• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
TEKNİK SAPANCA MAŞUKİYE TURU BİLGİ

TEKNİK SAPANCA MAŞUKİYE PROGRAM  BİLGİLENDİRMESİ

ŞEHİR
İLÇENÜFUSYÜZÖLÇÜMRAKIMTEL. KODUPLAKA
SAKARYA
SAPANCA

1.010.700
4.4817 km2
31,00 m26454
ŞEHİR
İLÇENÜFUS YÜZÖLÇÜM RAKIMTEL. KODUPLAKA
KOCALİ
MAŞUKİYE1.722.7953.505,00 km276,00 m26241
ARAÇ  BİLGİSİ :
SULTAN 31 Koltuk
GÜZERGAH
ANKARA-KAYNAŞLI-GÜMÜŞOVA-ARİFİYE-SAPANCA(SAKARYA)-MAŞUKİYE(KOCAELİ-İZMİT)
TESİS BİLGİLERİ:
SAPANCA/MEHMETCİK
YOL BİLGİSİ (KM)

 Yolculuk Süresi Toplam  7 sa.1dk. (685 km)

YAKIT BİLGİSİ:



  ANKARA-SAPANCA:2 sa. 55 dk. (305 kmSAPANCA-MAŞUKİYE:28 dk. (38,5 km)

 

ÖRNEK PROGRAM
BLOG YAZISI
ANAHTAR KAVRAMLARSapanca Gölü-Çark Suyu-Kartepe-Samanlı Dağları-
AKTİVİTELERZipline-Atv-At Binicilik-Paintball-Doğa Yürüyüşü-Kayak(kartepe)
ŞEHİR ADININ KÖKENİ:Sofhan-Sophon-Sofhange-Ayan-“Ayan Köy”-“Sabancı Koca”
(M.Ö.395) Doğu Roma İmparatorluğu  döneminde Baane Gölü (Sapanca Gölü), Sophon Dağı (Sapanca Dağı), Sofhan ve Sofhange adıyla anılan Sapanca ve Sapanca Gölü, M.S.1075 yılında Anadolu Selçukluların bölgeye gelmesinden sonra da “Ayan” ve “Ayan Köy” adıyla anılır.Sapanca 1324-1326’da Osmanlılar tarafından Bizanslılardan alınınca da adı “Sabancı Koca”/“Sabanca” olarak tanınır.



SAPANCA GÖLÜSapanca`yı Evliya Çelebi şöyle anlatır.: "Sapanca Gölünün çevresi 24 mil`dir. Dört çevresinde kasaba gibi yetmiş altı köy vardır. Cümle halkı bu haliçin suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır.Sapanca`nın kıyıları, doğuda Sakarya ili, batı ucunda Kocaeli İlinde kalır. Havzası 252 km2`dir. Yüzölçümü 47 km2`dir. Doğu-batı uzunluğu 17 km`dir. Kuzey-güney genişliği 5 km olup yüzeyin denizden yüksekliği 31 m`dir. En derin yeri 61 m`dir.Fazla sularını, doğu ucundan çıkan Çarksuyu ile (bu su Adapazarı'ndan geçer) Sakarya Irmağı'na boşaltır. Kökeni ile bir "Alüvyon Baraj" gölüdür.
Göl, adını güney kıyısında kurulmuş olan ilçeden alır. Eski Türk kaynaklarında Ayan Gölü olarak geçer. Özellikle güneyindeki dağlardan inen sellerle iyi beslenen göl, fazla suyunu, doğu ucundan Çark suyu aracılığı ile Sakarya ırmağına boşaltır. Gölü besleyen dereler, Karaçay, Kuruçay, Kurtköy, Mahmudiye, İstanbul, Karadere ve Kaymakçı Dereleridir. Kuzeyinde ve güneyinde uzanan dağ eteklerinde keklik, çulluk ve tavşan avı yapılmaktadır. Gölde her çeşit tatlı su balığı avcılığı yapılmaktadır.
 
 Sel sularının güneydeki Samanlı Dağları'ndan taşıdıkları alüvyonlarla dolması sonunda İzmit Körfezi'nden ayrılmıştır.Sapanca Gölü ise dünyada suyu içilebilen tek göldür.
KRONOLOJİ
Hittit-Frig-Lidya-Pers-Büyük İskender-Bitinya- Doğu Roma İmparatorluğu-Büyük Selçuklu(Kutalmışoğlu süleyman Şah)-Osmanlı
GENEL BİLGİLER (SAPANCA):

Sapanca MÖ 1200 yılında Frigyalıların bölgeye gelmesiyle, bir yerleşim yeri olarak adı geçen Sapanca, gerçek anlamda M.S. 378 yılında Bitinya Krallığı tarafından kurulmuştur. Ilk defa 391 senesine ait Lazca bir kaynakta Siphonensis Lacus ismi kullanıldı. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde Buanes, Sofhan ve Sofhange adıyla anılmıştır.
COĞRAFYA: Sapanca, Sakarya iline bağlı bir ilçedir. Kuzeyinde Sapanca Gölü, doğusunda Sakarya merkez ilçesi Adapazarı, güneyinde Samanlı Dağları, Geyve ve Pamukova İlçesi, batısında da Kocaeli merkez ilçesi İzmit yer alır. Yüz ölçümü 140 km² denizden yüksekliği de 36 m.'dir. Sakarya'nın alan olarak yüzölçümü en küçük, nüfus yoğunluğu en fazla olan ilçesidir. iklim kışları bol yağışlı yağışlar genellikle kar şeklindedir kışları sıcak ve nemli geçer.
İlçe toprakları yer şekilleri bakımından iki bölüme ayrılır. Birinci bölümü, Bolu'nun güneyinden uzanan Köroğlu Dağları'nın bölgedeki uzantısı olan Samanlı Dağları'nın kuzey yamaçları ve bu yamaçlarda oluşan vadileri içine alır. Bu bölüm oldukça engebelidir. İkinci bölümünü ise, Samanlı Dağları'nın kuzey eteklerinde Sapanca ilçe merkezinin de yer aldığı dağ eteği ovasıdır. Bu ova dağların kuzey yamaçlarından inen derelerin taşıdığı alüvyonlarla oluşur. Coğrafi olarak güneyde Samanlı Dağları ile Sapanca Gölü arasında bulunur. İldeki tek sırada Köroğlu Dağlarının batı uzantısı olan Saman Dağlarıdır. Hendek, Akyazı ve Sapanca’nın güneyini bütünüyle kaplayan dağlar, kuzeyde Adapazarı, Güneyde Pamukova’ya doğru alçalır.


TARİHÇE: SAKARYATARİHÇE: SAPANCA
Sakarya İlinin adını nereden aldığına ilişkin bilgiler Frigler dönemine değin uzanmaktadır. İle adını veren ırmak, O dönemde en önemli Frig tanrılarından olan Sangari’nin adını taşıyordu. Bu ad, Helenistik çağda Sangarios biçimine dönüştü ve uzun yıllar bu şekilde kullanıldı. Ayrıca eski Yunanlıların Sakarya Irmağı’na "Saldırgan" anlamına gelen Zakharion adını verdikleri de bilinmektedir. Bu ad daha sonraki yıllarda dönüşüme uğrayarak Sakarya biçimini almıştır. İl merkezi olan Adapazarı ise daha yakın bir tarihte kuruldu. Kentin ilk olarak 14 ncü yüzyılın başlarında Orhan Gazi’nin komutanlarından Konuralp tarafından Tığcılar adıyla kurulduğu bilinmektedir. Tığcıları içine alan toprak parçası Sakarya’nın iki kolu arasında sıkışmış bir ada görünümünde olduğundan, daha sonraki yıllarda bu yerler ADA adıyla anılır oldu. Giderek bir alış veriş merkezi özelliği kazanmaya başlayan yerleşim merkezi Ada Karyesi ve Adapazarı adını aldı. II. Mahmut zamanında (1837) Adapazarı kaza haline gelmiştir. 19. Asrın sonlarına doğru İzmit Sancağı’nın kazası olmuştur. 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 Sayılı Kanunla İl olmuş ve Sakarya adını almıştır. Adapazarı ve civarının ilk Türk sakinleri, göçebeliği terk ederek yerleşik düzene geçen Türkmen aşiretlerinden yörüklerdir. Bugün Adapazarı mahallelerinin adları Türk oymaklarının adları ile anılır. (Tığcılar, Hasırcılar, Semerciler, Papuçcular, Çıracılar, Yağcılar gibi) Adapazarı’nın Kurtuluş Savaşı’nda da önemli bir yeri vardır. Alifuat Cebesoy, Sırrı Bey, Hasan Cavit Bey, Çerkez Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, Metozade Hüseyin Efendi, Abdurrahman Bey, Cevat Bey, Kaymakam Tahir Bey, İbsiz Recep, Kazım Kaptan, Halit Molla gibi pek çok kahramanımız Kuva-i Milliye hareketine sağladıkları yardım ve destekle milli mücadelenin şerefli sahifelerinde yer almışlardır.


 
Bizans devri lahit ve mezar taşları
Bizanslılar döneminden kalma lahitler Sapanca Hükümet Konağı önünde sergilenmektedir. Lahitlerden ikisi 1976 yılında İlmiye köyü yakınlarında, diğer ikisi ise 1987 yılında TEM Otoyolu'nun yapım çalışmaları sırasında bulunmuştur. Ayrıca Kurtköy köyiçi mevkiinde Bitinyalılar dönemine ait son kralın saklanmak için yaptırttığı kalelenin kalıntıları mevcuttur.
Vecihi kapısı
Elde kesin bir bilgi bulunmamakla beraber Mimar Sinan tarafından yaptırıldığı söylenen Kemer'in bulunduğu yerden İpek Yolu'nun geçtiği rivayet edilir. Kemer birkaç kez onarım gördüğünden bugün sadece ana gövdesi tarihi eser niteliğindedir. Kemer'in ilk onarımı 1905 yılında orijinal yapısı korunarak Sapanca'da Nahiye Müdürlüğü yapan Yanyalı Vecihi Orhon tarafından yapılmıştır.
Rahime Sultan Camii ve Rahime Sultan Tuğrası
Sultan Abdülmecit'in 4. hanımı Rahime Sultan tarafından 1892 yılında yaptırılmıştır. 1967'de onarım görmüştür. Özgün yapısını büyük oranda koruyan caminin 17 Ağustos depreminden sonra minaresi hasar görmüştür.
Rüstempaşa Camii
Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı ve veziri olan Rüstem Paşa tarafından 1555 yılında Mimar Sinan'ın kalfalarına yaptırılmıştır. İlçe Merkezinde bulunan camii zaman içerisinde bazı tadilatlar görmesine rağmen halen ibadete açıktır.
Hasan Fehmi Paşa Camii
Osmanlı Veziri Hasan Fehmi Paşa tarafından 1885 yılında yaptırılmıştır. Sapanca'ya 3 km. uzaklıkta Mahmudiye köyünde bulanan camiinin içi çok güzel işlemlerle süslüdür.

Cami Cedid CamiiÇarşı içinde bulunan camii 1899 yılında yaptırılmıştır. Bu cami isminden de anlaşıldığı gibi cami cedid mah. yer almaktadır ve son yıllarda yapılan tamiratlarla çok güzel bir hal almıştır




SAPANCA MAŞUKİYE TURU TEKNİK PROGRAM
 
 07:30
Sapanca'ya hareket ediyoruz.
10:30 Tesis - Mola (20 dk.) Yada Molasız
11:00  Sapanca Varış (Serbest Zaman 2 saat)
13:00 Reastoranta hareket
13:30 Restorant Varış
14:30 Maşukiye hareket
14:50 Maşukiye Gezisi (Serbest Zaman 2 Saat)
17:00 Ankaraya Hareket
 


07:30 Ankaradan Sapanca'ya hareket ediyoruz.Molalar eşliğinde Sakarya ilinin eşsiz güzellikte bir manzaraya sahip slan Sapanca İlçesine ulaşıyoruz. Sapanca Gölü kenarında serbest zaman veriyoruz. Burada deniz bisikletine binebilir göl etrafında yürüyüş yapabilir ve sevdiklerinize hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Sapanca gölündeki gezimiz sonrasında yeşile doyabileceğiniz şehir gürültüsünden uzak cennet gibi bir yer olan Aşıklar diyarı Maşukiye’ye geçiyoruz ve panoramik olarak Maşukiye Aşıklar Deresini ve şalelerinde serbest zaman veriyoruz. Serbest zaman sonrası Şaleler kenarında huzur dolu yürüyüş yapabilir hediyelik eşyalar alabilir kafelerde vakit geçirebilir fotoğraf çekebilirsiniz. Daha sonra Sapanca Gölünü ile Körfezini net görebileceğimiz manzarasıyla insanı büyüleyen bir noktada vereceğimiz fotoğraf molasının ardından bölgenin en yüksek zirvesi olan Kartepe'ye çıkıyoruz. Burada hem öğlen yemeğimizi alıyoruz hem de teleferiğe binebilir ve eğer kış mevsimiyse kayak yapabilirsiniz. Ardından dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Neşeli bir yolculuk sonrasında araçta vereceğimiz ikramlarımız ile birlikte akşam saatlerinde Ankara’ya  civarlarında varıyoruz.Bir başka organizasyonumuzda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.





SAPANCA MAŞUKİYE TURUNDA BAŞLICA GEZİ NOKTALARI

Sapanca Gölü-Maşukiye-Aşıklar Deresi-Kartepe           
RESTORANT VE SET MENÜ BİLGİLERİ
balık-köfte-sucuk-tavuk-mevsim salata-meşrubat-self servis çay sınırsız


 
OTEL BİLGİLERİ
SAPANCA MAŞUKİYE PROGRAMI YOL(KM) VE YAKIT BİLGİSİ

TESİS BİLGİLERİ:SAPANCA/MEHMETCİK









 
 
 










TOPLUMSAL MİRAS
KATEGORİ
GASTRONOMİ                  
 COĞRAFYA 
         
KÜLTÜR

  ALIŞVERİŞ           
YÖRESEL   
ÜNLÜLER
 DEYİMLER
 
SAKARYA:
Ekmek mayadan, kız anadan olur”,

“Erkek kısmı eşeğinden karı kısmı döşeğinden belli olur. 
 
 ATASÖZLERİ
 
 SAKARYA

Kötü kabağın çekirdeği çok olur
ŞİVE
 
 
 
DÜĞÜN
 
 
 
 
ADETLER
 
DOĞUM 
TATLILAR
Uhut Tatlısı-Köpük 
 
 
 
YEMEKLER

Çerkez Tavuğu,Dartılı Keşkek,Fındık,Hamsili Pilav, Isırgan Yemeği, Islama Köfte, Kara Lahana Haşlaması, Karadeniz Hamsi-Keşkek- Helvası-Köy Makarnası-Kuymak-Pırasalı Börek-Turşu Kavurma-

 
TÜRKÜLER 
OYUNCULAR
YAZARLAR 
SİYASETÇİ
TÜRKÜCÜ 
TALKSHOW 
 
OTELLER
RESTORANTLAR
ALIŞVERİŞ
KÜLTÜR
 
GEZİ NOTLARI

HATIRLATMALAR
Sakarya İlinin adını nereden aldığına ilişkin bilgiler Frigler dönemine değin uzanmaktadır. İle adını veren ırmak, O dönemde en önemli Frig tanrılarından olan Sangari’nin adını taşıyordu. Bu ad, Helenistik çağda Sangarios biçimine dönüştü ve uzun yıllar bu şekilde kullanıldı. Ayrıca eski Yunanlıların Sakarya Irmağı’na "Saldırgan" anlamına gelen Zakharion adını verdikleri de bilinmektedir. Bu ad daha sonraki yıllarda dönüşüme uğrayarak Sakarya biçimini almıştır. İl merkezi olan Adapazarı ise daha yakın bir tarihte kuruldu. Kentin ilk olarak 14 ncü yüzyılın başlarında Orhan Gazi’nin komutanlarından Konuralp tarafından Tığcılar adıyla kurulduğu bilinmektedir. Tığcıları içine alan toprak parçası Sakarya’nın iki kolu arasında sıkışmış bir ada görünümünde olduğundan, daha sonraki yıllarda bu yerler ADA adıyla anılır oldu. Giderek bir alış veriş merkezi özelliği kazanmaya başlayan yerleşim merkezi Ada Karyesi ve Adapazarı adını aldı. II. Mahmut zamanında (1837) Adapazarı kaza haline gelmiştir. 19. Asrın sonlarına doğru İzmit Sancağı’nın kazası olmuştur. 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 Sayılı Kanunla İl olmuş ve Sakarya adını almıştır. Adapazarı ve civarının ilk Türk sakinleri, göçebeliği terk ederek yerleşik düzene geçen Türkmen aşiretlerinden yörüklerdir. Bugün Adapazarı mahallelerinin adları Türk oymaklarının adları ile anılır. (Tığcılar, Hasırcılar, Semerciler, Papuçcular, Çıracılar, Yağcılar gibi) Adapazarı’nın Kurtuluş Savaşı’nda da önemli bir yeri vardır. Alifuat Cebesoy, Sırrı Bey, Hasan Cavit Bey, Çerkez Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, Metozade Hüseyin Efendi, Abdurrahman Bey, Cevat Bey, Kaymakam Tahir Bey, İbsiz Recep, Kazım Kaptan, Halit Molla gibi pek çok kahramanımız Kuva-i Milliye hareketine sağladıkları yardım ve destekle milli mücadelenin şerefli sahifelerinde yer almışlardır.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
33 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın