• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://www.twitter.com/Twitter
    • SADECE EN İYİLER!
    • Nothing Only Hits! Since 2003
    • SADECE YOL GÖSTERMEZ...
    • "Önce Kendini Keşfetmelisin! "
    • REHBERİNİZ KARGA OLMASIN!
    • Her zaman En İyilerle Yola Çıkın, Yolda Kalmayın..
Dilimin Ucunda
Gastronomi ve Gurme Sanatının İnceliklerine Dair Aradığın Herşey burda!
Gezmek Gibisi Yok
Yeni Bir Rota Çiz Kendine; Bırak Değişsin Hayatın..
Dünya Niğmetleri
Yöresel Lezzetler,Sıradışı Tarifler, En İyi Mutfaklar ve Eşsiz Menüler!

ANASAYFA

Bu ay güzel yurdumuzun en güzel 10 gölünü sizlere tanıtmak istiyoruz.Gezginlerin en uğrak 10 adresini burada paylaşırken aynı zamanda doğal güzelliklerimizin farkedilmesini hedefliyoruz. Türkiye’de 100’ün üzerinde doğal göl bulunuyor. Yaban hayat açısından büyük önem taşıyan, insanlara ferah bir nefes aldıracak manzaralar sunan göller ne yazık ki yanlış su politikaları, kirlilik gibi tehlikelerle karşı karşıya. Usta kaşifler bu doğa değerlerinin gelecek kuşaklara kalmasını da umarak 10 göl seçti…İşte birbirinden güzel doğa harikaları
Isparta, Türkiye’nin gül ve gülyağı üretim merkezidir. Yağcılıkta kullanılan güller,Anadolu’ya XIX. yüzyıl sonlarına doğru Bulgaristan göçmenleri tarafından getirilmiştir. Isparta’da ise ilk yağ gülü üretimi 1888 yılında ve gülyağı üretimi de 1892 yılında "Müftüzade İsmail Efendi" tarafından gerçekleştirilmiştir. XIX. yüzyıl sonlarında, Türkiye’de gülcülük, öncelikle, Bursa’da, Akdeniz Bölgesi’nin ve Ege Bölgesi’nin bazı yörelerinde yapılmaya çalışılmışsa da çeşitli nedenlerle nitelikli üretimde başarılı olunamamıştır. Ülkede Isparta ve Burdur yöresi, yağ gülü yetiştirilmesi için çok uygun toprak ve iklim şartlarına sahip olduğundan, gülcülük tarımı öncelike Isparta’da olmak üzere, bu yörede oldukça tutulmuş ve yaygınlaşmıştır.
iznik, dünyada eşine az rastlanan ve bütünüyle “açık hava müzesi” olan tarihi ve antik şehirlerden biri. Her köşesi binlerce yıldır kültür kalıntıları ile yoğrulmuş bu kent, aynı zamanda Türkler’in ilk başkenti. Roma İmparatorluğu, Bizans, Selçuklular ve Osmanlılar büyük izler bırakmış bu şehire. Defalarca fethedilmiş kalesinden; kiliselerine; türbelerinden, camilerine kentin dört bir yanına dağılmış pek çok eser var. Ama tarihten daha fazlasına, onlarca güzelliğe sahip bir kent burası.
Antik çağda "Pergamon" adı ile anılan şehir Hellenistik dönemin en önemli kültür ve sanat merkezlerinden biridir. Arkeolojik araştırmalara göre, kelime etimolojisi yapıldığında Pergamon'un asıl kökü "Perg" veya "Berg"dir. Kelime sonuna "amo" takısı getirilmiştir. Buna göre Berg, eski bir Anadolu kent sözü kökenlidir. Şehrin Prens Pergamos adına kurulduğu sanılmaktadır. Bergama, günümüze kadar geçirdiği tarihsel süreç içinde pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, her medeniyetin kendi kültürü doğrultusunda inşa ettiği tarihi ve kültürel değerleriyle, bugünkü önemine kavuşmuştur.Bergama ve çevresi; Hellenistik, Krallık dönemini, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır. Bergama’da bu dönemlerde pek çok yapı inşa edilmiştir.
İtalyanca bir sözcük olan “Cunda” sözcüğünün anlamı, Meydan Larousse’da bir denizcilik terimi olarak “yelken açmak” yâ da “işaret sancaklarını çekmek için konulmuş yatay çubukların her iki ucu” anlamına geldiği yazılmaktadır. Ada olmakla birlikte 1817 yılında denizin doldurulmasıyla karaya bağlantısı sağlanmış. Bir çoklarının sandığı gibi adaya gitmek için feribot gerekmiyor .Dar taş sokakları ve eski taş evleri adaya hayran olmanıza yeter de artar bile.. Adada mübadele öncesinde yaşayan Rum Ortodoks cemaatinden kalma bir çok kilise ve manastır da mevcut, koruma altına alınmış ve bir çoğunda restorasyon devam ediyor.
Cumalıkızık Köyü; Karapınar ve Değirmenönü mahalleleri arasında kalmakta, batıda Hamamlıkızık Köyü ve kuzeyde Değirmenönü Mahallesi, güneyde de Uludağ yamaçları ile sınırlı bulunmaktadır.Cumalıkızık, Bursa-Ankara karayolunun 10. kilometresinden güneye ayrılan il yolunun 3. kilometresindedir. Denizden yüksekliği ortalama 340 m .dir. Uludağ eteklerinde yer alan Cumalıkızık, yaklaşık 10 hektarlık bir alanda kurulmuştur. Yapıların işlevi konuttur. Köyün oluşmasında hiçbir zaman belli bir plan göz önünde bulundurulmamıştır. Köyün ana caddesi yoktur. Birbirini gönyeli kesen sokaklara rastlanmaz. Cumalıkızık’ın Bursa metropoliten kent merkezine çok yakın olmakla birlikte kırsal karakterini ve fiziksel karakterini koruyabilmiş olması, köyü metropolün modernleşme dinamiklerine yenik düşen diğer Kızık köylerinden farklı kılmaktadır.
Sezonun en göz alıcı programlardan birisi olarak bilinen Kuzey Ege Programında aradığınız her şey var.Okudukça canınızın daha çok gezmek isteyeceği bu programda bir çok farklı deneyimi bir arada yaşayacaksınız.Bir geziyi otobiyografik forma dönüştüren rehberimiz sayın Cengiz ÖZTÜRK bu sefer bir şablondan yola çıkarak tek makalede kentleri tarihleri ve ortak miraslarımızı bir araya getirmeyi başarıyor.
Ey yolcu, yol hazırlığını yap ve koyul yola; şunu bilerek: Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur Ve kararında içtenlikliyse hür kişi , Yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi Ve bununla yücelir hür kişi hatalarla değil. Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tat almaz o: Zira ana-baba değildir hür insanı doğuran Ey yolcu, Epiktetos köle bir anadan doğmuştu, ama Yüceydi herkesten, bir kartal gibi: bilgelikte ise takdire şayandı ruhu-Epiktetos
Cengiz ÖZTÜRK (d.1979,Ankara) Profesyonel Turist Rehberi Yaşamı; 1979-Yılında Ankara Altındağ İlçesinde doğdu. Ankara Tevfik İleri Lisesi’nden sonra, Ted Koleji Türk Dili ve Edebiyat bölümünü bitirdi. 2000-yılında Gazi Ünv. Seyahat İşletmeciliği ve Turizm Rehberliği ardından da yatay geçiş ile Ankara Üniversitesi Turizim ve Rehberlik Bölümünü kazandı.Öğrencilik yıllarında İktisat ve işletme dersleri alarak eğitim yaşamına devam etti. 2003-Yılında, Antroposopy alanında inceleme yapmak üzere Büyük Biritanya'da Rudolf Steiner Okullarında asistanlık yaparak birçok eyalette görev yaptı. Görev yaptığı ülkelerden bazıları sırasıyla;
Müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek, tarihin eski dönemlerinde yaşamış toplumları bilim ve sanat açısından inceleyerek, hem günümüzü hem de geleceği aydınlatmak, bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarını sağlamak amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Müzelerde bulunan nesnelere ait bilgiler müze içinde ve dışında yazılı ve sözlü olarak açıklanır. Müzeyi gezen ziyaretçilerin müzedeki eserler hakkında detaylı bilgi edinmeleri sağlanır. Onlara müzelerle ilgili bilgiler verilir.
Asil bir aileye mensup olan Mevlânâ'nın annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun; babaannesi, Harezmşâhlar (1157 Doğu Türk Hakanlığı) hanedanından Türk prensesi, Melîke-i Cihan Emetullah Sultan'dır.Babası, Sultânü'l-Ulemâ (Alimlerin Sultânı) unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled; büyükbabası, Ahmed Hatîbî oğlu Hüseyin Hatîbî'dir.Eflâki(1) ''ye göre Hüseyin Hatîbî, ilmi deniz gibi engin ve geniş olan bir âlim idi. Din ilminin üstadı ve âlimlerin büyüklerinden sayılan, güzel şiirler söyleyen Nişâbûrlu Raziyüddin gibi bir zat da talebelerindendi.
Kışın yapılan plan her zaman tutmayabilir. Çünkü koşulları diğer mevsimlerden farklıdır ve sürprizlere gebedir. Kış koşullarını hesaplayarak plan yapın.eğer parkur hakkında yeterli bilgiyeye sahip değilseniz mutlaka profesyonel destek alın.Bunun için profesyonel turist rehberleriyle irtibata geçmek iyi bir fikir olabilir. İşte size terzi dikimi, en sıradışı parkurlara ulaşmanızı sağlayabilecek sihirli bir numara :05079778554.Bu İrtibat numarası ile birçok parkuru keşfetme imkanına sahipsiniz.Ayrıca profesyonel gezginler ve seyahat acentaları için İşte meraklısı için trekking severlere altın tavsiyeler, yönlendirme ve program yazılım ve operatörlük hizmetleri ücretsiz.Tüm bu çalışmalar doğa severlerin kışın daha fazla gezebilmeleri için.
Güzel Başkentimizi daha yakından keşfetmek için mutlaka hikayesini baştan sona dinlemelisiniz.Tüm güzelliklerini görmek ve köklü tarihine tanık olmak için Antik Ankara'da küçük bir gezintiye ne dersiniz.Tabiki bu gezintimizde ustalar rehberimiz olacak ve baştan başa Başkent serüvenimizde bizle eşlik edecekler.Sizler de bu serüvene katlmak isterseniz Turist Rehberi Hatımızdan bizlere 0507 977 85 54 numaralı alo turist rehberi numaramızdan ulaşmanız mümkün.İster İl dışından gelen acenteler olsun, isterse VIP guruplar olsun Ankara gezisinin size çok şey kattığını göreceksiniz.Bu deneyimi profesyonellerle yaşayarak gününüze artı değer katmanız dileklerimizle .Herkese mutlu geziler.
Ankara'da yaşıyorsanız ve tatil için kısıtlı zamanınız varsa o zamanı nasıl değerlendireceğiniz konusunda oldukça kafa yorarsınız. Zaman dardır, tatil bölgelerine uzaktır ve zaten denizi(!)de yoktur. Bu durumda size yapacak tek şey kalır; en kısa sürede, az maliyetle gezip görülecek neresi vardır acaba diye. Siz bunları düşünüp dururken komşunuz Yedigöller size göz kırpar. Ve işte... O dur sizin aradığınız.Yapılacak şey de çok basittir aslında. Gidip bir acenteda rezervasyon yaptırmak! Yedigöller , Batı Karadeniz bölgesinde Bolu ilinin kuzeyinde Zonguldak ilinin güneyinde Düzce ilinin doğusunda yer alan Milli Parka Bolu İli Mengen ilçesinden ulaşım mümkündür. Ayrıca Ankara-İstanbul karayolunun 152inci km'sinden Yeniçağa ve 190 km'sindeki Bolu ilinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu-Yedigöller güzergahı karla kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa-Mengen-Yazıcık üzerinden yapılır. Her iki yolun da yaklaşık 30 km'lik bölümü stabilizedir.
Hastalık gitgide ilerlemekteydi. Atatürk'ün karnında yeniden su toplanmıştı. Ekim ayında yapılan bir işlemle bu su da alındı.İşlemin ardından 16 Ekim 1938 günü öğleden sonra Atatürk ağır bir komaya girdi. Hükümet, ulusu Atatürk'ün sağlık durumundan haberdar etmek için 17 Ekim 1938'den itibaren Anadolu Ajansı aracılığı ile resmi tebliğler yayınlamaya başladı. Atatürk girdiği komadan 21 Ekim günü çıktı. Çok istemesine rağmen sağlık durumu elvermediği için 29 Ekim 1938 günü Ankara'da cumhuriyetin onbeşinci yıldönümü kutlamalarına katılamadı.
Coğrafya Türkiye yüzölçümünün %1,015'lik bölümünü kaplayan Bolu İli, 8,276 km² (827,600 ha) yüzölçümü ile Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. İl arazisinin yaklaşık %18’ini tarım alanları oluşturmaktadır. Orman alanları ise %64’lük bir oran ile Türkiye ormanları içinde %2,55’lik paya sahiptir. Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık %15’tir. Geriye kalan %8 dolayında alan ise tarım dışı alanlardır.Ortalama rakım 1000 m, merkez ilçe rakımı ise 725 m civarındadır.
 8  ...

 

                                              




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret122523
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Hava Durumu
Saat
Takvim
Site Haritası
ZAMANI BOŞA HARCAMAYIN

GÖREVİNİZİ KÖTÜYE KULLANMAYIN

NATIONAL GUIDING SERVİCE

YENİ BİR ROTA ÇİZ KENDİNE