• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
    • SADECE EN İYİLER!
    • Nothing Only Hits! Since 2003
    • SADECE YOL GÖSTERMEZ...
    • "Önce Kendini Keşfetmelisin! "
    • REHBERİNİZ KARGA OLMASIN!
    • Her zaman En İyilerle Yola Çıkın, Yolda Kalmayın..
Dilimin Ucunda
Gastronomi ve Gurme Sanatının İnceliklerine Dair Aradığın Herşey burda!
Gezmek Gibisi Yok
Yeni Bir Rota Çiz Kendine; Bırak Değişsin Hayatın..
Dünya Niğmetleri
Yöresel Lezzetler,Sıradışı Tarifler, En İyi Mutfaklar ve Eşsiz Menüler!

ANASAYFA

Napoli'nin Capri'si ve Ischia'sı varsa İstanbul'un da Prens Adaları vardır.İstanbul halkı, Marmara Denizi'nin girişine etkileyici siluetlerini düşüren , o istirahat ve zevk bucaklarından dolayı övünmekte, Napoli Körfezini süsleyen inci gibi adalardan dolayı gurur duyan bir İtalyan'dan daha fazla haklıdır.İstanbul'un Adaları sadece güzellikleri ve Marmara Denizinde inci gibi dağılmış cezbedici ihtişamıyla değil, aynı zamanda Bizans döneminde sürgüne gönderilen ve ölümlerine kadar sefil bir hayat yaşamaya mahkum edilen imparatorları, kraliçeleri ve prensesleriyle de ünlüdür.İşte bundan dolayı adalara, Prens Adaları adı verilmiştir. Roman Diogenesten,Eirene , İmparotoriçe Zoe, Anna Dalasanne ve Komenos Aleksios bunlardan yanlızca birkaç tanesidir...
Oda yönetimimiz rehberlerden gelen yoğun talep üzerine 2-7 Temmuz 2018 tarihinde Büyük Gap info ve eğitim gezisi hazırlamıştır. Bu gezi Rehberlere ve Acentelere yönelik olarak hazırlanmıştır. Gezimiz 6 gün 5 gece olup Adana’dan başlayarak sırasıyla Hatay, Adıyaman, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep’i kapsayacak şekildedir. Ekte tur programı detayları içermekte olup konaklamalar 4 yıldızlı otellerde olacaktır .Fiyatlar kişi sayısına göre hazırlanmış olup planlanan kişi sayısı Minimum 15 maksimum 40 kişidir. Rehber ve Acente dışında katılımcılar ise müsaitlik durumuna göre sadece bir rehberin veya Acentenin refakatinde katılabilecektir.Son gün uçak dönüş biletlerinizi geç saatlere göre ayarlamanız tavsiye olunur, ayrıca Gaziantep’te bir gün fazla konaklamak isterseniz ekstra ödeyerek kalabilirsiniz.Katılımcılara Büyük GAP turu katılımcı belgesi verilecektir.
Prag büyülü bir kent, gidip de beğenmeyene rastlamadım. Yüzlerce yıl Bohemya’ya başkentlik eden kent zarif köprüleri, katedralleri, altın şapkalı kuleleri ve kilise kubbeleri, kuğulu Vltava Nehri ile ziyaretçilerini büyülüyor. II. Dünya Savaşı’ndan neredeyse hiç zarar görmeden çıkan şanslı kentin Ortaçağ tarzı merkezi, arkasında gün batımıyla doğuya doğru bakan dokuzuncu yüzyıldan kalma kalesinin gölgesindeki kilise çanları, katedralleri, avluları ve Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezen meraklılarıyla her zaman canlı, kalabalık ve romantik. Öte yanda enerji, müzik, kültür, sanat, etkinlik dolu modern bir kent. Çek Cumhuriyeti için Türk vatandaşlarının Schengen vizesi almaları gerekiyor.
Prag, yemekler konusunda tipik bir Avrupa kenti olduğu için yemekler de yine daha çok Avrupa damak tadına hitap ediyor. Yalnız bu durum Prag’a gittiğinizde yemek sıkıntısı yaşayacağınız anlamına gelmiyor. Her düzeye hitap eden çok sayıdaki restoranda, dilediğiniz ülkenin mutfağını bulabilir, Sanki Roma’daymış gibi en iyi pizzayı ve sanki Viyana’daymış gibi en lezzetli şnitzeli yiyebilirsiniz. Özellikle yeni lezzetler keşfetme konusunda kurallarınız yoksa Prag’ın sizin için bir yemek cenneti olduğunu söyleyebiliriz. İşte sizin için yerinde görüp derlediğimiz yöresel Prag yemekleri:
Doğa turizminde de etkili olan yerlerden biri olan Doğu Anadolu Bölgesi'nde; Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van olmak üzere toplamda 14 şehir bulunmaktadır.
“Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz. İstilâ altındaki talihsiz topraklarımızla birlikte bütün vatan, bugün en ücra köşelerine kadar zaferinizi kutluyor. Düşmanın istilâ hırsı, azminizin ve vatanseverliğinizin yalçın kayalarına başını çarparak paramparça oldu.” Mustafa Kemal ATATÜRK * İnönü, Sakarya, Büyük Taarruz, Başkomutanlık Meydan Muharebesi / Kurtuluş Savaşı'nın coğrafyasına özel bir "Savaş Alanları Gezisi" / 1921 ve 1922 yıllarındaki mücadelenin yaşandığı mekânlara bir yolculuk…
Dedemgil kavılcadan haşıl yapardı. Kavlıcayı Kaz pilavında bulgur olarak kullanırdı. Yarma dediğimiz bulgurun bir çeşidi gibi haşılda kullanılınca lezzeti doyumsuz oluyor. Önceden buğday değirmenlerde kırdırır sonrada kadınlar el kalburlarıyla bunları eleyerek temizlerlerdi. Eğer o yıl ürün çok fazlası olsaydı kalanını da yapılırdı Ekmeklik çok güzel unu olurdu. Bunu da hamur işlerinde pişi, lokum, lalanga, erişte, mafiş yapımında kullanırdı. Ama o zamanlar kavılcayı kırmızı buğday ununa katarak ekmek yaparlardı. Yani tamamen kavılca unu tek başına kullanılmaz. Eskiden bizim buralarda beyaz un bulunmazmış. Çünkü kavılcanın yapışkanlık özeliği vardı. Bu çevre köylerin çoğu o dönemlerde bunu ekerlerdi.
İnsan Egosunu Tamamen Dizginleyince Bilgelik Yoluna Girmiş Oluyor. Eskiler Böyle Düşünürdü. Bir Hiç Olduğunu Fark Ettiğinde! Bütün Bilgilere Sahip Olmak, Bilgeleşmek, Bize Ne Kadar da Tuhaf Geliyor değil mi? Zaire’nin Tanganika bölgesinde yaşayan Tabva insanı da böyle düşünür, çıplak sırtlarına V şeklinde çizilen iyinin ve kötünün haritasıyla yaşarlar, ve sadece birini seçerler... Ben her şeyim dediğinde ise aşkı tanımış oluyorsun, yine eskilere göre. Tüm varlıkların toplamısın. Kuşlar, böcekler, yapraklar, rüzgâr, tüm doğa. Böylesi sanki daha anlaşılır.
“ Şaman Tanrısı Ülgen, yeryüzünde kemikleri kamıştan, etleri ise topraktan yedi kişi yaratmış. Her kim Onun katına varan yoldaki yedi engeli (budak) aşarsa iyiliklere kavuşacağı söylenir. Tanrı Pan’ın flütü syrinx’te tam yedi boru vardı; yine, Apollo’nun yedi telli liri (lyre) gönülleri teselli eden nağmeler besteliyordu. Çin Ülkesi “yedi” kente ayrılır; Persler topraklarında ise “yedi’’ vali hüküm sürerdi. Arap efsanelerine göre dünyayı yakıp kül haline getirmesin diye “yedi’’ melek güneşi buz ve kar ile soğuturlar ve “yedi bin” melek güneşi kurar ve her sabah hareket etmesini sağlar. Doğu’nun en eski iki nehri Ganj ve Nil her biri “yedi’’ kaynağa sahipti
Bir gezi ne işe yarar? Dinlenmeye mi, öğrenmeye mi gider insan? Bana sorarsanız bunların hiçbir ilginçliği yoktur, çünkü bunun için evde yatağın içinde, kanepede, o yerin bugünü ve dünü hakkında Magma dergisi veya bir kitap okumak, her ikisi için de yeterli gelecektir. Bir gezi insanı sarsmalıdır, hatta yaralamalıdır, o kişiyi değiştirmelidir; ben buna inanıyorum. Gezen insanın gözü iyice açılmalı, ruhu dayak yemiş gibi olmalıdır. Başka bir gezegene düşmüş gibi yani.Kendi uğranmayan limanına uğrayan, kendi sınırlarını izinli ya da izinsiz geçen, kendi iç yolcusu olana gezgin derim ben. Tıpkı kendi iç dağına çıkan dağcıya hakiki manada dağcı dediğim gibi.Bu yüzdendir ki, gerçek mana da ülkeleri ziyaret eden, o ülkelerin şehirlerinde, kıyılarında, varsa nehirlerinde, ormanlarında dolaşan gezgin, aynı yere birden fazla gitmelidir.
1996 Yılında Eleşkirt Lisesinden mezun olan Bilal ÇAĞATAY ERENTÜRK, 2000 Yılında Balıkesir Üniversitesi / Burhaniye Turizm ve Otelcilik M.Y.O. Bölümünden mezun olduktan sonra 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının açtığı Rehberlik Kurslarından mezun olup Lisan almaya hak kazanarak rehberlik kariyerine başlamıştır.Meslek kariyerinde 17 yıllık birikimiyle bir çok işletmede görev yapan rehber 2014 yılında Bursa Rehberler Odasınde başkanlık yapmıştır.Bursada aylık yayımlanan Şehrengiz Dergisinde Yazıları yayımlanan rehber bir dönem acenta operatörlüğü görevinde yeralmıştır.Toplamda 17 yıllık turizm deneyimiyle bir çok işletme ve kuruluşlarda aktif rol almıştır.
Makedonya’nın başkenti Üsküp, Vardar Nehri’nin iki kıyısına kurulmuş. Makedon dilinde Skopje olarak adlandırılan şehir, tarihi ve kültürel özellikleri ile yabancılık hissetmediğimiz bir yer. 1392’de Osmanlı topraklarına katılan şehir, 500 yıldan fazla bir süre Osmanlı egemenliğinde kalmış. Şehrin bir yakasında Arnavutlar ve Müslümanlar yaşarken, diğer tarafta Ortodoks Hıristiyanlar yaşıyor. Bu nedenle şehrin Eski Türk Çarşısı bölümünde çok sayıda Osmanlı eserine rastlamak mümkün.
Dünyaca bilinen bir yer olmasının en büyük etkeni, Dünyanın ilk kilisesi olarak kabul edilen,Habibi Neccar Dağı oyularak inşa edilmiş olan ve Vatikan tarafından kutsal hac yeri ilan edilen St.Pierre Kilisesinin burada olmasından kaynaklanıyor. Hristiyan kelimesinin ilk kez burada kullanılması da cabası. Kilise içerisindeki vaftiz suyunun ilk kaynağı sayılan havuz ve ani baskın durumunda sığınağa giden tünel oldukça dikkat çekici. Biz Türkiye olarak kültürel varlıklarımızı korumakta biraz geç kalsak da Dünyanın en geniş mozaik sergileme alanına sahip, Antakya ve çevresindeki arkeolojik ve mozaik eserleri bünyesinde barındıran müthiş bir müzenin burada bulunması ziyaret edenlere ayrı bir keyif veriyor.
Varda Köprüsü görenleri kesinlikle büyülüyor. Keskin bir kanyon üzerinde, çelik kafes taş örme tekniği ile inşa edilmiş. Berlin - Bağdat arasındaki doğal ve kültürel kaynakların transferi amacıyla yapılan bir çeşit Alman Politikasının eseri iken; diğer yandan Hicaz yolunu tamamlayan en önemli noktalardan birisidir. Alman Köprüsü olarak bilen bu yapı, Fairyfall filminde bu köprünün kullanılması sebebiyle de son zamanlarda James Bond köprüsü olarak da anılıyor.
Eğer yeteri kadar vaktiniz varsa size zengin bir gezi sepeti hazırlayabilirim,içinede geleneksel lezzetleri serpiştirebilirim. örneğin Parma’nın enfes Jambon ve peynir çeşitlerini tatmalısınız Modena’nın balzamik sirkesi, Bologna’nın yıllanmış şarapları, Perugia’da meşhur Baci çikolataları, Norcia’da trüf mantarları denemeye değer. Toscana’nın dillere destan zeytinyağı ile üzerine tavuk ciğeri sürülmüş bir Crostini alla Toscana’ya ne dersiniz? Eğer bağbozumunda yolunuz buralara düşerse Sangiovese üzümlerinin tadına da bakmayı unutmayın.
Yürüyüş yapmayı sever misiniz? Cıvıl cıvıl bir doğada gezmeyi kim sevmez ki! Bazen telaşlı bir yusufcuk dikkatinizi çeker bazen de ürkek kelebeklere denk gelirsiniz.Doğa birbirinden güzel süprizlerle adeta bizleri kuşatmıştır, bu güzelliği keşfetmek için en güzel yol yürümek hatta bazen yorucu olsa bile yürümek iyi bir fikir.. Peki uzun bir yürüyüşten sonra mataranızı köy çeşmesinden buz gibi suyla doldurmaya nedersiniz? Ya da selfinize bu kez misafirperver çiftçileri katmaya? .Durmayın devam edin derim, çünkü kırsal serüvenlerin heybesi alçakgönüllü armağanlarla doludur. Gözlerinizi dört açın! bahar başlangıcı direkleri leylek yuvalarıyla güzelleştirir, görmeden geçmeyin
 2  ...

 

                                              




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam105
Toplam Ziyaret101625
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.45875.4806
Euro6.15796.1826
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° -1°
Saat
Takvim
Site Haritası
ZAMANI BOŞA HARCAMAYIN

GÖREVİNİZİ KÖTÜYE KULLANMAYIN

NATIONAL GUIDING SERVİCE

YENİ BİR ROTA ÇİZ KENDİNE