• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
    • SADECE EN İYİLER!
    • Nothing Only Hits! Since 2003
    • SADECE YOL GÖSTERMEZ...
    • "Önce Kendini Keşfetmelisin! "
    • REHBERİNİZ KARGA OLMASIN!
    • Her zaman En İyilerle Yola Çıkın, Yolda Kalmayın..
Dilimin Ucunda
Gastronomi ve Gurme Sanatının İnceliklerine Dair Aradığın Herşey burda!
Gezmek Gibisi Yok
Yeni Bir Rota Çiz Kendine; Bırak Değişsin Hayatın..
Dünya Niğmetleri
Yöresel Lezzetler,Sıradışı Tarifler, En İyi Mutfaklar ve Eşsiz Menüler!

ANASAYFA

Salda’nın turkuaz suları gördüğümüz en güzel yaz rüyasından daha güzeldi. Nasıl böyle bir yerin var olduğundan bunca zaman bihabermişiz? Bu turkuaz müptelası bünye bundan sonra yüzdüğü plajlarda kendini nasıl avutsun? Size eğrisiyle doğrusuyla bir Salda rehberi hazırladık. Eğrisiyle doğrusuyla diyoruz çünkü Salda müthiş güzel bir yer ve müthiş bir turizm potansiyeli taşıyor, fakat bazı konular insanın keyfinin önüne geçebiliyor… Ne kastettiğimizi ve bizim ne önerdiğimizi ilgili bölümlerde anlattık.
Isparta ili, Akdeniz iklimi ile Orta Anadolu da hüküm süren karasal iklim arasındaki geçiş bölgesinde yer almaktadır. Bu sebeple il sınırları içinde her iki iklim özellikleri de görülür. İlimizde yarı kurak, az nemli, kışları serin, yazları sıcak bir iklim yaşanır. İlimizin Akdeniz’e yakın olan güney bölgelerinde Akdeniz ikliminin özelliği gözlenir. Yazları sıcak ve kurak, il merkezinde kışlar ilimizin kuzey bölümlerine göre ılık ve yağışlı geçer. Kuzeydoğuya gidildikçe karasal iklim özellikleri kendini gösterir. Kışlar daha soğuk geçer. Kuzey bölgeler daha az yağış alır.1. Sıcaklıkİlimizde, yaz-kış ve gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkları ne Akdeniz Bölgesi gibi az, ne de Orta Anadolu gibi çok fazladır. Isparta ili, Akdeniz Bölgesi’nin yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı iklimi ve orta Anadolu’nun kurak iklimi arasında geçiş alanında bulunur. Isparta’nın sıcaklık değişimleri üzerinde denizden uzaklık ve yüksekliğinin etkisi büyüktür.
Araştırmacılar, köpeklerin özellikle insanlara sevimli gelen üzgün ifadeye bürünmelerini sağlayan göz çevresindeki kaslarının evrim sonucu zaman içerisinde ortaya çıktığını buldu. ABD Bilim Akademisi'nin yayın organı PNAS'ta yayımlanan araştırmaya göre, köpeklerin kaşlarını kaldırmalarını sağlayan bu kaslar, köpeklerin ataları olan kurtlarda bulunmuyor.
Kuyucak Köyü kerpiç evleri, kaldırım kenarlarındaki Lavanta öbekleri ile bizleri etkiliyor. Kuyucak köyü halkı genellikle lavanta üretiminden geçimini sağlıyor. Lavanta dışında bir diğer gelir kaynağı da hatmi çiçeği, papatya ve kekik gibi yörede doğal şekilde yetişen otları ve çiçekleri toplayıp kurutuyor ve satıyorlar. Kuyucak köyü yollarında ilerlerken mor tarlaları gördüğümüz zaman gözlerimizi kapatıp, etrafı saran güzel kokunun her hücremizi temizlediğini hissediyoruz. Yolumuza devam ederken yol boyunca sağlı sollu tepelere kadar uzayan lavanta tarlalarını görüp de şok olmamak mümkün değil. Bu şoku atlatıp hemen Lavanta Tarlasına dalıyoruz ve Lavanta toplama aktivitemize lavanta tarlasında çalışanları önce izleyerek onlardan işin inceliklerini öğrenerek ve sonrada onlara eşlik ederek başlıyoruz. Bu arada tabi ki bu güzel anları kalıcı hale getirmek ve sonrasında dostalarımızla da paylaşmak için Lavanta Tarlalarını ve Lavanta Hasadı yapanları fotoğraflamayı ihmal etmiyoruz.
Mutfakta profesyonel değilseniz bazı yemekler sizi bir hayli zorlayabilir. Bu zorlanmanın yanı sıra yemek pişirmek vakit alan bir olaydır. Hem mutfakta vakit harcayıp hem de başarısız yemekler yapmak oldukça sinir bozucudur. Ancak endişelenmeyin. Bu 6 bilgi size bazı noktalarda yardımcı olacak ve sizlere zaman kazandıracaktır.Mükemmel pişmiş bir yumurta için; Göz göz yumurta pişirmek çok kolay gibi görünse de o muazzam görüntüyü ne yazık ki herkes yakalayamıyor. Bunun için; yumurtayı kırdıktan sonra beyazının düzgün bir şekilde dağılması için ilk kırdığınızda oluşan çizgi yönünden tavayı çevirin. Ardından tavanın üzerini bir kapak ile örtün ve yumurtanın kızarmasını bekleyin. 3,4 dakika boyunca kapağı açmayın.
Batıda Akdeniz , Kuzeyde ve Doğuda Doğu Anadolu, güneyde ise Suriye ile komşu olan Güney-Doğu Anadolu Bölgesi, Güney-doğu Toroslar'ın güneyinde yer alır.Bölgenin kuzeyinde Güneydoğu Torosları uzanır. Karacadağ, Mazo Dağı ve Mardin Eşiği diğer dağlarıdır. Güneydoğu Anadolu bölgesinde Altınbaşak, Suruç, Viranşehir ve Ceylanpınar önemli ovalardır. En önemli akarsuları Fırat ve Dicle'dir. Türkiye'de yağışın en az düştüğü İçanadolu'dan biraz daha fazla yağış alır.ancak buna rağmen kuraklık daha fazla yaşanır. Bunun nedeni buharlaşmanın fazla olmasıdır.Bölgede yağış batıdan doğuya ve güneyden kuzeye doğru artar. Bu artışın nedeni yükseltidir.Güneydoğu Anadolu Bölgesinin büyük bir bölümünde bitki örtüsü olarak bozkırlar hakımdir. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üstündedir. Nüfusun yoğun olduğu yerler Antep Yöresi, Torosların güney etekleri ve akarsu boylarıdır.
Nemrut Dağı’nda şehirleşmeyi başlatan ilk uygarlık Persler oldu. Daha sonra bölgeye yayılmacı politikalar güden Yunanlılar hakim oldu. Sonraki süreçte bölgede hakimiyet bir kez daha değişti ve Milattan Önce I. yüzyılda Nemrut Dağı ve çevresinde Kommagene Krallığı I. Mithrades Kallinikos tarafından kuruldu. 141 yıl boyunca hüküm süren Kommagene Krallığı M.S. 72 yılında Roma hakimiyetine girmiştir. Bu uygarlığın kalıntıları olan ve Nemrut Dağı üzerinde bulunan birçok tarihi eser ise günümüze kadar yıkılmadan ayakta kalmayı başarabilmiştir. Bir güç simgesi halini alan bu dağ günümüzde de önemini korumaktadır.
Biberin ülkemize Avrupa ülkeleri ile kurulan ilişkiler ile girdiği düşünülmesine karşın yapılan son araştırmalarda farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Türkiye'ye biberin üç değişik noktadan girme ihtimali üzerinde dururken, bunlardan birincisinde biberin İspanya'dan deniz yolu ile Güney Afrika kıyılarından Hindistan'a ulaştığını buradan Asya kıtasına yayıldığını belirtirken Basra Körfezi veya Kızıldeniz yolu ile Suriye'ye buradan. Türkiye'ye girdiği düşünülmektedir. İkinci görüşe göre Amerika kıtasından İspanya'ya gelen biber, Fas üzerinden Mısır'a buradan İskenderun yolu ile İstanbul'a kadar ulaşmış, balkan ülkelerine hatta İtalya'ya İstanbul ile yapılan ticaret ile ulaştığı düşünülmektedir. Ayrıca Hindistan'dan Asya Kıtasına yayılan biberin, Afganistan ve İran üzerinden Türkiye'ye girdiği, buradan İstanbul'a ve bazı Doğu Avrupa ülkelerine yayıldığı diğer bir görüş olarak karşımıza çıkmaktadır.
İnsanlık tarihine çok uzun yıllardır beşiklik etmiş Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kadim kentleri nesilden nesle aktarılan pek çok efsanenin de yuvası olmuş. Eski çağlardan beri söylenen ve sözlü tarihimizin en önemli unsuru olan efsanelerde, kahraman bölge halkının çoğunlukla gerçek olaylara dayanan hikayeleri ve gizemli bölgenin doğaüstü olayları aktarılır. Gelin bu kadim bölgenin kahramanlık ve gizem dolu ünlü efsanelerini bir kez daha hatırlayalım.
Harran Şanlıurfa’nın 44 km güneyinde yer alan yine aynı isimle anılan ovanın merkezine kurulmuş tarihi bir kenttir. Önemli ticaret yollarının birleştiği bir bölgede yer alan kent binlerce yıllık tarihinde oldukça gelişmiş ve şu an dahi ayakta duran onlarca tarihi mekana ev sahipliği yapmaktadır. Zaman içerisinde susuz kalan ve yeşil yapısını kaybeden ova ve kent, yeni yapılan düzenleme ve su yollarıyla eski ihtişamına tekrar kavuşmaya başlamıştır. Mistik havası ve onlarca tarihi yapısıyla Dünya’nın her yerinden insanların ilgilisini çekmektedir.
Mevlana’nın büyük aşkına, yaradana kavuştuğu için düğün gecesi olarak nitelendirdiği Mevlevi felsefesini yaşadığı yerde tanımak için Konya gezisine başlıyoruz. Mevlana Hazretleri ve babası Sultan-ül Ulema Bahaddin Veled'in bulunduğu Hz.Mevlana Müzesi, Mevlevi Giysileri, Müzik Aletleri, Sofra Düzeni, Mevlevi Dergahı gezilerini tamamlayıp restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz. Öğle yemeği sonrasında Hz. Mevlana’nın 744. Vuslat Yıl Dönümü Anma Törenleri ve Sema Gösterilerini izliyoruz. (Açılış Konuşması - Türk Tasavvuf Müziği - Sema Ayini). Tören sonrasında 1.Alaeddin Keykubat'ın tamamladığı Alaeddin tepesi üzerindeki Alaaddin Camii’nin görülmesi ardından dışardan Anadolu Selçuklu devri çini işçiliğinde önemli yeri bulunan, Mevlana Celaleddin Rumi ile Hocası Şems-i Tebrizi’nin ders verdikleri Karatay Medresesi (Çini Eserler) Müzesini görüyoruz.Mevlana'nın ilham Mevlana'nın ilham kaynağım dediği Şems-i Tebrizi Hazretleri Türbesini de ziyaret edip vereceğimiz alış-veriş molası sonrası Ankara’ya hareket ediyoruz.
Türkiye’de coğrafî bölge hudutlarının, coğraf­yacılar arasında, öteden beri çok tartışdan bir konu olduğu malûmdur. 1941 yılında Ankara’da toplanan I.Coğrafya Kongresi, bu tartışmaları kısmen bir sonuca bağ­lamak Ve kısmen de coğrafya öğretiminin önemli bir ihtiyacına cevap vermek için memleketimizi yedi esas coğrafî bölgeye ayırmış Ve her bölge içerisinde kolay seçi­lir özellikleriyle birbirinden ayrılan ’’bölüm ” (veya alt bölge)ler tesbit et­miştir. Coğrafya ders kitaplarımızda uygulama alanı bulmasma rağmen, bu bölüm ­lemenin günümüzde de tartışma konusu olduğu bir gerçektir.
 2  ...

 

                                              




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret126803
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.79415.8173
Euro6.42226.4479
Hava Durumu
Saat
Takvim
Site Haritası
ZAMANI BOŞA HARCAMAYIN

GÖREVİNİZİ KÖTÜYE KULLANMAYIN

NATIONAL GUIDING SERVİCE

YENİ BİR ROTA ÇİZ KENDİNE