• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/Facebook
  • https://plus.google.com/Google+/posts
  • https://www.twitter.com/Twitter

ENDÜLÜS’ÜN KALBİ


 





   Merhaba Sevgili Seyahatseverler;


Bu ayki seyhat yazımın  konusu İspanyanın sevimli kenti Antequerada geçiyor.Dilerseniz yazıma başlamadan önce seyahata katılma öykümden biraz bahsetmek istiyorum.

Avrupa Birliği faaliyetleri kapsamında başvurusunu yapmış olduğum bir eğitim organizasyona kabul edilerek, davet almış olmam ve bu daveti de ülkemiz resmi birimlerinin onayıyla gitme ve değerlendirme fırsatı yakalamış oldum. Bu organizasyon sayesinde gideceğim bölgeyi ve çevresini bir nebze de olsa kısıtlı zamanda gezme ve öğrenme fırsatı yakaladığımı düşünerek planlarımı yapmaya başladım.

Katılacağım faaliyet İspanya’nın güney otonom bölgesi olan Endülüs’ün Malaga iline bağlı Mollina kentinde gerçekleşecekti. Doğal olarak turizm rehberliğimizin verdiği etki, yeni bir kültür ve coğrafyayı keşfetmenin vereceği güdü ve heyecanı içinde, bizlere tanınan resmi zaman süresinin boşluklarında ne yapabilirim düşüncesiyle kendimce plan gerçekleştirmeye çalıştım. Bu konuda herkesin yapabileceği gibi internetten bölgeyle ilgili bilgiler toplamaya ve eğitim alacağımız yere de yakın gezilecek alanlar bulmaya çalıştım.





   İspanya otonom bölgesi Endülüs ve Güney İspanya’nın güneyi Costa Del Sol (Güneş Sahili/sahilleri: http://www.visitcostadelsol.com) olarak bilinen kenti Malaga’ya Türk Hava Yollarının tarifeli direkt seferiyle öğlen 13:00 gibi vardık. Ülkemizden aynı faaliyete katılacak diğer arkadaşlarımızın kimler olduğunu öğrenerek aynı tarifeli uçakla yolculuk yapacağımızı öğrendik. İstanbul Atatürk hava limanında tanışma ve birlikte seyahat etme fırsatı yakaladığımız arkadaşlarımız her biri kendine göre önceden planlarını yapmışlardı. Malaga hava limanına inip pasaport kontrollerini geçtikten sonra hep birlikte havaalanının dışında devamlı şehir merkezine giden belediye otobüslerden biriyle şehir merkezine hareket ettik. Ortalama 10 – 15 dakika gibi kısa bir zamanda ineceğimiz yere vardık.





   Şehre vardığımız zaman İndiğimiz yer “Estación De Malaga Maria Zambrano” (Maria Zambrano tren istasyonu:

(http://www.malagaairport.eu/tourism/malaga/maria-zambrano-station.php )
ve
Vialia” (Vialia Centro Comercial:http://www.vialiamalaga.es )

 Alışveriş merkezi, yani ikisi birlikte olan bir yer. Bu alışveriş merkezinin bir bölümünde eşya ve bagajlarınızı bırakabileceğiniz bir emanet birimi mevcut “CONSIGNE” olarak yazıyor. Oraya girdiğiniz veya küçük bir gezinti yaparken bile zaman muhakkak göreceğiniz bir yer. Oldukça makul fiyata bagajlarınızı güvenlikten geçerek seçmiş olduğunuz bir dolaba dijital şifrenizi alarak koyuyorsunuz. Birçok dolap seçeneği var. Büyük dolaplardan birine hareket ettiğiniz kişilerle planınız aynı ise tek bir yere bile koyabilirsiniz. Ucuza gelecektir. Biz bu seçeneği her birimiz farklı kullandık çünkü hepimizin ayrılış ve hareket planı boş olan vaktimize göre değişikti. Bu istasyon ve alışveriş merkezine, diğer şehirlere ve bölgelere çalışan otobüs terminali (Estacion Autobuses Malaga) de çok yakın. Yürüme mesafesi 5 veya 10 dakika sürer. Malaga tren istasyonundan birçok şehre ve bölgeye tren seferleri mevcut. Havaalanından bu istasyona, buradan havaalanına da seferler var. Aslında burada ulaşıma dair seçenekler sunan tesisler bir arada ve alışveriş merkezi ile de rahat vakit geçirebiliyorsunuz.








   Arkadaşlarımız ile “Maria Zambrano” istasyonu ile birlikte olan “alışveriş merkezinde bagajlarımızı emanete verdikten sonra. Aynı alışveriş merkezinde acıkmış olduğumuz için hemen karnımızı bir restoranda yerel yemeklerle doyurduk. Restoranlar ve Mc. Donald gibi yerler var. Tabii hazır yiyecek satan yerler ve süpermarkette mevcut.


Eğitim faaliyetimiz “Mollina” kentinde Pazartesi günü resmi olarak başlayacaktı ama Pazar akşamı farklı ülkelerden tüm katılımcılar ve organizatörlerle bir tanışma toplantısı/organizasyonu vardı. Biz ise Cumartesi öğlen Malaga’ya varmıştık. Yani 1,5 gün gibi bir gezi vaktimiz olacaktı. Ben kendi planımı önceden yapmıştım. Organizatör farklı ülkelerden gelen tüm katılımcıları hem Cumartesi hem de Pazar günü Malaga Maria Zambrano istasyonunda planlanan yerden, belirlenmiş saatlerde alacak ve Mollina’ya transferini sağlayacaktı. Herkesten farklı olarak planımı Malaga transferi ile değil (resmi organizatör transfer planın da biraz dışına çıkarak) “ANTEQUERA” denilen tarihi bir kentten Pazar günü ikindi vakti gibi transferimin sağlanması konusundan yardım talebinde bulundum. Onların planını da aykırı değildi ve Malaga’dan gelen diğer katılımcılarla geçerken beni de alabileceklerdi. Hareket saatleri buna uygun ve yolları üzerindeydim. Beni kırmadılar tabii ki. Amacım “ANTEQUERA” denilen kenti gezmek ve keşfetmekti. Gideceğim bölge için önceden yaptığım araştırmalarda orada tarihi/arkeolojik yerleşimler ve DOLMEN yapıları ve yerleşimleri olduğu idi. Bu yüzden konaklama rezervasyonunu daha Türkiye’deyken internetten üzerinden Cumartesi günü 1 gecelik konaklama için Antequera şehir merkezi “Kolon Hostel” (Hostal Colón) gerçekleştirdim. Tabii Antequera’ya gitmeden önce Malaga’ya beraber geldiğimiz diğer arkadaşlarımızla bagajlarımızı emanete verip ve öğlen yemeğimizi yedikten sonra Maria Zambrano istasyonundan Malaga şehir merkezine geze geze yürüyerek gitmeye karar verdik tahminim 30 dakikaydı. Nitekim 40 dakika gibi bir sürede merkeze vardık.






   Uçaktan inip şehir merkezine ulaşım sağlayıp bagajları emanete verip karnımızı doyurduktan sonra Cumartesi günü kısıtlı boş vaktimizde esas yapmamız gereken “MALAGA” kentini keşfetmekti. Malaga’dan Antequera’ya Cumartesi günü saat 19:00 kalkışlı bir otobüs biletini İspanya’ya gitmeden önce Türkiye’deyken internetten almıştım. Bu vakte kadar diğer arkadaşlarımla birlikte Malaga gezisi yapacaktım. Biz de bu yarım günü arkadaşlarımızla Malaga da imkanlar ölçüsünde değerlendirdik. Bu yazımda Malaga hakkında bilgi veremeyeceğim. Tabii ki geçmişi ve günümüzle önemli bir kent. Bu yazımda odaklandığım konu Antequera olacak. Malaga ayrı bir anlatım konusu olacağı için başka bir makale de anılarımı değerlendirmeyi düşünüyorum.






   Antequera kentine Malaga otobüs terminalinden saat 19.00 da kalkan bir otobüsle hareket ettim. Önceden de bahsetmiş olduğum gibi Malaga otobüs terminali Maria Zambrano tren istasyonuna çok yakın konumda. Yorgunluktan tam hatırlamıyorum tahminim 1 saati az geçen bir süre içinde Antequera’ya vardım. Elimdeki bilgiye göre yakın olduğunu düşündüğüm, kalacağım otele (Hostal Colón) Anteqeura otobüs terminalinden yürüyerek bavulumla gitmeye başladım. Çünkü adresi önceden çalışmıştım. Ayrıca akıllı telefonlarda artık çevrim dışı haritalar da mevcut. Bunlar sayesinde hedefe rahat ulaşabiliyorsunuz. Aslında otelin son giriş saati 19:00 ama bu konuda onlara önceden mesajla geç geleceğimi belirtmiştim. Sorun olmadığını geri mesajla bildirmişlerdi. 20 dakika gibi rahat bir yürüyüşten sonra şehir merkezinde otelime vardım. Akşam vakti yollarda birden kendimi yalnız hissettim.






   Geçtiğim sokaklarda benden başka kayda değer dışarıda insan göremedim. Akşam vakti şehrin yürüdüğüm konumlarında mimari görüntüsü, verdiği his oldukça etkileyici ve sakinliğine rağmen güven veren bir havası vardı. Denir ya! “Anlatılmaz yaşanır.” Neyse, otele vardığımda, o andaki görevli güler yüzle ve yardımsever bir davranışla beni karşıladı. Tek kişilik bir oda ayarlamıştım. Üst katlarda odamı gösterdi. Otelin yapısal durumu çok lüks değildi fakat şehrin ismine de uygun her katın antik eşyalarla, resimlerle dekore edilmiş olması da ilgi çekiciydi, temiz ve güvenliydi. Bütçeme uygun olduğu kadar şehrin her yerine yürüyerek ulaşabilecek bir yapısı, yakınında restoranlar, kafeler, süpermarket ve yöresel ürünler satan mekânlar olması bir avantajdı. Ama odalara sabun veya şampuan diye koydukları tek sıkımlık küçük hazır paketler tatmin edici olmadığı için ve bir şeyler yemek için yakındaki süpermarketin açık olması sayesinde gerekli temizlik ve beslenme ihtiyaçlarımı satın alma fırsatı yakaladım. Neredeyse 24 saattir uyumadığımı düşününce ve akşam çok da yorgun olunca alışverişle birlikte ve karnımı pratik şekilde doyurduktan sonra hemen uykuya daldım. Güzel bir uykudan sonra Pazar sabahı 07:00 gibi uyandım. Duş, hazırlıktı derken dışarı çıkıp gezme vakti gelmişti. Saat 08:00 de otelden çıkarken başka bir görevli beyefendi nöbeti teslim almıştı. O da çok kibardı bana karşı, ben söylemeden şehrin haritasını verdi ve yardımcı olmaya çalıştı. İkimiz arasında dil sorunu olmasına rağmen gayet iyi anlaştık. Akşama doğru 17:00 gibi otelden ayrılabileceğimi söyledim ve beni alacaklar dedim. Çünkü odanın öğlen boşaltılması gerekiyordu. Hiç sorun değil dedi. O vakitte odayı boşaltabileceğimi söyledi. Sağ olsun. Otelde dikkat ettiğim kadarıyla Amerikalı ve Avrupalı turistlerde vardı. Konumunun ideal olduğunu söyleyebilirim. Çok lüks arıyorsanız size uygun değil.



Pazar sabahı kendimi otelden dışarı atınca hemen bir kahvaltı ve uyanmak için bir kahve gerekliydi. Sizin de bildiğiniz gibi oralarda bizim çay ve kahvaltı keyfini bulmak mümkün değil. Otelle aynı cadde üzerinde bir kafede oraya özgü küçük ve sevimli bir mekân bulup milföy hamurundan yapılmış tatlı çöreklerden yiyerek ve bir fincan kapiçino ile kendime geldim sayılır. Mekânda sohbete gelmiş bir kaç kişi kahvelerini içip bir şeyler yiyorlardı. Ama bu mekânın dışında öyle ciddi olarak hiç bir yer açık değildi. Kent bomboş, sakin, huzurlu bir yapıda, ben gezeyim diye boşaltmışlar hissine kapıldım. Niyeyse? Tabii burası küçük bir kent ve günlerden Pazar ve Kasım ayındayız. Ama iklim orada tam gezme havası veriyordu. Yakmayan bir güneş ve tatlı bir esinti tam gezmelik. Artık elimde güzel tasarlanmış bir harita da var, akşam şiddetli baş ağrım ve yorgunluğum gitmiş. Motivasyon iyiydi anlayacağınız.




Anteqeura; hepinizin de bir şekilde çeşitli kaynaklarda bulacağı üzere Endülüs bölgesinin tarihi bir kenti. Kökeni günümüzden 5000 yıl öncesine dayanan bir geçmişi var. Yerel İberyan halklarıyla ve bronz çağında olan bir yaşama ev sahipliği yapmış bir yer. Endülüs bölgesinin coğrafi açıdan kavşak noktasında bulunan bir bölgesi. Kuş uçumu Malaga kentinden (Akdeniz’den) güneye doğru ortalama 40 km gibi mesafesi var. Şehrin kurulduğu arazi engebeli bir arazi yamacında ve sırtını dağlara doğru dayamış diyebilirim. Kurulum açısından ve yürürken zorluk çıkaran bir şehir de değil açıkçası. Çevresinde arkeolojik açıdan bizim höyük diyebileceğimiz alanlarla, dolmenlerle, Roma kalıntıları, Mağribi kalesi, Gotik kiliseleri, Rönesans çeşmeleri ve Barok çan kuleleriyle dolu olan ilginç coğrafyası ile kendine özgü bir ortaçağ kentidir.





   İspanyolca telaffuzuyla “Antekera” olarak söylenir. İngilizce “Antique” ve “Area” kelimelerinin bileşiminden İspanyolca söyleniş biçimi almış bir isim diyebiliriz. Günümüzde özellikle İspanya ve Endülüs odaklı turistik gezilerde herkesin genelde ziyaret ettiği, özellikle Türk turistlerin ziyaret ettiği Malaga, Granada, Kordoba ve Sevilya kentlerinin merkezinde yer alan bir tarihi bir yerleşim alanı diğer bir ifadeyle Endülüs’ün kalbi (El corazón de Andalucía). Endülüs odaklı gezilerde Türkiye’den yapılan turların ve giden turistlerin genel anlamda uğrak noktası değil. Tur programlarında görmedim. Her firmanın tur içeriklerini tek tek inceleme imkânım da yok doğal olarak. Programına almış olanlar olabilir. Ama orayı gezerken gördüğüm kadarıyla farklı ülkelerden bazı turların bir şekilde uğradığı yerlerden birisi.



Endülüs bölgesi günümüz kentleri konusunda uzman değilim tabii ki ama Antequera’nın sokaklarında, caddelerinde gezerken evlerin ve binalarının girişleri estetik, davetkâr bir Mağribi bir seramik sanatı süslemelere sahip olduğunu düşündüğüm şekilde düzenlenmiş. Kapılarının işçiliği ve sadeliği ise ayrı bir güzellik. Kentin hemen hemen tamamı evleri ve binalarıyla beyaza boyanmış üslubuyla uyum ve temizliği simgeliyor. Anladığım ve tahmin kadarıyla İslam dönemi Endülüs ve Mağribi mimarı yaklaşımı ve yaşamı kente bir şekilde bu günkü yaşamla birlikte var olan bir kültür ve yaklaşım bırakmış.




Kısıtlı zaman içinde gezdiğim yerleri anlatırken, bu yerlerle ilgili link paylaşımında bulunacağım. İlgili olan okuyucularımız bu linklerden detayları öğrenebilir diye düşünüyorum. Ayrıca her bir tarihi mekâna girme ve detaylı inceleme imkânı olmadı maalesef. Sizin de bileceğiniz üzere bunun için birkaç gün lazım. O yüzden birçok binayı yüzeysel ve dış görünümleriyle algılama fırsatı yakaladım. Şehrin genel dokusunu hissetmeye ve gözlemlemeye çalıştım.
Gezmeye başladığım güzergâh üzerinde ilk karşılaştığım yer Infante Don Fernando Caddesi üzerinde;


SAN AGUSTIN MANASTIRI (http://turismo.antequera.es/en/place/convento-san-agust%C3%ADn/ )yanında duruyorum. Kulesi ile ilgi çekiyor.

Aynı cadde üzerinde devam ediyoruz. SAN SEBASTIAN KİLESESİ ve Meydanı (http://turismo.antequera.es/en/place/iglesia-de-san-sebastian/)Aynı şekilde kulesi ilgi çekici ve mütevazi bir meydanda güzel bir havuzlu tarihi çeşmesi bulunuyor.

Buradan da şehrin yüksek noktası ve tarihi kalesi ve müzesi ALCAZABA’ya (http://turismo.antequera.es/en/place/alcazaba/) doğru yokuş yukarı seyirli sokaklarda yürüyerek çıkmaya başladım. Vardığımda kapalıydı. Ama çevresi de bir o kadar etkileyiciydi. Bu çevre içinde veya yanında REAL COLEGIATE SANTA MARIA LA MAYOR kilisesi bulunuyor.

(http://turismo.antequera.es/en/place/real-colegiata-de-santa-maria-la-mayor/).

Bu kilisenin ön tarafı Santa Maria meydanı ve ortasında döneminin akademisyeni Pedro Espinosa’nın (1578–1650) heykeli bulunmaktadır. Şehrin yüksek bir kesiminde ve kalenin yanında olan bu meydanın açık olan tarafından aşağıya bakarsanız Antik Roma hamam kalıntılarına ve arkeolojik alanını (http://turismo.antequera.es/en/place/termas-romanas/) görme fırsatı yakalayacaksınız. Geleneksel mimari, kilise, Roma, Endülüs medeniyetinden kalan kalesi ve coğrafi yapısı hep birlikte karışık duygu ve etkiler uyandırıyor.

Yine bu bölgeye yakın IGLESIA DEL CARMEN
(http://turismo.antequera.es/en/place/iglesia-del-carmen/)   adlı özgün mimarisi olan kiliseyi görmek için kısa bir yürüyüş gerçekleştirebilirsiniz.

Gezdiğim alana yakın PLAZA DEL CARMEN (Carmen Meydanı
http://turismo.antequera.es/en/place/grupo-escultorico-homenaje-a-los-antiqiries/)

de şehrin Hıristiyanlar tarafından tekrar ele geçirilişi ve Müslüman bir ailenin evini terk edişini ifade heykel grubu ve şehrin Müslümanlarca savunulduğu duvarları görebilirsiniz. Değinmeden geçemeyeceğim Avrupa’ya bilimsel anlamda ve modern dünyaya da yön veren Endülüs medeniyetini anlamak için bu coğrafyayı tarihi birikimleriyle yerinde görmek heyecan uyandırıyor.

Şehir de gezerken geleneksel, hali hazırda ki mimari ve olağan oluşum yüksek binaların olmaması, evlerin beyaza boyanmış haliyle yaz ortasında bile şehre kar yağmış hissi verebilir. Bu evler iki katı veya üç katı geçmeyecek şekilde ferforje demirli balkonları, giriş antrelerinin Mağribi üslupla seramiklerle işlenmiş oluşumu, ahşap kapılarla uyum içinde estetik, samimi bir hava katmaktadır. Bu bütünlük içinde kilise yapılarının, kulelerinin taş işçilikleriyle estetik halleriyle beyaz doku içinde belirgin olarak kendini göstermesi çarpıcı bir etki oluşturduğunu söyleyebilirim. Şehir bu haliyle iyi korunduğunu bize göstermektedir.


   

Gezimiz noktalarından biri de Coso Viejo meydanında (Plaza del Coso Viejo) bulunan Antequera Kent Müzesidir.

(http://turismo.antequera.es/en/place/museo-municipal/). Müze meydanı ile birlikte mütevazi ve estetik yapı sunuyor. Vaktinize bağlı olarak müzeyi ziyaret edebilir. Sergilenenleri görerek bölgeyle ilgili bilgi sahibi olabilirsiniz. Meydanında 1. Fernando’nun at üzerinde heykelini görebilirsiniz ayrıca Santa Catalinia Manastırı bulunmaktadır. Şehir Hıristiyanlar için oldukça manastır ve kilise mimarisi ile dolu diyebilirim. Bunlardan birisi de müze olan “Conventual De Las Carmelitas Descalzas De Antequera”dır dış görünümü ile küçük bir bina olsa da ön yüzeyinde küçük heykelciklerle yapılmış taş işçiliği ilgi çekici.

Bu bölgeleri kısıtlı vakitte görebildiğim kadarıyla sakin seyirli bir yürüyüşle hareket ederek gözlemledim. Aklımda olan arkeolojik açıdan da önemli olduğunu düşündüğüm, ya da hiç örneğini görmediğim için merak ettiğim DOLMENLER’i ziyaret etme vakti gelmişti. Harita da ulaşım basit duruyordu. Sakin ama uzun bir yürüyüşle  DOLMENLER’in bulunduğu açık hava müzesi konumunda olan tarihi ören yerine geldim. Bölge biraz şehrin dışına güneye doğru konumdaydı. Farklı tur firmalarına ait tur otobüslerinin ve tur gruplarının ziyaret yaptıklarını görebiliyordum. Herhangi bir giriş ücreti yapılmamaktaydı. İşin gerçeği kendi para birimimizi düşününce Avrupa da vereceğiniz müze giriş ücretleri canınızı sıkabiliyor. Ama ücretli de olsa girme niyetim olduğu için kendi açımdan sorun yoktu. Kendi ülkemiz içindeki tarih öncesi arkeoloji yerleşimleri, höyükleri, tümülüsleri gezince ve görünce açıkçası burası biraz yavan geldi diyebilirim. Ama görülmeye değer olduğunu düşünüyorum. Gezinti alanı oldukça rahat ve keyifli, ayrıca ören yeri bölgesinde bir tesis var. Burada görsel sunumlar yapılıyor ve hediyelik eşyalar satılmaktadır. Bu tesiste dolmen yerleşimlerinin kroki şeklinde büyük bir haritası bulunmaktadır. Gezi alanında sonradan yapılmış bir güneş saati alanını da görebiliyorsunuz. Burada gezerken yaşlıca bir İspanyol bir çiftle tanışma fırsatı buldum. Kendilerince geziyorlardı, yol verince teşekkür ettiler. Nereli olduğumu merak ettiler, Türk olduğumu öğrenince ilgi ve saygı gösterdiler niçin burada bulunduğumu merak ettiler. Onlarda kendilerini anlatmaya çalıştılar Madrid’den geldiklerini söylediler yanlış hatırlamıyorsam, hanımefendinin Mağribi kökenli olduğunu öğrendim. Sıcak, samimi ve güvenilir bakışlarını üzerimde görmek beni mutlu etti açıkçası.  Ayrıca Dolmenler bulunduğu yerde yine İspanyol gruplar fotoğraflar çekiyorlardı. Resimlerine yardım ettim. Onlarda bana yardım ettiler. Türk olduğumu öğrenince zorla koluma girdiler beraber resim çekmek istediler. Akdeniz insanı bir başka herhalde sıcak ve samimi havaları var. Güzel anılar hepimizin bir şekilde yaşadığı gibi. Hola! Diyelim hepsine. Unutmadan Dolmenler UNESCO Dünya mirası listesinde. Sizi ziyarete bekliyor.
Burasıyla ilgili linkler;
 

                                               FOTOĞRAF GALERİSİ               
                                            




                                   

                                                           Yazı  Devam Edecek…


Yorumlar - Yorum Yaz