• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
MARDİN TEKNİK BİLGİ

TEKNİK MARDİN TURU BİLGİLENDİRMESİ
İLPLAKA  KODU:47
YÜZÖLÇÜM: 
İL  TELEFON KODU: 0482RAKIM:
NÜFUS:
ANKARA-MARDİN:

 

ÖRNEK PROGRAM
BLOG YAZISI
ANAHTAR KAVRAMLAR
MARDİN GENEL BİLGİLER
 MİDYAT GENEL BİLGİLER
Yüz ölçümü - Toplam1,083 km2 (0,4 mi2)-Rakım 950 m (3.117 ft)

 
Midyat Tarihçe:

Mardin ilinin bir ilçesidir. Dinlerin (İslam, Hristiyanlık, Yezidilik) ve dillerin (Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanice) buluşma noktasıdır Midyat. MÖ IX. yy Asur tabletlerinde Matiate olarak tanımlanır. "Matiate" Aramice/Süryani bir isim ve "köyüm", "vatanım", demektir.

Asur kralı II. Asur Nasırpal Tur Abidin'in Aramileri talan ettikten sonra, bu savaşın tarihi tablalar yazılmıştır. Midyat'taki ilk Süryani Hristiyanlar da mağaralarda yaşardı. Midyat tarih boyunca birçok kere kuşatılıp talan edilmiştir. Son olarak Birinci Dünya Savaşı'nın karanlık günlerinde, "Ferman" yılında, kasaba sakinlerinin üçte ikisi yaşamını kaybetmiştir. Ancak 1930 yılından sonra kasaba yeniden canlanmış: Kiliseler, evler ve bazı mekanlar onarılmıştır. Ondan sonra yerleşim düzeni zamanla oturmaya başlamıştır.

    İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 1070 metredir. Mardin ilinin en geniş ve nüfus bakımından en kalabalık ilçelerinden biridir. İlçeye bağlı 43 köy ve mezraa bulunmaktadır. Midyat'da Müslüman olarak Kürtler, Türkler ve Araplar yaşamaktadırlar Din ve grupları ise Hristiyan. Dinine mensup Süryaniler, Ermeniler ve Keldaniler yaşamakta bu dil grupları mezhep olarak aralarında Katolik, Ortodoks ve Protestan olmak üzere üç mezhebe ayrılırlar. Hristiyanlar kendi aralarında çok az sayıda olmak kaydı ile Süryanice konuşmaktadır, Keldanice ve Ermenice bu bölgede unutulmuş dil gruplarıdır ve konuşulmamaktadır. Midyat'da bu dinlerin yanı sıra sayıları çok az olmakla beraber Yezidi dinine mensup insanlar da yaşamaktadırlar. Bu nedenle Midyat'a "Diller ve Dinler Şehri" denir.
Süryanilerin milattan önceki tarihleri, eski Mezopotamya'da yaşayan ulusların tarihidir. Süryani halkının kökleri de eski Mezopotamya'nın en eski tarihsel dönemine kadar inmektedir.

 Yukarı Mezopotamya'nın yazılı tarih evresi yalnız Asurlar ile başlar. M.Ö. 3000'lerde Sümer'in kuzeyinde yer alan Asurlar ve Akadlar, Fırat'ın orta kesiminde, çok sayıda bağımsız site devletleri kurmuşlardır. Buradaki halk, Sümerlere benzeyen bir medeniyetten oluşmaktadır. Bu kabile, bir Sami dili olan Asurca ve Akadça/Aramice konuşuyordu.
 
   İki yerleşim biriminden oluşan, dinlerin ve dillerin birleşme noktası, "Gelen ağlar giden ağlar" sloganı ile adeta özdeşleşen Midyat Güneydoğu Anadolu bölgesinin en gelişmiş ilçelerinden biridir. 1990'lı yıllardan itibaren okur yazarlık oranında büyük bir ilerleme yaşanmıştır. Geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. 2000'li yıllardan itibaren İlçede çekilen Dizi Film ve Sinema Prodüksiyonları sayesinde unutulmakta olan Midyat'ta yaşayan tüm toplulukların ortak değeri olan Telkari (Gümüş İşleme) sanatında büyük gelişme yaşanarak bu sanat tekrar canlanmakta olup endüstri haline getirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmalar iç ve dış turizmin gelişmesine de katkı sağlamıştır. Midyat'a özgü mimarisi olan ve adını yine Midyat'tan alan "Midyat Evleri"ni süsleyen "Taş İşleme Sanatı" (Nahid) da Midyat'ta yaşayan tüm toplumların ortak değeri olarak ayrı bir önem taşımaktadır.
Midyat Evleri:Yaşam mekanları diğer ismiyle konutlar, insanların günlük hayatını yaşadığı yerler.Konutlar insanların sosyo-kültürel değerlerini bir anlamda dışa vuran bir özelliğe sahiptirler.

   Bu yaşam mekanlarının kendisine has özellikleri bulunan Midyat evleri, bu evlerin en büyük özelliklerinden bir tanesi sevgiyi barışın, duyguların taşlara işlendiği özgün evler. Burada evlerin mimari yapıları, sosyal yaşam tarzlarına özgü yapım şekilleri, figürleri, mekanların kullanış biçimleri, figürlerin anlamları ile Midyat has olan ceviz ağacından yapılan divan takımları ve özellikleri verilmiştir.Midyat evlerinde kullanılan malzeme taştır. Ancak kullanılan bu taş normal taştan farklıdır. Kalker taşı olarak adlandırılan açık renkli sarımsı yapıdadır. Bu taşların en büyük özelliği çok kolay kesilebilmesinden dolayı rahat bir şekilde işlenebilir özellikte olması zengin süslemelerin elde edilmesini sağlamıştır.

Kolay işlenen ve ocaktan çıkartılan bir süre sonra sertleşen (iklim şartlarına dayanıklık kazanan) bu kireçli oluşum Midyat yapılarının her devrinde aynı rahatlıkla kullanılmış ve halen kullanılmaktadır. Bu evlerde herhangi bir sıva malzemesi kullanılmaz. Belirli zaman dilimlerinde taşların temizlenmesi amacıyla, taş kırıntıları kum haline getirilerek ve bu kum ile duvarlar ovularak temizlenir. Duvarların örülme işleminde ise kireç ile karıştırılan bu kumdan harç elde edilir. Elde edilen bu harç ile duvar örülür. Midyat’ta ahşap malzemenin kullanılmamış olması ağacın yokluğundan değil, Midyatlıların taşçı geleneğine sıkı sıkıya bağlı olmasından kaynaklanmaktadır.Bu gelenek o kadar yerleşmiştir ki bugün bile beton yapılar yadırganmaktadır.Hiçbir evin gölgesi birbirinin üzerine düşmemektedir.Güneş ışınlarının aksine düzenlenen daracık sokaklar iklim şartlarına göre yazın kavurucu sıcağında gölgede kalıp insanları sıcaktan korur. Bu evlerde kullanılan taşlar sıcak ve soğukta daha fazla sertleşir. Taşların özelliklerinden dolayı yazları serin kışları sıcak olur. Kat tavanının meydana getirilişinde çapraz tonozlar kullanılır. Tavanlar iki veya dört tonozlu şekilde olur. Evler genellikle iki katlıdır. Alt kat genellikle günümüzde kullanılmamakla beraber; ahır, at barınağı, kiler vb. amaçlarla kullanılmıştır.

   Giriş kapısından alt katın avlusuna girilir. Alt kattan üst kata kesme taştan yapılan bir merdiven ile çıkılır.

   Odalar avluya bakan revak eyvanın yanlarında sıralanmıştır. Yazları kesme taş döşeli eyvanda oturulur, geceleri yatılır. İklime bağlı olarak kapı ve pencereler küçük tutulmuştur.


  
  

   Mimari dehanın doruk noktasına ulaşan, bir oya gibi geometrik şekiller ve bitki desenleri ile işlenmiş ve bu şekilde adeta taşın dili meydana getirilmiştir.
Bu durum ön yüzlerine oymalı taş sütunlar kemerli revaklarla devinimli bir görünüm kazandırılmıştır. Sanatkarca işlenmiş taş süslemelerin başlıca motifleri, burma, lale, üzüm salkımları ve karanfildir.

   Midyat evleri kapı ve pencerelerinin etrafında oya gibi işlenen ve büyük bir ihtişam ile taşın dili ile insanların duyguları ortaya çıkarılmıştır. Yeri geldiğinde pekmezini yaptığı üzüm salkımlarını, yeri geldiğinde etrafını süsleyen karanfil ve laleleri ile şanı belli beyaz güvercini taşa işlemiştir.
Kapılar içerisinde dış kapı sade ve yalın bir şekilde genelde üst tarafı kemer şeklindedir.

   Odaların giriş kapıları daha süslü iç içe zengin motifler taşır. Evlerin klasik şekli olan kemerli kapılardır. Kapının üst tarafında çerçeve motifleri ve kapı kenar motifleri arasında yuvarlak bir çerçeve içerisinde, lale, karanfil ve farklı motifleri içeren armalar bulunur yada bu armalar içerisinde Hz. Süleyman mührü bulunur.
Kapı ve pencereler taş figürleri arasında nerede ise kaybolmuştur. Ancak dış kapılar yapı üzerinde etki bırakmıştır. Çok ağır bir şekilde yapılmış olup metal aksamlar ile ahşap bir arada kullanılmışlardır. Kapılarda antik bir yapı vardır. Ahşap olarak gürgen ve meşe kullanılmıştır.

Midyat evlerindeki pencereler temel olarak iki şekilde yapılır.

Birincisinde dikdörtgen ve üstü üçgen şeklindeki alınlık içerisinde kemerli bir şekilde yapılmaktadır.

   İkincisinde ise dikdörtgen pencereler üstlerinde kuşluk denilen küçük bir pencere ve çevresi çeşitli motifler ile süslü yumuşak hatlara sahip bir alınlık içerisinde oluşmaktadır.

Pencereler iklim şartlarından dolayı küçük tutulmuştur. Ancak alınlık ve süslemeler ile bir ağırlık kazandırılmıştır.

Midyat evlerindeki pencerelerin en büyük özelliği pencerenin geometrik şekli ile süslemeli alınlık arasında geometrik zıtlıktan oluşan bir uyum vardır.
Midyat evlerindeki dış cephe özelliklerinden bir taneside her cephede farklı pencereler ve süslemeler yer almaktadır.

   Yumuşak hatlara sahip pencerelerde cephe keskin süslemeler ile süslenmiştir. Ayrıca tavan yüksekliğindenitibaren cephede hareketlilik oluşturan süslemeler yapılmaktadır.

   Midyat’taki evlerin başka bir özelliği de, mimari yapılarda Hırist Süryani imzası vardır. Bunun en canlı örneği Mardin merkezdeki evlerin hepsi güneye bakacak şekilde inşa edilmiş olup güney (kıble) cephesinde mihrabı andıran bir niş olduğunu belirtmiştik.

Ancak Midyat evleri güneyin dışında başka yönlere de bakmaktadır. Evlerdeki mihrap şekli Hıristiyanların kıblesi doğu cephesinde bulunmaktadır.
Midyat evlerinde ayrıca küçükte olsa taş konsollar ile bir balkon oluşturulmuştur.
MİMARİ:
TARİHÇE:

Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki bölgede, tarih boyunca pek   çok medeniyet yerleşmiştir. Mezopotamya, Paleolitik ve Neolitik dönemden   itibaren iskan görmüştür. Mardin ili ve civarında yapılan araştırmalarda,   Mezopotamya kültürlerinden Halaf ve Ubeid Dönemlerine (İ.Ö.5500-3500) ait   yerleşmeler tespit edilmiştir. Daha sonraki dönem olan ve kent devletlerinin   kurulduğu; yazının, takvimin ve çarkın ortaya çıktığı Uruk Dönemi (İ.Ö.   3500-3000) Mardin İlinde yapılan Girnavaz Kazısında ve çevre yerleşmelerde açığa   çıkarılmıştır. Mardin ili Dargeçit ilçesinde yapılan yüzey araştırmasında ise   tespit edilen Boncuklu Tarla, önemli bir Neolitik dönem yerleşmesidir. Yazılı   kaynakların ortaya çıkması ile Mardin Bölgesi hakkında bilgiler artmıştır.   Akad Kralı Naramsin’e ait, Diyarbakır Pir Hüseyin’de bulunan yazıta göre;   kral yaptığı seferde, Mardin üzerinden olan ve daha sonra Romalılar   tarafından da kullanılan antik yolu kullanmış olmalıdır. Yukarı Habur   Bölgesi’nde yer alan Tell Brak, Tell Leilan ve Mardin sınırının hemen   güneyinde Mardin’den de görülen Tell Mozan yerleşmelerinde bulunan yazılı   kaynaklar, bu dönemde Mardin Bölgesi hakkında bilgi vermektedir. Bu dönem   için Mardin bölgesi Subartu Ülkesi olarak gösterilmekte ve Hurrili halklar   yaşamaktadır.

Eski Assur-Eski Babil dönemi boyunca Kuzey Mezopotamya’daki Mari   Sarayı’nda bulunmuş olan tabletlerde de Mardin bölgesi anlatılmıştır.   Mardin’in yaklaşık 50 km. güneyindeki Tell Leilan’da açığa çıkan metinlere   göre Şamsi Adad’ın oğulları, Işme-Dagan ve Yasmah-Addu, Ması/Masius-Tur Abdin   kuzeyindeki bölgelerde hareket etmişlerdir. Bu döneme ait buluntular Mardin   Girnavaz kazısından buluntularla desteklenmektedir.

İ.Ö. 1600’lerde kurulan Mitanni Devleti’ne ait buluntular da   Mardin çevresi yerleşmelerde ortaya çıkmıştır. Mitanni Devletinin başkenti   olan Waşukkani’nin yeri henüz tespit edilememiştir ancak bölgemizin içinde   veya çevresinde olduğu düşünülmektedir. Bu dönemde (İ.Ö. 1370) Hititlere ait   Boğazköy metinlerinde de bugün Tur Abdin olarak bilinen dağlar Kaşyari Dağı   olarak ilk kez karşımıza çıkmakta ve bölgenin tarihi coğrafyasını göstermesi   açısından önem taşımaktadır. Daha sonraki Mezopotamya kaynakları da Kaşyari   Dağı hakkında bizleri aydınlatmaktadır ve (İ.Ö. 669-629) Assurbanipal devrine   kadar Kaşyari adının geçtiği belgeler bulunmaktadır.

Daha sonra ki Assur dönemi metinlerinde de bölge tarihi hakkında   bilgiler vardır. Bunlardan en önemlisi II. Assurnasirpal’in (İ.Ö.884-858)   bölgeye yaptığı seferde, Matiate’yi (bugünkü Midyat) aldığından bahsettiği   metindir. Bu dönemde bölgeye yapılan seferlerde izlenen yolların bir kısmı   Mardin bölgesinden geçmektedir. Bu yollardan bir tanesi Assur’dan çıkıp   Midyat, Savur üzerinden Diyarbakır’a giden yol, diğeri de Assur’dan   Nusaybin’e gelen, buradan ikiye ayrılan yoldur. Bu yoldan biri Çağçağ Nehri   boyunca Midyat’a devam etmekte, diğeri de Nusaybin’den Mardin vadisine devam   edip Savur’a gitmektedir. Assur’dan gelip Nusaybin’den geçen ve Mezopotamya   ovasında devam eden ve bugün İpek Yolu olarak bilinen yol da o dönemde   kullanılmış olmalıdır. Bu dönemi anlatan tabletler Nusaybin ilçesinde   Girnevaz kazısında bulunmuş ve müzemizde sergilenmektedir.





MARDİN TARİHİ
 

Mardin bölgesi Assur’dan sonra Pers, Hellenistik, Roma, Bizans,   Araplar, Artuklu, Selçuklu, Osmanlı Dönemi'ne ilişkin birçok yapıyı bünyesinde   harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir. Mardin'de Bizanslar 640   yılında Hz.Ömer'in kumandanlarından İlyas Bin Ganem'in işgaline kadar   varlıklarını devam ettirmişlerdir. Mardin ve çevresi, 692'de Emeviler'in,   824'te Halife Memnun zamanında Abbasiler'in hakimiyetine girmiştir. Bu   dönemde İslamiyet hızla yayılmıştır. 885-978 yılları arasında buralarda hüküm   süren Hamdaniler'in kaleyi kesin olarak zapt edişleri 895 yılına rastlar.


  Doğal olan kalenin bazı yerlerine surlar yaptırarak bazı yerlerini de   onararak günümüze kadar dimdik kalmasını sağlamışlardır. 990 yılında ancak   Musul'da tutunabilen Hamdaniler'in topraklarını birer birer ele geçiren   Mervaniler, Mardin'i de zapt ederler. Mardin ve çevresinde çarşılar, camiler   yaparak onarımlarla İpek yolu üzerinde bulunan bu önemli şehri ticari açıdan   canlandırırlar. Mervaniler Devleti, Nusaybin'de 1089'da Selçuklular'a   yenilerek onların hakimiyeti altına girer. Artuklular'dan İl Gazi Bey   Mardin'i 1105'te ele geçirerek devletin başkenti yapar. Bu devletin 304   yıllık egemenliği sürecinde çok sayıda tarihi cami, medrese, hamam ve   kervansaray yapılmış, birçok cami, medrese ve manastır onarılmıştır. Timur,   Artuklular döneminde 1393'te Mardin Kalesini kuşatıp işgal etmeye çalışsa da   başarılı olamaz.16.yüzyılın başında Akkoyunlular'ı egemenliğine alan Şah   İsmail güçlü bir Şii devleti kurmayı başarır. Bu dönemde Anadolu'ya girip   Şiiliği kabul etmeyenleri zalimce öldürmekten geri kalmaz. Bu durumu gören   Mardin hakimi, şehri zulme ve yağmalamaya karşı, halkı korumak için kalenin   anahtarını kan dökmeden Şah İsmail'e teslim eder. Mardin kesin olarak   Osmanlıların eline geçmesi Mısır seferini düzenleyen Yavuz Sultan Selim   zamanındadır. (1517) 1923 yılında Cumhuriyet'in ilanı ile birlikte Mardin il   statüsüne kavuşmuştur.

   MARDİN  TURU TEKNİK PROGRAM






MARDİN  TURUNDA BAŞLICA GEZİ NOKTALARI
Manastırlar ve kiliseler
  • Mor Behnam Kilisesi (Kırklar), Mardin şehrindedir.
  • Meryemana Kilisesi, Mardin şehrindedir.
  • Mor Yusuf Kilisesi (Surp Hovsep), Mardin şehrindedir.
  • Mor Efrem Manastırı , Mardin      kent merkezindedir.
  • Mor Petrus - Mor Paulus      Kilisesi , Mardin kent merkezindedir.
  • Mort Şmuni Kilisesi , Mardin      kent merkezindedir.
  • Surp Kevork Kilisesi , Mardin      kent merkezindedir.
  • Mor Hürmüzd Keldani Kilisesi ,      Mardin kent merkezindedir.
  • Mor Mihael Manastırı , Mardin      kent merkezinin güneybatısındadır.
  • Deyrulzafarân      Manastırı, şehir      merkezine 5 km. mesafededir. Milattan önceki dönemlere ait bölümleri      olmakla birlikte, dördüncü yüzyılın sonlarında yapıldı. Geçmişte farklı      isimlerle, 15. yy'dan günümüze ise Zafaran olarak bilinen manastır      1293-1932 yılları arasında Süryani Patriklik merkezlerinden biriydi.
  • Deyrulumur      Manastırı, Midyat ilçesi, Yayvantepe köyü yakınlarındadır. 397      yılında yapılan manastır, tarih boyunca dört farklı isimle anıldı. 615      yılından 1049 yılına kadar Turabidin Metropolitlik merkezi olan manastır,      bu sıfatını 1915 yılına kadar korudu.
  • Mor Yakup Manastırı, Nusaybin ilçesi merkezindedir.
  • Meryemana Manastırı, Midyat, Mardin ilçesinin Anıtlı köyündedir.
  • Mor Dımet Manastırı, Savur ilçesinin Dereiçi köyündedir.

            
RESTORANT VE SET MENÜ BİLGİLERİ

ÖĞLE YEMEĞİ
                  
MENÜ:
Kaburga Dolma +İç Pilav+Sembusek+Salata+meşrubat+Tatlı


 
OTEL BİLGİLERİ
 
                                                         
 
 
                                                         
 
MARDİN  PROGRAMI YOL(KM) VE YAKIT BİLGİSİ

TESİS BİLGİLERİ:
























TOPLUMSAL MİRAS
KATEGORİ
GASTRONOMİ                  
KÜLTÜR

  ALIŞVERİŞ           
YÖRESEL   
ÜNLÜLER
 DEYİMLER
 
 
 
 ATASÖZLERİ
 
 
ŞİVE
 
 
 
DÜĞÜN
 
 
 
 
ADETLER
EKMEK ATIMI
DOĞUM 
TATLILAR
 
 
 
 
YEMEKLER 
TÜRKÜLER 
OYUNCULAR
YAZARLAR 
SİYASETÇİ
TÜRKÜCÜ 
TALKSHOW 
 
OTELLER
RESTORANTLAR
ALIŞVERİŞ
KÜLTÜR
 
GEZİ NOTLARI





HATIRLATMALAR



  
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
19 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın