 700 m. yüksekliktedir.   Toplam 47,018 kişidir.

Beypazarı,  Roma döneminde, İstanbul 'u Ankara ve Bağdat'a bağlayan önemli büyük tarihi geçit yolları üzerinde bulunmaktaydı. Bilinen ilk adı "kaya doruğu ülkesi" anlamına gelen Lagania idi ve Bizans İmparatorluğu'nun piskoposluk merkeziydi. M.S. 491-518 yılları arasında hüküm süren Doğu  Roma (Bizans) İmparatoru Anastasios'un ziyaretine atfen şehrin adı, Lagania - Anastasiopolis (Anastasios Kenti) olarak değiştirildi. (2)

Eski bir yerleşim yeri olan Beypazarı topraklarında, sırasıyla Hitit, Frig, Galat, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlıların egemen olduğu bilinmektedir.

Selçuklular döneminde Beypazarı, İstanbul - Bağdat yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Beypazarı, Orhan Bey'in Ankara'yı alması ile Hüdavendigâr (Bursa) Sancağı'na bağlanarak Osmanlı yönetimine geçmiştir

BEYPAZARI :

İlçe, Ankara’nın kuzeybatısında, Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alır. İlçe ve çevresinde yapılan kazılarda bulunan eşya ve paralar üzerinde yapılan incelemeler sonucunda ilçenin Hitit, Frig, Galat, Roma, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarına ev sahipliği yaptığı anlaşılmaktadır. Beypazarı ilçesine tarihte ilk kez Luwi’lerce Kaya Doruğu Ülkesi anlamına gelen Lagania ismi verilmiştir. Roma döneminde İstanbul-Ankara-Bağdat gibi önemli merkezlerin geçiş yolları üzerinde idi. Kentin adının bu dönemde “Anastasiopolis” olarak değiştirildiği tarihi eser ve haritalardan anlaşılmaktadır. Kent Germiyanoğulları Beyliği döneminde beyliğin veziri Zinar Hezar tarafından Rumlardan alınmıştır. Bu bey şimdiki Beytepe mahallesinde büyük bir Pazaryeri kurdurur. Bu ünlü Pazar zamanla beyin adının sonundaki Hezar kelimesini unutturur. Böylece Hezar kelimesinin yerini Bey sözcüğünün aldığı ve ilçenin adı Beypazarı olarak değiştiği tahmin edilmektedir. İlçenin ilk yerleşim yerinin Derbencik köyü mevkii olduğu, zamanla İnözü Vadisi ve etrafına doğru genişlediği yapılan kazılardan anlaşılmıştır. 

Nüfusu : 46.738 kişi 
Yüzölçümü : 1.868 km2 
Rakım : 675 m 
Şehir Merkezine Uzaklığı : 99 km 

Halkının tamamını Orta Asya bölgesinden gelen Oğuz Türklerinin oluşturduğu Beypazarı ilçesi Osmanlı devletinin idaresine geçtikten sonra, günümüzde Bursa il sınırları içinde kalan Hüdavendigar Sancağına bağlı bir belde haline gelmiştir. 1863 yılından itibaren de Ankara Sancağına bağlı bir ilçe haline getirilmiştir. 
Abant Gölü Oluşumu, yeraltında meydana gelen tektonik çöküntüler ile bunların sonucunda büyük taş bloklarının bulunduğu geniş vadinin doldurulması ile meydana gelmiştir. Abant Gölü'nün deniz seviyesinden yüksekliği 1328 metredir. Abant Gölü'nün genişliği 1.25 km kare olup; derinliği ise yaklaşık olarak 20 metre derinliğe sahiptir. Abant Gölü tektonik kökenli bir göl olup; fay hattında bulunmaktadır. Dağlardan gelen kar suları ve bir kaç küçük dere ile beslenmektedir. Abant Gölü'nü dışarıdan Taşan deresi ve Dirgene çayı beslemektedir. Abant gölü çevresinde bulunan dağların zirveleri tabiat parkları oluşturmaktadır. En yüksek noktası 1790 metre olduğu bilinmektedir. Erenler Tepesi en küçük noktası iken 1320 metredir. Abant Gölü kış aylarında soğuk havası olması sebebi ile kıyıdan başlayarak ortalarına kadar donmaktadır.
Bolu'nun 34 kilometre güneybatısında bulunan Abant Gölü, yaklaşık olarak 1350 metre yükseklikte bulunan dağlar, 125 hektar arazi sahip olan heyelan set Gölü dür. Suları tatlı olup; en derin yeri 20 metreye ulaşır.
Abant Gölü, Bolu'nun 34 kilometre güney batısında bulunan, yaklaşık 1350 ... Deniz seviyesinden yüksekliği 1328 m. yüzey genişliği 1.25 km² olup maksimum 18m. derinliktedir.
Göl türü‎: ‎Heyelan set gölü
Yüzölçümü‎: ‎1.28 km² (125 hektar)
Yüzey rakımı‎: ‎1350 m
En derin noktası‎: ‎18 m

GENEL BİLGİLER
Coğrafya Türkiye yüzölçümünün %1,015'lik bölümünü kaplayan Bolu İli, 8,276 km² (827,600 ha) yüzölçümü ile Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. İl arazisinin yaklaşık %18’ini tarım alanları oluşturmaktadır. Orman alanları ise %64’lük bir oran ile Türkiye ormanları içinde %2,55’lik paya sahiptir. Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık %15’tir.Geriye kalan %8 dolayında alan ise tarım dışı alanlardır.
Ortalama rakım 1000 m, merkez ilçe rakımı ise 725 m civarındadır.
Bolu İl Merkezine göre; Dörtdivan, Yeniçağa ve Gerede İlçeleri doğuda, Mengen kuzeydoğuda, Göynük ve Mudurnu İlçeleri güneybatıda, Seben ve Kıbrıscık İlçeleri ise güneyde yer almaktadır. Bolu’nun, batısında Düzce ve Sakarya, güneybatısında Bilecikve Eskişehir, güneyinde Ankara, doğusunda Çankırı, kuzeyinde Zonguldak ve kuzey doğusunda Karabük İlleri yer alır.
TARİHÇE:Roma döneminde Bithynium olarak anılan kente İmparator Claudius’un hüküm sürdüğü yıllarda Claudiopolis adı verildi. M.S. 12. yüzyıl başlarında İmparator Hadrianus’un sevgilisi Antinoos’un doğum yeri olması nedeniyle önem kazanan kent daha sonra Hadrionapolis olarak adlandırılmaya başlandı. Bir piskoposluk merkezi olan ve Bizans döneminde Polis denen kenti, 11. yüzyılda yöreye gelmeye başlayan Türkmenler Bolu olarak adlandırdılar.




Bolu yöresine ilk yerleşenlerin Bebrikler olduğu sanılmaktadır. Bebrikya adıyla anıldığı sanılan bu yöreye M.Ö. 8.yüzyıldan sonra batıdan gelen 
Bithynialılar yerleşmiştir. Bithynia olarak adlandırılan bu topraklardaki başlıca yerleşim yerleri Kienos (daha sonra Prusias, bugün Konuralp) ile Bithynion (bugünkü Bolu)’du. İskender’in ölümünü izleyen dönemde Bolu yöresinde bağımsız Bithynia Krallığı kurulmuştur.  Roma Askeri yolunun “Dadastan” adı ile bilinen şimdiki Göynük'ten geçtiği tarih kitaplarında ifade edilmektedir. Göynük’ün bilinen en eski adı “Koinon Gallicanon”’dur. İlçe Türk beyliklerinin, Bizans, Roma ve Osmanlı medeniyetlerinin yerleşim bölgesindedir. İlçenin Susuz, Kilciler, Narzanlar, Boyacılar köylerinde ve bu köylerin civarlarında Bizans devrine ait yazılı eserler bulunmuştur. Ayrıca Kilciler Köyü’nde bir de kilise kalıntısı bulunmaktadır. Beldede günümüze kadar ayakta kalabilmiş tarihî eserler ve yapılar mevcuttur.Göynük Kapıdağı Ormanı, Çatak Kaplıcaları, denizden yüksekliği 820 m olan (18 ha alanı) Sünnet Gölü, heyelan sonucunda meydana gelen (15 ha alanı) Çubuk Gölü, Bölücekova köyü şelale ve kanyonu görülmesi gereken turistik yerler ve diğer coğrafi yer şekilleridir.Bolu ve Abant deprem üs merkezleri etkisindedir. Dik yamaçlarda kaya düşmeleri olabilmektedir. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. derece tehlikeli bölge içindedir.
Gölcük Tabiat Parkı

Bolu il sınırları içerisinde yer alan, ortalama 1.200 m yüksekliğindeki Tabiat Parkı, Bolu il merkezinin güneyinde yer alıyor. Gölcük’ün batısında Aladağlar ve Karasu, güneyinde Seben İlçesi var. Gölcük’ün doğusundaki ve güneyindeki (Seben tarafındaki) dağlar, Köroğlu’nun Bolu Beyi’ne selam gönderdiği Köroğlu dağlardır.

Gölcük yapay bir göl, yani gölettir. İlk olarak 1958 yılında oluşturulmuş, yıllar içerisinde adım adım büyütülmüştür. 1.300 m kıyı uzunluğuna sahip göletin en derin yer 5 metre. Yaklaşık 5 hektar yüzölçümüne sahip gölet genellikle kar ve yağmur suyu ile besleniyor.

Gölete görsel güzellik katması ve su sistemini tamamlaması için nilüfer gibi bazı su bitkileri sonradan bölgeye yerleştirilmiştir.

Balıkçılardan elde edilen bilgilere göre gölet içinde belirlenen balık türleri ise ot sazanı, sazan, kefal, kadife ve Abant alasıdır.

Tabiat Parkı’nda hakim bitki örtüsü göknardır. Ayrıca yer yer kayın, gürgen, titrek kavak, kızılcık, ardıç, ahlat, orman gülü, böğürtlen, çoban püskülü, orman sarmaşığı, mürver, sığır kuyruğu, sıklamen gibi türlere de rastlamak mümkün. Bolu ormanları sürprizlerle doludur. Fotoğraf makinanızı yanınızdan ayırmayın. Köşeyi dönünce güzel pırıl pırıl bir mantarla karşılaşabilirsiniz.

2012 yılında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından, Trabzon Maçka Balık Üretim istasyonlarında üretilen, sadece Abant Gölü’nde bulunan Abant alası (Salmo trutta abanticus)’ndan Gölcük’e 20.000 adet yavru aşılanmıştır.

   BOLU  TURU TEKNİK PROGRAM
Bolu, Gölcük ve Abant Gölü, göl çevresinde gezinti, gezinti ve Örencik Yaylasında doğa yürüyüşü etkinlikleri.

PROGRAMIMIZ;
Sabah saat: 07.30’de Çiğdemim Derneğinde  buluşup hareket ediyoruz. Araç içinde kahvaltılık sandviç, sıcak-soğuk içecek ikramıyla, yolumuza devam edip, yol üzerinde vereceğimiz mola sonrası Abant'a gidiyoruz.

MOLA: 09:00 Varış (20 dk)

10:30 abant Milli park varış.
30 dk. Abant Tabiat Parkı Müze ziyareti
11:00 Örencik Yaylası Doğa Yürüyüşü (1.5 saat)
13:00 Öğle Yemeği+ Çay+ Fotoğraf için serbest zaman (Mangal)
14:00 Abant Gölü etrafında yürüyüş (1.5 saat)
16:00 Yöresel Lezzet Alışverişi için  abant pazarında buluşuyoruz.Alışveriş sonrası
saat 17:00 de Ankaraya hareket



PROGRAM KOMPOZİSYONU:

ŞEHİR BİLGİLENDİRMESİ
DESTİNASYON
COĞRAFYA                  
TARİH           
SANAT

  EDEBİYAT           
SEMBOLLER   
AKILDA KALANLAR
TERMAL SU 
Karacasu, Mudurnu - Babas ve Sarot, Seben – Kesenözü ve Pavlu, Göynük - Çatak Kaplıcaları 

Hititler,Frigler, Persler- Büyük İskender -Bitinya, Roma imparatorluğu -Osmanlı Devleti 

KÖROĞLU-MENGEN-BOLÇİ ÇİKOLATA-PATATESLİ KÖY EKMEĞİ-KEŞLİ MANTI
 AKARSULAR
Büyüksu, Mengen Çayı, Aladağ Çayı, Mudurnu Çayı , Göynük Suyu, Çatak Suyu ve Gerede Çayıdır. 
 
 
 DAĞLAR
 1980 m. ile Çele Doruğu, ve Abant Dağları (1748 m.), Gerede'nin kuzeyinde Arkot (1877 m.) ve Göl Dağları (1112 m.)dır.Köroğlu Dağları (en yüksek yeri 2499 m.)  Seben Dağları 1854 m. Mudurnu civarında Ardıç Dağları 1443 m. Güneydeki Çal Tepesi ise 1640 m.  
 
 GÖLLER
Abant Gölü, Yeniçağa, Çubuk, Sünnet, Yedigöller, Karagöl, Sülüklügöl, Karamurat  
 
 
KİŞİLER
AKŞEMSEDDİN-ÖMER SIKKİN-DEBBAH DEDE-TOKAD-İ HAYRETTİN
DÜĞÜN
 
 
 
 
EL SANATLARI

TELKARİ

 
TATLILAR
BOLU:kabak hoşafı, kara kabak tatlısı, palize, coş hoşafı, karavul şerbeti, kızılcık şurubu, saray helvası, Bolu Beyi tatlısı, Mudurnu baklası, uğut tatlısı.



BEYPAZARI:Höşmerim
, Havucu ve Havuçlu LokumuCevizli Sucuğu ve 80 katlı baklavası 
 
 
 
YEMEKLER

 BOLU:ovmaç çorbası, kızılcık tarhana çorbası, tarhana çorbası, nohutlu çorbası, yoğurtlu bakla çorbası, imaret çorbası, çiğ börek, kabaklı gözleme, acı su bazlamacı, çantıklı pide, etli mantı, ekmek aşı, patatesli köy ekmeği, kedi batmaz, mantar sote, orman kebabı, kaldırık dolması, kaşık sapı, Mengen pilavı, Kıbrısçık pilavı, keşli cevizli erişte, höşmerim, Mengen kuzu güveç, katık, kaşık atmaç, bakla çullaması, paşa pilavı, 

Beypazarı Güveci ,Beypazarı Dolması.Beypazarı Kurusu. Beypazarı Kurusu 

 
TÜRKÜLERAçıldı Sümbüller Erişti Bahar,Ada Yolu Kestaneİnci Serdim Güneşe,Arayu Arayu Görsem Yüzünü, 
OYUNCULARSinem Öztürk
YAZARLAR
SİYASETÇİ
 
OTELLER
RESTORANTLAR
ALIŞVERİŞ
KÜLTÜR
 
TEKNİK  NOKTALAR
ABANT GÖLÜ ÇEVRESİ: Yürüyerek 1.45 dk sürer, 3.5 kmÖRENCİK YAYLASI: TAŞKESTİ-ÖRENCİK YAYLASI YÜRÜYÜŞ: 1.5 SAAT

HATIRLATMALAR


BOLU TURUNDA BAŞLICA GEZİ NOKTALARI
ABANT-YEDİGÖLLER-MUDURNU-GÖYNÜK-GÖLCÜK-SEBEN
            
RESTORANT VE SET MENÜ BİLGİLERİ

ÖĞLE YEMEĞİ
MANGAL-ŞABAN USTA
MENÜ:
KÖFTE TAVUK SUCUK


 
OTEL BİLGİLERİ
 
 
 
 
 
 

BOLU PROGRAMI YOL(KM) VE YAKIT BİLGİSİ

TESİS BİLGİLERİ:CAFER USTA TESİSLERİ-DÖRT DİVAN



















TOPLUMSAL MİRAS
KATEGORİ
GASTRONOMİ                  
KÜLTÜR

  ALIŞVERİŞ           
YÖRESEL   
ÜNLÜLER
 DEYİMLER
 
 
 
 ATASÖZLERİ
 
 
ŞİVE
 
 
 
DÜĞÜN
 
 
 
 
ADETLER
EKMEK ATIMI
DOĞUM 
TATLILAR
kabak hoşafı, kara kabak tatlısı, palize, coş hoşafı, karavul şerbeti, kızılcık şurubu, saray helvası, Bolu Beyi tatlısı, Mudurnu baklası, uğut tatlısı. 
 
 
 
YEMEKLERkedi batmaz,kaldırık dolması, kaşık sapı, Mengen pilavı, Kıbrısçık pilavı, keşli cevizli erişte, höşmerim, Mengen kuzu güveç, katık, kaşık atmaç, bakla çullaması, paşa pilavı,  
TÜRKÜLER 
OYUNCULAR
YAZARLARSerdar Gökhan
SİYASETÇİ
TÜRKÜCÜSafiye Soyman
TALKSHOWBeyazıt Öztürk
 
OTELLER
RESTORANTLAR
ALIŞVERİŞ
KÜLTÜR
 
GEZİ NOTLARI
Telkari Yapım Tekniği

Tel Çekme
   Külçe halindeki gümüş veya hurda gümüşler potada eritilerek ince çubuklar halinde dökülür. Daha sonra bu çubuklar silindirlerden ve haddelerden geçirilerek istenilen inceliğe getirilir. Bu incelik bazen 70, 50 hatta 40 mikrona kadar iner.

Model Hazırlama
   Yapılacak ürün önce ana hatlarıyla 1 / 1 ölçekte bir kağıt üzerine çizilir. Ürünün ana iskeletini oluşturacak parça esas alınarak hangi kısımlarında kaç mikron kalınlığında tel kullanılacağı, iç kısmının ne şekilde, hangi desenlerle doldurulacağı belirlenir ve taslak üzerine yazılır.

Tavlama
   Haddelerden çekilen ve bükülen gümüş süratle sertleşir ve işlemede büyük kolaylık sağlayan yumuşaklığını kaybeder. Bu tellerin yumuşaklıklarını tekrar kazanmaları için asbest bir tabaka üzerinde ısıtılarak tavlanmaları gerekir. Tellerin çekilmeleri ve ürüne işlenmeleri sırasında tavlama işlemi sık sık yapılır.

Kesim
   Herhangi bir ürün yapılacağı zaman gerekli bütün teller taslak üzerinde belirlenen kalınlık ve uzunluklara göre kesilerek hazırlanır.

Şekil Verme
   Ürünü oluşturan ana iskeletin kesilmiş ve yassılaştırılmış parçaları çizilmiş olan taslak üzerine konularak şekillendirilir ve belirli yerlerinden kaynakla birleştirilir. Sonra ince teller yerleştirilerek iskelet tamamlanır. İskeletin içerisindeki boşluklar işin tekniğine göre daha ince tellerle doldurulur ve sıkıştırılır , gerekli yerlerden kaynakla birleştirilir. Bu şekilde içleri doldurularak hazırlanmış parçaların her birine bükülerek yada çukurlaştırılarak son şekil verilir ve parçalar ara bağlantılarla birleştirilerek bir araya getirilir.

Ayrıntıların Yapımı
   Telkaride bir ürünü oluştururken ana parçaların dışında bu ana parçaları birleştirmede ve süslemede çeşitli parçacıklar kullanılır. Örneğin "geverse" adı verilen minik küreler yapılırken matkap yardımı ile bir çivi üzerine sarılan ince teller makasla kesilir ve küçük halkalar elde edilir. Bu halkalar bir kömür parçası üzerinde ısıtılıp eritilerek minik toplar haline getirildikten sonra iki ağaç blok arasında sıkıştırılıp döndürülerek yuvarlaklaştırılır. Böylece 1-2mm çapında içi dolu kürecikler elde edilir. Daha büyük küre ve topları yaparken gümüş plaka önce presle değişik çaplarda daireler halinde kesilir.

Birleştirme ve Kaynak
   Telkâri tekniği ile yapılan her ürünün tamamı telden yapılır. Bunun için bir ürün binlerce parçadan bükülerek ve birleştirilerek oluşturulur. Bu yüzden bu teknikte kaynak önemli bir yer tutar. Kaynak materyali olarak gümüş - pirinç karışımı bir alaşım kullanılır.

Ağartma
   Bütün parçaları birleştirilmiş bir ürün son şeklini aldığı zaman ısıtma, kaynak ve diğer işlemler nedeniyle kirlenmiş, kararmış ve oksitlenmiş durumdadır. Ürünün doğal parlak rengini alabilmesi için ağartma işlemi uygulanmaktadır. Bu uygulamada bütün ürünler bir bakır kap içine konulur ve üzerlerine nitrik asitli su ilave edilir. Ürünler doğal renklerini alıncaya kadar birkaç dakika süreyle kaynatılır. Daha sonra bol su ile durulanır ve kurutulur.

Son İşlemler
   Ağartılan ürünler deterjanlı (eskiden deterjan yerine çöven kullanılırdı) su ile tekrar yıkanır ve ince telli bir fırça ile iyice fırçalanır. Yüzeydeki fazlalıklar ve kaynak artıkları temizlenir; ürünlerin yüzeyi düz bir çelik parçası ile parlatılır.

  
77 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın