• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter
    • SADECE EN İYİLER!
    • Nothing Only Hits! Since 2003
    • SADECE YOL GÖSTERMEZ...
    • "Önce Kendini Keşfetmelisin! "
    • REHBERİNİZ KARGA OLMASIN!
    • Her zaman En İyilerle Yola Çıkın, Yolda Kalmayın..
Dilimin Ucunda
Gastronomi ve Gurme Sanatının İnceliklerine Dair Aradığın Herşey burda!
Gezmek Gibisi Yok
Yeni Bir Rota Çiz Kendine; Bırak Değişsin Hayatın..
Dünya Niğmetleri
Yöresel Lezzetler,Sıradışı Tarifler, En İyi Mutfaklar ve Eşsiz Menüler!

ANASAYFA

Herşey önce sevmekle başlar, kanınınız birkez kaynarsa bir daha görmeden edemezsiniz, kah gezgin olur kah meraklısı peşine düşer ve her yerde onu ararsınız.Benimkisi önce görevdi , anlatıp dönecektim, tıpkı diğer yerler gibi! Bir daha kimbilir ne zaman dönerdim buralara Allah bilir.Ama suyundan içmişim bir kez , okşamışım kadife gibi çay bahcelerini, oturup bir cigara yakmışım deli delişmen yabansı şelalelerine bakıp, düşler kurmuş, sevdaluk etmişim, horon tepmişim, buğular yükselen kaplıcalarında yıkanmışım üstümde yağmurun çisesi! Avcucumu yaban mersinleriyle doldurmuş, ağaç köprülerinden geçip, vargelelerine bir tutam komar yaprağı brakmışım ve ayrılarken de birkaç damla göyaşı brakmışım.. İnsan neden gelir İkizdeye? Neyin arayışıyıdır bizi buralara sürükleyen?Akıllara gelmedik en tuhaf ucube şeklidir seyahat etmek, en aykırı usavuruş şeklidir varoluşculuğun! Bir adım bir adım daha.Tümdengelişin ve akıldenklemlerinin çıkmaz sokağa girdiği yeni bir boyuttur. Gittikce kendinize yaklaşırsınız
Uzunluğu 150 kilometreyi bulan bu vadi sistemi, Van ve Hakkari il sınırları içinde yer alıyor. Van’ın Başkale ilçesindeki Havril Dağları’ndan doğan Zap Suyu, Güneydoğu Toroslar’ın doğu ucundaki dağların arasından akıyor. Türkiye’nin en dar ve derin vadilerinden birini oluşturuyor. Aynı zamanda Türkiye’de en hızlı akan nehir unvanını taşıyor. Cilo ve Sat dağlarından gelen küçük derelerle beslenen Zap, Irak sınırları içerisinde Dicle Nehri ile buluşuyor. Özellikle bitki ve kuş türleri açısından zengin olan vadi sistemi, yakın gelecekte yapılması planlanan HES’ler nedeniyle tehdit altında. Vadideki yaşam alanlarının başında Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun birçok yerinde tahrip olan meşe toplulukları geliyor. Vadi tabanında ise söğüt ve kavak gibi ağaç türleri yer alıyor. Yüksek kesimlerde gevenler ve çokyıllık otsu bitkiler görülüyor.
Assos'tan sonra denizden uzaklaşan ancak sahile paralel ilerleyen yol, geleneksel taş mimarinin yaşadığı köylerle dolu. Berhamkale'den batıya doğru sırasıyla Korubaşı, Kuruoba, Balabanlı ve Koyunevi gibi yerleşmeler küçük turlara uygun. Bu dörtlünün hemen hemen orta noktasındaki Bektaş köyünde ise son yıllara kadar kullanılan taş bir değirmen var. Bu köyde aynı zamanda Midilli Adası manzarası, tasarımı ve hizmet kalitesiyle Assos'a rakip olabilecek bir iki butik otel de bulunuyor. Köye yaklaşık 400 metre mesafedeki Sütlüce Koyu'ndan ayrıca bahsetmek lazım.
Çiğ, havadaki su buharının daha soğuk nesneler üzerinde yoğunlaşmasıdır.Kırağı, havadaki su buharının 0 °C altındaki sıcaklıklarda sıvı hale geçmeden buza dönüşüp yeryüzünde çok soğuk yüzeyde birikmesiyle oluşur.Çiğ ve kırağı normalde yere yakın havanın doymuş olduğu durumlarda meydana gelir. Kırağı, yerde oluşan çiğ tanelerinin sonradan donmasıyla olabileceği gibi, doğrudan 0 °C'nin altındaki bir sıcaklıkta su buharının cisimler üzerinde donmasıyla da olabilir. Sis ve bulut yerin radyasyonel olarak soğumasını engellediğinden sisli ve bulutlu havalarda kırağı görmek mümkün olmaz Çiğ ve kırağı havadaki su buharının fazla olduğu durumlarda meydana gelir. Havadaki fazla su ise topraktan, bitkilerin yapraklarından, ya da yağmurlu bir günün ardından oluşan buharlaşma veya sıcaklığın doyma noktasına kadar düşmesiyle oluşur. Çiğ ve kırağı havadan yağmaz, havadan yere düşmez
Yaklaşık 200 kilometre uzunluğundaki bu yol, doğa ve kültür değerlerinin iç içe geçtiği bir başka ilginç rota. Erzurum’dan başlayan yolculuğunuz Tortum’a kadar oldukça tekdüze geçecek.Tortum’dan 5 kilometre sonra Narman yoluna sapın, yaklaşık 40 kilometre sonra kırmızı peribacalarının bulunduğu alana geleceksiniz.Narman’ı geçer geçmez kavşaktan Pasinler yoluna dönün. Kısa bir süre sonra kırmızı peribacaları gözükmeye başlayacak. Yolda ilerlerken sağa doğru “Peribacaları” tabelasını,Peribacalarının bulunduğu alan içinde araçla dolaşmak mümkün. Ama Narman Yatılı Bölge Okulu’nun yanındaki yoldan geçerek tüm vadiyi yukarıdan görecek bir yolu da takip edebilirsiniz. Burada yaklaşık bir saat zaman geçirdikten sonra aynı yoldan geri dönerek Uzundere ilçesine doğru yönelin.
Eğer bir şansım daha olsaydı! Daha çok riske girerdim. Seyahat ederdim daha fazla. Daha çok güneşin doğuşunu izler, Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim bir çok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan, Gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. Eğer yeniden başlayabilseydim, İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Pusulamız yok ama, Güneş, yıldızlar, Ay ve etrafınızdaki doğa var. Başlangıç olarak bir tepeye çıkıp etrafa bakmak iyi bir fikirdir. İnsanların kullandıkları bir yol olup olmadığına bakın. Yoksa, hangi yönün gitmeye en elverişli olduğunu tespit edin. Haritanız yoksa gördüklerinizi haritalaştırın. Aşağıdaki yöntemleri kullanarak Kuzeyin neresi olduğunu belirleyin. Zorunlu olanların dışında daha fazla tepe tırmanmamanız gerektiğini hatırlayın. Ve çok yorgunsanız hiç tırmanmayın. Bu durumda olduğunuz yerde kalmayı deneyebilirsiniz. Bu durumda sizi kurtarmaya geleceklere daha fazla nasıl yardımcı olabileceğinizi iyice düşünün ve uygulayın.
Bir çok kaynakta zeytinin anavatanının Mezopotamya olduğu, oradan da Akdeniz ülkelerine yayıldığı belirtilmekte ve oleaster adı verilen yabani zeytinin aşıyla ehlileştirilmesi ve sativa kültür bitkisine dönüştürülmesinin ilk kez M.Ö. 4000 yıllarında Anadolu, Doğu Akdeniz ve Güney Asya’da yani Adana , Gaziantep yörelerinden başlayıp Suriye , Lübnan, İsrail’e inen Akdeniz kıyı şeridinde gerçekleştirildiği yer almaktadır.Zeytin Ağacı kuzeyde, Anadolu üzerinden Yunanistan, İtalya ve İspanya'ya; güneyde, Mısır üzerinden Kuzey Afrika'ya yayılmıştır. 16. yüzyılda Kuzey Amerika ve Latin Amerika ile birlikte Çin'e ve Japonya'ya ulaşmıştır. Bununla birlikte yapılan arkeolojik çalışmalarda, Ege Denizi'ndeki Santorini adasında 39.000 yıllık zeytin ağacı fosillerine rastlanmıştır. Yine yapılan bir arkeolojik çalışma, İzmir'in Urla ilçesi yakınlarında bulunan antik Klazomenai şehrinin, zamanının önemli bir zeytin ve zeytinyağı üretim merkezi olduğunu göstermiştir.
DOSYALAR
Gezilecek Yerler: Sumela Manastırı, Çamlıhemşin, Ayder, Sal Yaylası, Pokut Yaylası, Fırtına Vadisi, Huser Yaylası, Avusor Yaylası, Avusor Gölü, Gito Yaylası, Ambarlı Yaylası, Balıklı Göller, Çat Köyü, Yukarı Kavrun Yaylası, Çengovit Gölleri, Palovit Şelalesi, Zilkale, Fırtına Deresi'nde rafting Ekstra Etkinlikler: Horon Dersi, Tuluma Giriş,Muhlama Yapımı,Rafting,
Katip Çelebi’nin Evrenselliği: Kâtip Çelebi, XVII. yüzyıl Türk ilim dünyasında pozitif ve hür düşünceyi temsil eden en önemli simalarındandır. Tarih, coğrafya ve bibliyografya alanlarında önemli yapıtlar vermiş bir Osmanlı bilginidir. Eserlerinin değeri ve önemi dolayısıyla gerek Osmanlı İmparatorluğu’nda gerekse Batı’da büyük ilgi uyandırmıştır. XVII. yüzyıl Osmanlı ilim ve kültür hayatına âdeta damgasını vuran Kâtip Çelebi, Türkiye’de olduğu kadar Batı dünyasında da büyük takdir ve şöhret kazanmış, eserlerinden hayranlık derecesine varan ifadelerle bahsedilmiştir. Kâtip Çelebi’nin çeşitli eserleri ve özellikle Keşfü'z-zunûn anil-esâmi ve'l-fünun Batı’da İslam araştırmaları yapan hemen herkesin müracaat ettiği temel başvuru eseri olduğu gibi Bibliothéque Orientale üzerinden genel olarak bir ansiklopedi, özel olarak da bir İslam ansiklopedisi düşüncesinin doğmasında önemli etkide bulunmuştur. Onun eserlerinin bir kısmının çeşitli Batı dillerine tercümesi bunun sonuçlarından biridir.
Lavanta çok yıllık, yaprak dökmeyen, yarı çalımsı bir bitki. Gruplar halinde, bordür ve alçak çit şeklinde, eğimli arazide ve pencere önü saksıda yetişebiliyor. Çiçek açmadan kesiliyor. Çiçeklendiğinde ise farklı renkleri oluyor; mavi, mor, leylak, beyaz… Tam güneş alan yerlerden hoşla­nan lavanta, orta, hafif bünyeli, geçirgen, nötr, hatta fakir topraklarda dahi yetişi­yor. İlkbaharda, hatta Şubat ayında bile ekilebiliyor. Budama ise kaçınılmaz, zira o güzel yuvarlak formunu korumak için çiçeklenmeden sonra budamak şart. Bitki­nin alt dalları düzenli olarak budanmazsa yaşlandıkça odunlaşıyor; odunlaşınca taze filiz veremiyor; böyle bir durumda yerine yeni bir bitki dikmek daha uygun oluyor. 15 yıl, hatta kimi zaman 25 yıl boyunca aynı kökten ürün alınabiliyor.
15 Nisan 1452 tarihinde İtalya'da doğdu. Rönesans dönemi İtalyan mimarı, mühendisi, mucidi, matematikçisi, anatomisti, müzisyeni, heykeltıraşı ve ressamıdır. En tanınmış yapıtları Mona Lisa (1503 - 1507) ve Son Yemek’tir (1495 - 1497). Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, yalnız sanat yapıa değil, çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir.
Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah’ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen “Şeb-i Arûs” diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.
Doğumunun 800. Yılında Hacı Bektaş-ı Veli Hacı Bektaş Velî, çok geniş kitleleri etkilemiş ve peşinden koşturmuştur. Birçok insanın gönlüne taht kuran Hacı Bektaş Velî’nin bir gönül eri olması, Ahmet Yesevî gibi büyük bir mutasavvıfın manevî ocağında aldığı ölçüleri uygulama safhasında gösterdiği hassasiyet; onun kişiliğini ortaya koyan en önemli özelliklerdir. Dünyadaki savaşların altında yatan en önemli sebepler bencillik, hoşgörüsüzlük, kibir, gurur, haset ve fesattır. Hacı Bektaş Velî’nin “İncinsen de incitme.”“Her ne ararsan kendinde ara.” sözleri onun hoşgörüsünü ortaya koymaktadır. Hacı Bektaş Velî sözleri ile bütün insanlığı sevgi, barış ve kardeşliğe çağırmış “Düşmanının bile insan olduğunu unutma.” sözü ile de insana verdiği değeri ortaya koymuştur.
1918’de Rus hâkimiyetinin sona ermesiyle birlikte Moser, mandıralarını Alman kolonist Alexander Kaiser’e satarak bölgeden ayrılır. Aslında bu, el değiştirme İsviçreli gruyère peynirinin Kars gravyerine dönüşünün de başlangıcı olacaktır. Peynir tabaklarının vazgeçilmezi deliksiz gruyère peyniri ve delikli ama tatlı emmental peyniri melezlemesi olan Kars gravyeri yeni bir tat, yeni bir stil yaratmıştır.İsviçre kökenli bir peynir olan gravyer adını, İsviçre’nin Gruyère kasabasından alıyor. İnek sütünden yapılan gravyer peynirinin üretimi Türkiye’de Kars’ta yapılıyor. İşte gravyer peynirinin 1900’lü yılların başında Rus işgali ile başlayan ve günümüze kadar gelen ilginç hikâyesi...
... 10 ...

 

                                              




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam105
Toplam Ziyaret101625
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.45875.4806
Euro6.15796.1826
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° -1°
Saat
Takvim
Site Haritası
ZAMANI BOŞA HARCAMAYIN

GÖREVİNİZİ KÖTÜYE KULLANMAYIN

NATIONAL GUIDING SERVİCE

YENİ BİR ROTA ÇİZ KENDİNE